| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

28 "chp" etiketi kullanan gönderi (sayfa 3)"chp" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Tuncay Özkan BCP İle Aktif Siyasete Giriyor..

Tuncay Özkan KanalTürk'ün eski sahibi, Cumhuriyet mitinglerinin önde gelen ismi Tuncay Özkan; Bağımsız Cumhuriyet Partisi (BCP) ile aktif siyasete giriyor. Ay çiçeği amblemli BCP, 24 Temmuz 2002 tarihinde Prof. Dr. Mümtaz Soysal'ın öncülüğünde kurulmuştu. NTV'nin verdiği habere göre BCP lideri Prof. Dr. Mümtaz Soysal, Cumartesi günü partinin önde gelen isimleriyle toplanacak ve partinin Tuncay Özkan'a devrinin onaylanmasını isteyecek..

Tuncay Özkan, sivil toplumun politikada görmek istediği bir isimdi. Kendisinin öncülüğünde kurulan Biz Kaç Kişiyiz Sivil Toplum Platformu, Memleket Sevdalıları ve Biz Kaç Kişiyiz Derneği büyük oranda BCP'yi destekleyecek gibi görünüyor. Halk noktasında ise BCP, büyük oranda Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) oylarını çalacağa benziyor. Bu noktada CHP içindeki rafatsızlık gözle görülür seviyelere ulaştı. Geçtiğimiz günlerde özellikle gençlik kollarında Tuncay Özkan'a yakın isimler partiden uzaklaştırılmaya çalışıldı. Diğer partiler noktasında  hissedilir olmasa da yine bir rahatsızlık söz konusu. Sonuçta Tuncay Özkan genç ve dinamik bir isim, genç kitleleri arkasına katacak potansiyle sahip. Ayrıca Cumuriyet Mitingleri sırasında ister sağ, ister sol ideolojiden olsun milyonlarca insanın sevgi ve saygısını kazandı kendisi.

Zaman ve dinamikler ne gösterir bilmiyorum. Umarım BCP, güncel politiğimize güzel tatlar katmasını bilir. Saygı ve sevgiler..

Kanal Türk'ün Satışı ve Bir Çok Şey..

Kanal Türk Kanal Türk'ün büyük bir mali sıkıntının içerisinde olduğunu Tuncay Özkan, hemen her ortamda dile getiriyordu. Bugün gelinen noktada görünüyor ki bu mali sıkıntı, bir mali çıkmaz halini almış. Bu mali çıkmaz sebebiyle Kanal Türk pek de yakın olmadığı isimlerin eline geçti. Kanal Türk'te program da yapan gazeteci Mine Kırıkkanat bu durumu odatv.com'a şöyle açıklamış: "Bu Kanal Türk'ü susturmak isteyen AKP'nin bir zaferidir. Yani kanalı kapatmak ve kanalı yayından engellemek için her türlü şeyi yaptılar. Kanunsuz yollardan bile yaptılar. Dolayısıyla evet yani Kanaltürk'ü bitirmek istediler ve bitirdiler."

Sayın Kırıkkanat herşeyi bir güzel özetliyor. Evet, Kanal Türk bitirilmek istendi ve bitirildi. Medyada yaşanan tüm bu değişimler, birer susturma operasyonundan ibaret. İktidar, muhalefeti paranın gücünü kullanarak susturmaktadır. Ne ATV ne Sabah ne de şimdi ele geçirilen Kanal Türk, maddi çıkarlar uğruna alınmamıştır. Her üç yayın organı da susturulmak için alınmıştır. Bunu nasıl mı iddia ediyorum? Sadece karşımdaki ATV ve Sabah'ın manzarasını izliyorum. Sabah'ın tirajı sadece 5 ayda 93.000 düştü. ATV büyük reyting kayıplarına uğradı, küçüldü, küçülüyor.. Yarın Kanal Türk de izlenmeyecek, bir bakıma alanın elinde kalacak.. Hepsi zararlı alımlar, getirisi olmayacak alımlar. Ama hepsi siyasi güç demek, hepsi muhaleseftsiz, dikensiz bir gül bahçesi demek.. Kapitalist dünyada herşeyin bir bedeli var, muhalefetsizliğin de, bir devleti parayla kalıptan kalıba sokmanın da.. Bazen düşünüyor da insan, ne kötü şey şu para?!

CHP'nin Kürt ve İşçi Açılımı

Deniz Baykal CHP geride bıraktığımız günlerde olağan kurultayını tamamladı ve Deniz Baykal'la yoluna devam etmeye karar verdi. Bu noktada pek çok yazı yazıldı, söz söylendi. Herkesin hemfikir olduğu tek şey bir değişimin gerekliliğiydi. Evet, değişim fazlasıyla gerekiyor; eğer CHP oy potansiyelini arttırmak istiyorsa değişmek zorunda!

