Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

4 tane "cumhuriyet" etiketli yazı bulundu "cumhuriyet" tagli diger ogeler resimler , videolar

Ulusalcıların Yapamadıkları Avrupa Açılımı..

Avrupa Birliği Lise yıllarımın başında ulusalcı sayabileceğim Cumhuriyet, Yeniçağ ve benzer gazetelerin Türkiye'nin uluslararası vizyonu noktasında bir tek sloganları vardı: Ne AB ne ABD, Tam Bağımsız Türkiye! Slogan o günlerde oldukça ilgimi çekmiş ve akıllıca gelmişti.. Türkiye'nin önceliğinin ne AB ne de ABD olmadığını, önceliğimizin Türkiye'yi tam bağımsız kılmak olduğunu düşünmüştüm. Bugün de aynı şeyleri düşünüyorum. Yalnız artık bu sloganın birileri tarafından çok yanlış noktalara çekildiğini görmekten rahatsız olmaktayım.

Ulusalcılar arasında AB ve ABD'yi konuşmaya bile tolerans gösteremeyen isimler var. Böyle bir konuşma yaptığınız vakit, aslında AB içinde temiz süt emmiş adamlar var dediğiniz vakit hemen sizi Batı uşaklığıyla itham ediyorlar. Oysa göremedikleri şey ne AB'nin ne de ABD'nin homojen bir yapıya sahip olmadığı. AB ve ABD, içerisinde pek çok farklı görüşten; birbirinden çok çok farklı topluluk ve ideolojilerden oluşuyor. Bu görüşler arasında ulusalcı söyleme uyan birok görüş, ulusalcılarla aynı yolda yürüyen yüz binlerce insan var. Türkiye'de ulusalcılar bunu göremedikleri için, Türkiye'de ulusalcılar bunun bilincine tam olarak varamadıkları için bugün Avrupa ya da Amerika'da ulusalcılar iyi bir vizyona sahip değiller.

Vizyon ise günümüzde "hemen herşey" demek oluyor. Vizyonsuz bir çıkış, çoğunlukla başarısızlıkla sonuçlanıyor. Ulusalcılar artık doğru düzgün bir Batı açılımı yapmalılar, bunu yaparken de iyi bir vizyonu araç edinmeliler. Aksi halde Batı'da Türkiye'yi cemaatler temsil etmeyece devam edeceklerdir. Batı'nın gazeteleri, Batı'nın televizyonları, Batı'nın ajansları Türkiye haberlerini cemaatlerin gözünden vereceklerdir.. Batı Türkiye'nin iç gelişmelerini sadece cemaatlerden öğrenebilecektir.. İşte tüm bu sebeplerden ötürü ulusalcılar yeni bir Batı açılımını bir an önce yapmalıdırlar.. Batı değerlerini ve Batı'nın aydınlığını yaşayan Ulusalcı insanların bu noktada böylesine geç kalmış olması çok düşündürücü...

"Türkiye'de Sivil Darbe Uygulanıyor!"

hurşit_tolonŞener EruygurMustafa BalbaySinan Aygün

25 Cumhuriyet sevdalısı gözaltında, Cumhuriyet'in temel değerlerini canla başla koruyan 25 insan evlerinden toplandı bugün.. Daha iddianamesi bile hazırlanmamış bir dava için böylesine büyük ve değerli isimlerin göz altına alınmış olması akla sivil darbeyi getiriyor! ADD Genel Sekreteri Suay Karaman "Türkiye’de iktidar tarafından bir sivil darbe uygulanmaktadır" sözleriyle buna işaret ediyor.

Yapılanlar Türkiye'deki ulusalcı güçleri ve halkın ulusalcı bilincini kuvvetlendiriyor. Org. Hurşit Tolon, Sinan Aygün, Mustafa Balbay ve diğer isimler; hepsi bu halkın içinden geliyorlar. Halk bu insanları seviyor ve bu insanların doğruları söylediğine inanıyor. Yapılanlar halkı üzüyor..

Bir Gazetenin Anatomisi: Cumhuriyet

cumhuriyet_logo II. Dünya Savaşı üzerine okumalar yapıyorum son zamanlarda, tarihimizin saklı kalmış dönemlerinden birsi olduğunu gördüm II. Dünya Savaşı'nın. Bu noktada Cumhuriyet gazetesinin duruşu da oldukça ilginç. Bedii Faik, Cumhuriyet'i o zamanların Türkiye'sinin en sağcı ve hatta faşist gazetelerinden birisi olarak sayıyor ve hatta anılarında Cumhuriyet yazarlarından Peyami Sefa'nın faşist Alman kuvvetlerinin Fransızlar'ı alt etmesini radyodan dinlerken heyecandan bayıldığını yazıyor.

