Ne yazık ki küçük bir çocukken dünya edebiyatından uzaktım, Ömer Seyfettin yeterli görülmekteydi ailem ve öğretmenlerim tarafından. Sadece Ömer Seyfettin ve malumunuz diğer yerli yazarların çocuk öyküleriyle yetiştim. Ömer Seyfettin'in de hakkını yemiş olmayayim, onlardan da çok şey öğrendim. Ama bugün diyorum ki keşke küçük bir çocukken okuyabilseymişim Antoine De Saint-Exupery kaleminden çıkma şu ünlü Küçük Prens'i.
Dün Ankara'da sahaf sahaf dolaşırken çok eski bir Küçük Prens buldum, merak edip komik bir ücret karşılığı satın aldım. Ne de olsa dost sohbetlerinde bir iki kez konuşulmuştu ve ben de konuya hakim olamayınca susmak durumunda kalmıştım. Okursam bu eksikliğimi gidereceğimi düşündüm.
Kitabı aldım, bir cafeye oturdum ve çay kahve eşliğinde okudum o güzel sayfaları.. Kitabın son sayfasını da okuyunca, dedim ki: İnsan Küçük Prens'i çocukken okumuş olsun ya da olmasın bir de erginken okumalı! Bu kitap, çocuklardan ziyade büyüklere sesleniyor kanımca. Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla misali..
Örneğin Küçük Prens'in kralla sohbet ettiği bölümü günümüz "kralları" dikkatle ve tekrar tekrar okumalılar: "Herkesten verebileceğini istemek gerekir, diye sürdürmüş kral. Erk herşeyden önce akla dayanır. Ulusuna kendisini denize atmasını buyurursan, kalkar devrim yapar. Sözümün tutulmasını istemeye hakkım var, tüm emirlerim akla yatkındır çünkü. (...) Bir generale deniz kuşuna dönüşmesini emredersem, o da bu emri yerine getirmezse.. Bu onun suçu olmaz tabi ki! Bu benim hatam olur."
Başta da dediğim gibi, büyüklere masallar.. Umarım büyükler bu masalları okumuş ya da okuyacaklardır, aksi halde kralın da dediği gibi zararlı olan kendileri olur. Okumak isterlerse, buaya tıklamaları yeterli olacaktır.