| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

36 "bursa" etiketi kullanan gönderi (sayfa 3)"bursa" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Bursa Blog Yazarları Buluşması Gerçekleştirildi..

Bursa Blog Yazarları Buluşması, Kültür Park'ta Ender Aile Çay Bahçesi'nde büyük bir katılımla (20'nin üzerinde) gerçekleşti. Bursa, Çanakkale ve İstanbul'dan birçok blog yazarının katıldığı buluşma toplantısında konferans ve söyleşiler düzenlendi. İstanbul, Ankara ve İzmir'in ardından biz Bursa'dan yazan blogcular da böylelikle Türkiye blogosferine "Biz de buradayız.." dedik..

Toplantıda pek çok blogcu birbirleriyle tanışma ve görüşlerini paylaşma imkanı buldu. Levent Özen'in verdiği konferansta, blog yazarları blogosfer içerisinde maddi getirinin nasıl sağlanacağını bir kez daha görme/dinleme imkanı buldular. Ardından Kültür Park'ın mülkemmel doğasına hakim bir terasta tüm blog yazarlarının katıldığı söyleşi ve çay/pasta kısmına geçildi.

Organizasyonun ev sahibi olarak, önayak olduğum birşeylerin insanlar tarafından takdir edildiğini görme mutluluğunu yaşadım. Umarım Bursa Blog Yazarları Buluşması'nın 2.leri, 3.lüleri de böylesine güzel ve bol katılımla geçer..

Organizasyonda varlıklarıyla beni yalnız bırakmayan ve destekleyen tüm katılımcılara teşekkür ederim: Levent Özen, Canay IşıkmanAli Ayvaz, Emel Şen, Burak Tolga ÖzenTuğçe Aytürk, Yasin Ürütürk, Elif Akın, Ertuğ Telli, İrem ŞardaşlarFatih Usta, Seda SavaşFatih İpek, Abdullah Arıs, Serhat İpşir, Yunus Günaydın ve diğer tüm katılımcı ve destekçiler...

Blog Yazarları Bursa'da Buluşuyor..

Blog Yazarları Buluşması Organizasyonunu üstlendiğim "Bursa Blog Yazarları Buluşması" 24 Mayıs 2008 Cumartesi günü 14:30'da Kültür Park'ta gerçekleşiyor. Blograzzi forumunda başlayan serüven son sürat devam ediyor. Buluşmaya tüm blog yazarları davetli, katılım için yapılması gereken tek şey ise okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresine katılımınıza dair bir e-posta atmanız.

Organizasyona şu an için katılacağını açıklayan bloglar ve yazarları şunlar: Levent Özen, Emel Şen, Yasin Ürütürk, Uğur Köksal, Burak Tolga Özden, Fatih Usta, Muhammed Medeni Baykal, Elif Akın, Fatih İpek, The İsyankar ve ben Okan Yüksel..

Uludağ Üniversitesi Şenlik'08

Şenlik Var Uludağ Üniversitesi'nin geleneksel olarak düzenlediği bahar şenlikleri şu sıralar son hızıyla sürüyor. "Hoşgörü" teması işlenen Şenlik '08, binlerce öğrencinin katılımıyla ve birbirinden değerli sanatçıların performanslarıyla renkleniyor. Geride kalan 3 günde Serab Erener, Şebnem Ferah, Hayko Cepkin ve Hüseyin Turan konserleri gerçekleştirildi. Yarın ise şenliğin kapanışı Duman ile yapılacak..

Sadece konserlerle de sınırlı kalınmadı, birbirinden değerli konuşmacıların katılımıyla onlarca konferans düzenlendi. Üniversitenin içine kocaman bir lunapark inşa edildi.. Cümbür cemaat geride kalan vizelerin, o uykusuz gecelerin yorgumluğunu attık. Bu sebepten bloguma bile bir gün ara vermek zorunda kaldım Ama artık ara falan yok, bilgisayarımın başındayım. Yarın Duman konseriyle şelikler son buluyor ve ben yine düzenli gündem analiz ve yorumlarımla karşınızda olmaya çabalayacağım.. 

