Cüneyt Özdemir ve Televizyonda Lafı Değiştirmek!
Uzun zaman öncesinde Cüneyt Özdemir deepnot.com adresinde yazılarını paylaşıyor ve ben de büyük bir ilgiyle bu yazıları takip ediyorum. Bugün gördüm ki deepnot.com, dipnot.tv olmuş, Türkçeleşmiş. İş "Türkçeleşmek"le de sınırlı kalmamış ve "Ulan nedir bu Dipnot.tv" adlı tanıtım filminden öğrendiğim üzere bir ekip projesi haline gelmiş. İyi de olmuş..
Dipnot.tv hakkında daha sonra tekrar yazacağım. Şimdi konumuza gelecek olursak, Dipnot.tv'de aklımda kalan bir iki eski yazıyı taradım ve kısa sürede buldum. Bu yazılar arasında sizinle paylaşmak istediğim, "Benim Adım Cüneyt Özdemir" başlıklı bir konuşma metni. Bu konuşma metnini medyaya ilgi duyan her gencin okumasını öneriyor ve metnin en çarpıcı bölümlerinden bir tanesini aktarıyorum:
Konuşmanın sonlarına doğru, Cüneyt Özdemir, "Televizyonda en büyük maharet isteyen şey yeri geldiğinde lafı değiştirebilmektir" diyor ve yaşadığı bir olaydan yola çıkarak lafı değiştirebilmenin önemini vurguluyor: "Bundan birkaç yıl önce hatırlarsanız 'Kahpe Bizans' adında bir Türk filmi çekilmişti. Biz de 'beşn birk'de Bizans gerçekten kahpe miydi değil miydi sorusunu bir bilene soralım istedik. Aklımıza Ordinaryüs Profesör Semavi Eyice geldi. Ama gelin görün ki karlı bir hava. Arabalar çalışmıyor. Hoca da 90 yaşlarında stüdyoya gelmesine imkan yok. Dedim ki ben telefonda canlı yayında sohbet ederim, böylece hocayı da yormayız.
Canlı yayın başladı Ben gözlerimi açarak büyük bir heyecanla ilk sorumu sordum. 'Hocam film çok tartışılıyor, Bizans kahpe midir değil midir diye? Siz de elbette filmi izlemişsinizdir, nasıl buldunuz filmi?' dedim.
Telefonun ucunda kısa bir sessizlik oldu. 'Hayır izlemedim' dedi.
Ben 'aman olur mu hocam, sizin konunuz' diye üstelemeye başladım...
Telefonun ucunda kısa bir sessizlik daha oldu. Sonra Semavi Eyice'nin sesi duyuldu: 'Ben körüm evladım'
İnanın lafı değiştirmenin imkansız olduğu ve rezil olduğunuz kabul etmeniz gereken anlar olabiliyor ekranda."







