Yaftalamadan Düşünmek! Türkiye'de mi? Hadi Canım..
Zaman Gazetesinin "Yaftalamadan düşünün!" sloganı bir zamanlar oldukça ilgi toplamıştı. Hatta bu ilginin hala sürdüğünü söyleyebilirim, hala duyuyorum bu sloganı. Peki, nedir yaftalamadan düşünmek? Öncesinde "yafta" nedir?
Yafta, "etiket" anlamına geliyor. Yaftalamak da, haliyle etiketlemek.. Yaftalayarak düşünmek ise önyargılarla düşünmek anlamına geliyor.. Zaman gazetesi diyor ki, insanlara etiketler takmadan düşünün! İnsanları etiketlemeyin..
Tüm bunlara karşın Türkiye'de bir yaftalama kültürüdür, almış başını gidiyor. Örneğin Zaman gazetesi bile bu kültürün bayraktarlığını yaparak büyük bir ironiye imza atıyor! Zaman'da köşe yazan Ali Bulaç'ın Metallica dinleyicilerine dair şu yaftalamaları herşeyi ortaya koyuyor: "Bu laik, ateist, agnostik, aczmendi müsveddelerinin.."
İnternette de yaftalama kültürü fazlasıyla etkin. Örneğin Uludağ Sözlük'te aynı gün içinde şeriatçı, bölücü ve biraz sonra da darbeci olarak yaftalanabilirsiniz. Çok uğraşmanıza da gerek yoktur, sadece kendi fikirlerinizi söylemeniz yeterlidir bunun için. Blogosferde de durum farklı sayılmaz! Nitekim bena dair birçok yafta ortalarda dolaşmakta..
Sözün özü artık yaftalarımızı bir kenara koyarak, esas meseleleri konuşmamızın zamanının geldiğini düşünüyorum. Aksi halde sağlıklı sonuçlar alınacağını sanmıyorum..