Bursa Blog Yazarları Buluşması

Blog Yazarları Buluşması Bundan bir hafta önce Blograzzi'de "Bursa Blog Yazarları Buluşması" başlığında bir başlık açmış; İstanbul, Ankara ve İzmir'in ardından Bursa'da da bir Blog Yazarları Buluşması organize etmeyi teklif etmiştim. Bugün gelinen noktada bu teklifimi oldukça ilgi görmesine mutlu oldum, Blograzzi'de katılabileceğini söyleyen oldukça yazar oldu. Yer, tarih ve saat noktasında herkese uygun birşeyler ayarlaya çalıştık. Bu iş olacak ve hatta güzel olacak gibi..

Şu an için tarih, saat ve mekan kesinleşmiş durumda. 24 Mayıs 2008, saat 14:30'da Kültür Park'ta buluşuyoruz. Bursada ikamet eden tüm blog yazarları davetlidir! Katılmak isterseniz, Facebook'taki bu sayfamıza bakabilir. Ayrıca gelmek isteyen arkadaşlar iletişim noktasında okan_yuksel@yahoo.com adresine katılmak istediklerine dair bir e-posta yollarlarsa kendilerine telefon numarası yollanacak ve o telefonla koordinasyon sağlanacaktır.

Uludağ Kaçamağı ve Türkiyede Kış Turizmi

Uludağ Bugün yurttan arkadaşlarla bir otobüs tutup Uludağ'ın yollarına düştük. Öncelikle Sarıalan denilen dinlenme alanında sucuk ekmeklerimizi hazıladık ve afiyetle yedik. (Bir Adana'lı olarak mangalı yakmak ve o kadar sucuğu pişirmek elbette benden başlasına düşemezdi..) Ardından da kayak merkezinin de bulunduğu, Oteller Bölgesi de denilen alana doğru tırmanışa devam ettik..

Uludağ'a en son on yıl önce ailecek gelmiştik. On yıl öncesinde kar beni ilk zamanlar oldukça eğlendirse de zamanla fazlasıyla yormuş ve bu sebepten kara olan sempatimi zamanla kaybetmiştim. Bugün ise doğayı ve karı özlediğimi gördüm. İçimde farklı duygular kıprışmaya başladı ve bir anda arkadaşımın elindeki kameraya ağzımdan şu sözler döküldü: "Tanrının yurdum insanına bahşettiği bir doğa harikası burası.."

Gerçekten de öyle, Uludağ yurdum insanına bahşedilmiş bir doğa harikası. Bu cennetin değerini çok iyi bilmemiz gerekiyor. Oysa biz yine hoyratça kullanıyoruz elimizdeki nimetleri. Uludağ'da mimariden o kadar uzak ve kötü oteller var ki, şaşırıyorsunuz. Bu kadar mı görgüden uzak insanlar inşaa ettiler bu yapıları, anlamak çok zor.. Sanırım Recep Tayyip Erdoğan'a katıldığım ender yazılardan birisi olacak bu; kendisine Uludağ'ın yapılaşamaması iddası noktasında sonuna kadar katılıyorum. Artık başbakan olarak, birşeyler yapar herhalde!?

Bursa Kent Müzesi..

100_4814a Bugün ikinci öğretim öğrencisi olmanın faydasıyla sabahı Bursa Şehir Merkezi'nde geçirdim. Bursa'nın büyük bir özelliği olan Bursa Kent Müzesi'ni Bursa'lı dostum Serhat'ın rehberliğinde gezdim. Çok iyi bir fikir ve bir o kadar güzel uygulama Bursa Kent Müzesi. Bursa hakkında pek çok bilgi, belge, fotoğraf ve görüntü kaydı arşivine ulaşabiliyorsunuz. Batılı olmaya meraklı yurdum belediye başkanlarına da güzel bir örnek oluşturuyor, Batı'ya nasıl yaklaşacağımızı gösteriyor..

