Türban Sorunu ve Cumhuriyet
Cumhuriyetimiz bir koca yılı daha geride bıraktı ve yoluna tüm sorunlarıyla birlikte de olsa devam ediyor. Zor günler geçiyor, çocuklarımız ölüyor ve ülkenin bir değişim, daha doğrusu bir karşı-devrim, içerisinde olduğu iddia ediliyor. Gündem kabarık anlayacağınız...
Ne yapılır ne edilir aslında çok iyi biliyorum ve şaşırıyorum bu kadar kolay görünebilecek şeyleri birilerinin gözlerinin görmemesini. Ey halkım, düşün bakalım son beş yılda adam akıllı neyi tartıştın? Magazini ve et pazarlama sektörünü bir yana bırakırsak; Türban ana sorunun oldu, bir bez parçasına harcadın mesaini ve bugün hala göremedin o türbanı taksan da takmasan da bağımsızlıktan çok uzak olduğunu, bağlı olduğun faktörün inandığın İslami değerlere savaş ilan ettiğini...
Yapılacak şey çok belli; dünkü sağ-sol çatışmasının yerini alan, belki de uzantısı olan dinci-laik saçmalığına öncelikle bir son vermelisin ey halkım. Dün birileri meleklerin cinsiyetini tartışırken bizim ne güçlü olduğumuzu, bugün bizim bir bez parçasını tartışırken birilerinin ne kadar güçlü olduğunu görmelisin ey halkım. Ve planlar yapmalısın on yıl, yirmi yıl sonrası için. Şu iğrenç borç batağından kurtulmalısın, tam bağımsız hatta insan olabilmek için. Çalışmalısın, yemyeşil kılmalısın bu çorak Anadolu toprağını ve üretmelisin dünyanın en iyi otomobillerini, beyaz eşyalarını, bilgisayarlarını...
Yapılmadık bunca ödev varken ve kimse bunları yapmaya yeltenmez, bez parçalarıyla ömrünü geçirirken ne Cumhuriyet Bayramı!? Kimsenin cumhuriyet bayramı kutlu olmasın, bu yıl da...