Kurultayın beni en şaşırtan ve ilgilendiren notkası kurultayda iki ünlü Kürt sanatçının yer alması oldu. Kurultayda Aynur'un "Keçe Kurdan", Ciwan Haco'nun ise "Se Se" adlı Kürtçe parçaları seslendirildi. Kürtçe şarkıların çalınması salonda, "CHP Kürt açılımına şarkılarla başladı" şekilnde yorumlara sebep olmuş. Bunlar sevindirici gelişmeler, CHP umarım artık bir açılımın gereğini hissediyordur! CHP, Mustafa Kemal'in milliyetçilik anlayışı doğrultusunda bu topraklarda yaşayan her etnik yapıya kapılarını sonuna kadar açmalıdır. İktidarı hedefleyen bir CHP, Kürt vatandaşlarımızı ne şeriatçıların ne de Barzani'nin eline bırakmamalıdır!

CHP işçileri, üniversiteleri ve sol adına bu ülkede birşeyler yapan vatansever insanları bünyesine katmadıktan sonra gelişimini tamamlayamayacak ve potansiyellerinin çok çok altında oylar alacaktır. 1 Mayıslarda CHP olmadıktan sonra, Diyarbakır'da CHP oy alamadıktan sonra günümüz CHP'si bu ülkenin kaderi üzerinde acak muhalefet misyonunu üstlenebilir. Bugüne kadar sürdürülen beceriksiz politikalar Mustafa Kemal'in CHP'sini ebedi muhalefet partisi konumuna düşürmüştür. Bu noktada CHP'nin yapması gereken iki açılım da ortadadır: CHP, bölünmez bir Türkiye ve Kemalist bir iktidar için Kürtleri ve solu kazanmalıdır.. 

Kamer Genç'e Kalkan Eller..

Kamer Genç Bundan üç dört ay öncesinde Kamer Genç Muhalefeti başlığında bir yazı kaleme almış ve Kamer Genç'in politika üretmekte ve muhalefette ne kadar başarılı olduğunu yazmıştım. Bugün gelinen noktada yazdıklarımda ne kadar da haklı olduğumu, üzücü bir olay vesilesiyle de olsa hep beraber görüyoruz. AKP'li vekiller bir önceki mecliste muhalefetsizliğe öylesine alışmış olacaklar ki bugün gelinen noktada kendilerine muhalif hemen her sesi susturmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Ellerinden gelen şeyler o kadar basit ve bayağı ki, meclis çatısı altına hiç ama hiç yakışmıyor! Bakıyorlar ki Kamer Genç, kendileri gibi emir-komuta adamı değil; sus deyince susmuyor. Bunun üzerine susturmak için saldırıyorlar, evet yanlış duymadınız: saldırıyorlar!

Merak ettiğim şey, CHP'li ve MHP'li vekillerin araya girmemesi durumunda AKP'li vekillerin neler yapacağı? Acaba Kamer Genc'i milletinin temsilciliğini yapıyor diye linç mi edeceklerdi?! AKP'li, söz konusu, vekiller bir utanca imza atmış ve bu insanların imza attıkları utancı tasvip eden Tayyip Erdoğan da bu utanca ortak olmuştur!

Yaşananlar Kamer Genç'i pek de korkutacak çap ve boyutta değil, ne mutlu ki? Tunceli dağlarında politika yapan ve daha önemlisi bunu başarıyla uzunca yıllar sürdüren bir isimi el kaldırarak korkutamazsınız! Nietzsche'nin de dediği gibi "Öldürmeyen her darbe, beni daha güçlü kılar!". Ey AKP, Kamer Genç'e el kaldırdığın andan bugüne Kamer Genç artık daha güçlü bir muhalif!

Kamer Genç Muhalefeti..

kamer_genç Kimi isimler vardır, hayatınızın her döneminde adını duyarsınız. Her zaman gündemdedirler ve her zaman birşeylerin savaşını veriyorlardır. Bu isimlerden birisi Kamer Genç. Kaç yıllarıydı tam hatırlamıyorum ama renkli kişiliğiyle daha çocukluk günlerimde yer etti hayatımda. Zamanında o kadar da ciddi bir isim olarak algılamazdım kendisini, sadece bir "doğasever" sanıyordum. Oysa gelinen noktada kendisinin yaptıklarını ciddiye alıyor ve özellikle takdir ediyorum. Muhalefet nasıl yapılır, bir insanın sesi nasıl tüm yurtta yankılanır ve bir insan nasıl tek başına direnebilir onca karşıt insana karşı.. İşte tüm bunları gösteriyor Kamer Genç..

Tunceli halkından bunca yıldır aldığı destekten midir, bilmiyorum: Kendisine oldukça güveniyor ve emin adımlarla ilerliyor. Muhalefet nasıl yapılırmış, meclis kürsüsü nasıl işgal edilirmiş gösteriyor yurdum politikacılarına. Genel başkan lütfuyla listeye ve ardından meclise alınan genel başkan vekillerine karşı millet vekilliği yapıyor kendisi. Tebrik ediyorum Kamer Genç'i ve odatv'nin kendisi için kullandığı güzel başlığı paylaşıyorum: Bu ülkede iki muhalefet var; biri hava muhalefeti, diğeri Kamer Genç muhalefeti!