Müze içerisinde Bursa tarihinden, Bursa'nın bugününden, entellektüel yapısından, kültüründen, sanayisinden ve doğal yapısından pek çok detayı sergilerde görüyorsunuz. Bursa'da zamanında yapılan meslekler özel bölümlerde üşenilmeden tekrar yaratılmış. Kendinizi bundan yıllar öncesinde bir Bursa çarşısında dolaşıyor gibi hissediyorsunuz. Hatta daha da eskilere gidip, Osmanlı'nın kuruluşunu gözleyebiliyor, yaptığım gibi Osman Bey ile karşılıklı fotoğraf çektirebiliyorsunuz.

Müzede Müzeyyen Senar ve Zeki Müren'e de ait bölümler mevcut. Bursa'yla özdeşleşmiş her iki ismin şarkıları eşliğinde özel eşyalarını görebilirsiniz. Tüm bunların dışında Bursa'nın el işçiliğiyle yapılmış havlularının, çeyiz sandıklarının, gelinlik ve damatlıklarının ve burada sayamadığım onca yaratısının içinde kaybolabiliyorsunuz.

Bursa Kent Müzesi, yurdum müzeleri gibi Pazartesi günleri ziyaretçilere kapalı. Diğer günler mesai içinde ziyaret edebilirsiniz, giriş çok cüzi bir ücretle oluyor. Burada da şehir içi taşımacılıkta kullandığınız Bukart'larınız ile giriş yapabilmeniz çok hoş. Umarım bu güzellik zamanla tüm kentlerimize yayılır ve her kentimizin kendisine has bir müzesi olur..  Daha detaylı bilgiye www.bursakentmuzesi.gov.tr adresinden ulaşabilirsiniz.

Tekrar Bursa, Dersler ve Düzen

Sonunda tatil bitti ve ben soluğu amfide aldım, Adana-Bursa arasını 12 saatte kat etikten sonra bavulumu yurda bıraktım ve ardından bir koşu derse gittim ( Bu bakımdan dönüşüm hızlı oldu, bir anda kendimi hukuk'un ılık sularında buldum..

II. dönem derslerim için de blogum için de daha iyi olsun istiyorum. Gerçi geride bıraktığımız dönem de hiç fena değildi ama daha iyilerini yapmam gerekiyor. Hayatta yaşıyorsak, en iyisini yapmak için yaşamalıyız; en büyük zevkleri duymak veya en büyük aşkı yaşamak için.. Hayata bir kez geliyoruz ve bu hayatta en iyi olamadıktan sonra, en güzel şeyleri yaşayamadıktan sonra yaşamın ne anlamı olabilir ki? İşte bu sebepten büyük tutmalı insan, geleceğe yönelik hedeflerini!

Ben de öyle yapıyorum, akademik hayatımın ikinci dönemine başlarken hedefim her dersten AA almak ve bunun yanında satırlarını okuduğunuz bu blogu zirveye taşımak. Bu iki hedefin yanında ise çalışmak, çalışmak ve çok daha çalışmak gibi bir hedefim de var. Altyapımı en iyi şekilde kurmaya çabalıyorum, olabildiğince şey öğrenmeye ve anlamaya çalışıyorum..

Tüm bunlar bir düzen istiyorlar ve şu günlerde de düzenimi kurmaya çabalıyorum. Umarın gelecek günler güzel olur, hepimiz için..

Yollar yollar..

yol1 Ailecek dağıldık; annem ve ablam iş için Ankara'da, babam da aynı nedenden Adana'da.. Benim için tatil demek artık 2000 km yol yapmak anlamına geliyor. Önce Ankara (500) ardından Adana (Bir 500 daha) ve sonra tekrar okula Bursa (1000). Yollara fazla aşina oldum, zamanında Adana-Ankara arası gözümde çok büyürdü ama artık Bursa-Adana deneyimini 13 saatte kapatmış birisi olarak 500 km nedir anlamıyorum bile )

Bunca yıllık yolculuklar sırasında en güzel kazanımım kafamdaki Türkiye'nin gerçek Türkiye olmadığını anlamam oldu. Benim bildiğimin dışında da bir Türkiye var; köyünde, kasabasında, olmadı ilçesinde yaşayan. Şimdi düşünüyorum da herkesin kafasında farklı bir Türkiye var, herkes kendi küçük çevresini Türkiye sanıyor.. Oysa Türkiye çok farklı, çok çok farklı..