Bugün gelinen noktada ise Cumhuriyet çok daha farklı bir profil çiziyor. Sol'a yakın ve hatta Sol bir çizgide ilerliyor. Bu noktada Cumhuriyet'i küçük görmek falzaca küçülmek olacaktır. İnsanlar gibi kurum ve kuruluşlar da zamanla görüş değiştirebilir, olgunlaştıkça farklılaşabilirler. Benim burada örnek aldığım nokta Cumhuriyet'in Türkiye'nin en sol gazetesi olduğu zaman da en sağ gazetesi olduğu zaman da ilkeleriyle hareket etmiş olması. Cumhuriyet, hiçbir zaman boyanmadı ve mutfak takımı dağıtan gazeteler arasında girmedi. Her neyi savunduysa, ciddi bir şekilde fikirsel anlamda savundu. Ciddi fikir gazetesi imajını hiçbir zaman hırpalamadı.. Bedii Faik de anılarında bundan söz ediyor: Yalnız yine hemen söylemeliyim ki, Cumhuriyet, sağcı iken ne kadar ciddiyse, solcu olduktan sonra da o kadar ciddi kalabilmiştir! Hiçbir zaman rengarenk giyinmedi, hiçbir zaman fikir gazetesi görüntüsü ve havasını bozacak yollara sapmadı. Ve hiçbir devrede lotaryacı, kadar kısmet oyuncusu olmadı. / Biz yıllar sonra Dünya'da, bir kere, bazı dostların teşvikine uyarak piyango denediğimiz zaman, beni telefonla arayarak, yapılanın Dünya'nın ciddiyetine hiç uymadığını söyleyen de Nadir Nadi olmuştur. Bu noktada blogumda da bunu sunmaya çalışıyorum, fikirlerimi ciddi ve bel üstü sunmaya çalışıyorum. Bu da Bedii Faik'ten aldığım bir ders oldu bana..

Bir Adet Mustafa Kemal, Lütfen?

atatürk Bizde ne yok oldu biliyor musunuz? Bizde ışık yok oldu: dünyayı aydınlatmak için, ezilenleri korumak için daima yakacağımız ışık kayboldu.. Türkiye Cumhuriyet'i bu ışığı kaybetti. MEB bizlere bu ışığı veremedi, bu ışıktan yoksun yetiştik bizler..

Ama tarihimiz çok aydınlık, en azından Mustafa Kemal öyle.. Şu söze bir bakın, lütfen: "Ortadoğu'nun Batı empreryalizminin oyun sahası olmasına müsade etmeyeceğiz." Mustafa Kemal söylüyor bunu, 1937 tılının 27 Temmuz'undaki bir meclis oturumunda. Belki anlamayanınız olabilir bu sözün önemini. Ben anlatayim: Yıl 1937, daha 20 yılını dolduramamış bir Cumhuriyetsin ve halin bitik. Yaraların daha yeni kabuk bağlamış, hiçbir şeysin ama hala kafa tutabiliyorsun dünyanın süper güçlerine!

Biz burada ne yapıyoruz peki, hepimiz kendi karanlığımızda kaybolmuşuz. Ortadoğu'ya ışık saçmak bir kenara, kendimizi aydınlatamamışız. Hala bez parçalarını tartışıyoruz, Ortadoğu'da Müslüman kanları oluk oluk akarken biz hala bir bez parçasına takılıyoruz..

Tarihe baktıkça, birilerinin neden tarihten bu kadar korktuğunu anlıyorum. Çünkü o birilerinin ağa babaları tarihte fazlasıyla var, ve adları "vatan haini"! Bu torpakların maalesef hain kontenjanı her zamanki gibi yüksek, ama vatansever olan yurdum insanı çok daha fazla. Yeter ki halkıma kendinizi doğru anlatın, yeter ki halkımın dinamiklerini biraz olsun kavrayın. Gerisi gelecektir, bu topraklar dün olduğu gibi bu günde Mustafa Kemal'ler yaratacaktır, o cevher Anadolu toprağında mevcuttur.

Şimdi büyük hedefler koyma zamanı, işbirlikçiler vs. korkutmamalı gözümüzü; biz dün onların göbeklerinden bağlı oldukları yenilmez denen güçleri de yolcu etmesini bilmiştik. Aynı silahlarla geliyorlar, bizi aptal yerine koyarak; ama biz dün olmadığımız gibi bugün de aptal değiliz! Dün savunmadan saldırıya geçtik, Yunan'ı Ege'ye döktük. Bugün Ege de bizi kesmez, ciddiyim!

Bizde eksik olan umut, oysa dün hiç umudumuz yokken neler yaptık! Bugün de yaparız, yapacağız..

CNN Headline News -
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.