Baş Örtüsü Mevzusu Üzerine Bir İki Söz..

kadın Çok gereksiz ve uzamış bir mevzu olarak görüyorum ama yazmadan da edemedim. Ne o tarafa ne de diğer tarafa birşeyler yazacağım, benim yazacaklarım yurdum kadınına. Ey yurdum kadını, nasıl oluyor da olup bitenden dolayı kendinden utanmıyorsun!? Verilen şu fotoğrafı nasıl oluyor da beynin algılayamıyor, yoksa sen gerçekten eksik misin?! Erkekler oturmuşlar nasıl kapanacağına veya nasıl açılacağına karar veriyorlar, sen evinde oturmuş bekliyorsun. Hayatta bu kadar edilgen olmak böylesine hoşuna gidiyorsa, evet erkeler karşısında eksiksin, eksiksin ve yine eksiksin! Bu mudur, en azından bugün görünen budur!

AKP'li ve MHP'li hukukçular oturmuşlar bir kenarda seni kapatabilmek için çabalıyor, karşıda CHP'li ve resmi hukukçular oturmuşlar seni açmak için. Aralarında bir tek kadın yok, aralarında sen yoksun! Utanmıyor musun gerçekten, daha "adam" gibi bir kadın örgütü kuramadığın için, benim de söyleyeceklerim var diyemediğin için utanmıyor musun? Utanmalısın, hem de kendinden!

Halkla Oyun Oynamak..

liderler Yaptıkları tam anlamıyla bu: halkla oyun oynuyorlar. Tamamen soyut, halka en ufak bir yansıması olmayacak lüzumsuzluklarla ülkem gündemini meşgul ediyorlar. Bir düşünsenize, en son ne zaman bir hedef konuldu önümüze: somut, kanlı canlı bir hedef!? Ülkem gündemi gereksiz Cumhurbaşkanlığı, gereksiz Türban polemikleriyle harcandı gitti! Geçen sürede sadece yerimizde saydık, sadece olduğumuz yerde kalabilmekle yetindik..

Oysa benim halkım bundan daha fazlasını hak ediyor, hak etmeli. Neden gündemimizi dünyanın en yüksek yapısını yapmak veya en iyi standartlarındaki otoyollarını inşa etmek almıyor. Bugün, birilerimizin elin Arabı diyeceği Dubai bile böyle büyük telaşlar içerisinde. Dünya'nın en yüksek göktelenini var etme derdine.. Biz, biz ne yapıyoruz? İnsanımıza dünya milletleri ile böylesine güzel bir yarış ortamında gelibiyet mutluluğunu neden yaşatmıyoruz?

Bu ülkede artık somut politikalar üretilmeli, iş bilmez kadrolar iş yapmayarak sadece soyut karvam ve mevkilerle yerlerinde oturamamalıdırlar artık. Bu millete somut birşeyler sunulmalı, var edilmeli!

Türban Sorunu ve Cumhuriyet

cumhuriyet Cumhuriyetimiz bir koca yılı daha geride bıraktı ve yoluna tüm sorunlarıyla birlikte de olsa devam ediyor. Zor günler geçiyor, çocuklarımız ölüyor ve ülkenin bir değişim, daha doğrusu bir karşı-devrim, içerisinde olduğu iddia ediliyor. Gündem kabarık anlayacağınız...

Ne yapılır ne edilir aslında çok iyi biliyorum ve şaşırıyorum bu kadar kolay görünebilecek şeyleri birilerinin gözlerinin görmemesini. Ey halkım, düşün bakalım son beş yılda adam akıllı neyi tartıştın? Magazini ve et pazarlama sektörünü bir yana bırakırsak; Türban ana sorunun oldu, bir bez parçasına harcadın mesaini ve bugün hala göremedin o türbanı taksan da takmasan da bağımsızlıktan çok uzak olduğunu, bağlı olduğun faktörün inandığın İslami değerlere savaş ilan ettiğini...

Yapılacak şey çok belli; dünkü sağ-sol çatışmasının yerini alan, belki de uzantısı olan dinci-laik saçmalığına öncelikle bir son vermelisin ey halkım. Dün birileri meleklerin cinsiyetini tartışırken bizim ne güçlü olduğumuzu, bugün bizim bir bez parçasını tartışırken birilerinin ne kadar güçlü olduğunu görmelisin ey halkım. Ve planlar yapmalısın on yıl, yirmi yıl sonrası için. Şu iğrenç borç batağından kurtulmalısın, tam bağımsız hatta insan olabilmek için. Çalışmalısın, yemyeşil kılmalısın bu çorak Anadolu toprağını ve üretmelisin dünyanın en iyi otomobillerini, beyaz eşyalarını, bilgisayarlarını...

Yapılmadık bunca ödev varken ve kimse bunları yapmaya yeltenmez, bez parçalarıyla ömrünü geçirirken ne Cumhuriyet Bayramı!? Kimsenin cumhuriyet bayramı kutlu olmasın, bu yıl da...

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.