Anadolu çorak, bunu da gördüm yollarda. Yeşil ve güzellik kıyılarla sınırlı kalmış. Bursa'ya girerken ya da Adana'da o Torosların mis gibi çam ormanlarını görünce daha iyi anlıyorsunuz bunu. Yeşil sadece kıyılarda, içimizde ise koca bir çöl var.. 80 yılda bu çölü yeşertmemek Türkiye için hoş değil!

Yine bana yollar göründü anlayacağınız, 35 YTL verip yine oldum bir turizm firmasının "değerli" yolcusu Bekle beni Adana, tekrar geliyorum..

Karlı Bir Ankara Akşamı..

02-ankara-atakule Yılmaz Erdoğan çok güzel yazmış Ankara'nın karla buluşmasını: "Ankara'ya öyle yakışırdı ki kar.. / Asfaltlar ışıldar, buz tutardı resmi yalanlar.."

Kar güzel şey, özellikle benim gibi Akdeniz insanları için; kardan uzak insanlar için. Bembeyaz bir coğrafya çok çekici, kar öyle birşey ki tüm pisliğini örtebiliyor şu hayatın. Tüm hayata, sefaleti haykıran gecekondulara dahi, güzel bir çehre verebiliyor. Kar örtüyor, kar saklıyor kiri, pisi ve çok daha karanlık objeyi.. Seviyorum karı, verdiği temizlik hissini!

Ankara'dayım artık! Tatilimi ailemle, Ankara'da geçireceğim.. Umarım kar da yalnız bırakmayacak beni. On gün eşlik edebilirse bana, ne mutlu..

İlk defa özledim Ankara'yı ve anladım insanlar için şehirlerin değil de o beton yığınları arasında yaşananların önemli olduğunu! Ankaray'da "Maltepe" anonsunu duyunca içim kıpır kıpır etti. Her gün o duraktan binerdim dersaneye gitmek için.. Bugün ise o günler geride kaldı, Bursa'dan bavuluyla memleketine dönen bir üniversite öğrencisiydim bugün. Gözlerim ÖSS telaşındaki Okan'ı aradı ve bir kez daha hüsran.. Bu hüsran o kadar acı ki, hayat gelip geçiyor diyor bana: hayat gelip geçiyor! O Okan artık olmayacak diyor, o Okan artık olmayacak! Yarın da bu satırları yazan Okan olmayacak.. Hal böyleyken biz var mıyız acaba?

Şiddetli Kar ve Muhasebe...

kar2 Hayatımın en yoğun kar yağışıyla karşı karşıyayım şu an.. Sağ tarafımda Uludağ'a kadar uzanan bembeyaz tarlalar uzanıyor. Sanki üç adımda Uldağ'a ulaşabilecekmişcesine yakın görünüyorlar ama bir o kadar uzaklar. Sağ tarafta Muhasebe kitabım tüm gıcıklığıyla ve iğrençliğiyle göz kırpıyor bana.. Üniversiteye geldik ama hala müfredatla barışamadık: Ey devlet baba nedendir diplomat olsun, hadi olmadı vali kaymakam olsun diye yetiştirdiğin bu gencecik insanlara olan garezin? Bana ne ya muhasebeden, bize ne bilanço hesaplarından, büyük defterden veya envanter kayıtlarından? Sıkıldım artık sevmediğim şeyleri yapmaktan, çok sıkıldım! Ne olacak bu Muhasebe derdi ( Çok sıkıldım artık, çok sıkıldım... Şiddetli Kar ve Muhasebe beni fazlasıyla etkisi altına aldı, umarım yarın burada herşeyi hallettim diye yazabilirim, bunu çok istiyorum...

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.