| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

13 "dünya" etiketi kullanan gönderi (sayfa 2)"dünya" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Merkez Sağ, AKP, TSK ve Demokrasi

dp2_catlak Birilerinin hala çok dikbaşlı davrandıklarını görerek üzülüyorum! Geçmişe bakmalarını istiyorum, tarihi ve özellikle Adnan Menderes vak'asını çok iyi okumalarını istiyorum. Adnan Menderes'in arakasındaki milyonların nasıl olup da ağızlarını açmadığını görmelerini istiyorum. İstiyorum çünkü, Türkiye'nin demokrasisinin bir daha yara almasının hoş olmayacağına inanıyorum!

Bu noktada malum tarafın gereken ilgili ve alakayı göreceğime inanıyorum ve şu gün, şu saat tarihe kazıyorum: Eğer Türkiye'de bir müdahale olacaksa bunun sebebi ne aklınızdaki parti ve de başka birşey olacaktır. Türkiye'yi bugünlere getirecek sürecin baş aktörü, adam olamayan merkez sağ partileridir. Tarih noktasında hepsi hastalıklı ve suçludur! Hepsi çok kolay oyuna gelmiş ve politika üretemez bir konuma düşmüşlerdir. Gün itiariyle ne DP ne de ANAP bi'şey ifade etmiyor. Merkez sağ çökmüştür, ne yazık Türkiye için!

Yeni Yılla Savaş Başlıyor..

elecek_dünya İlköğretimin sonlarına doğru Tarih dersinde, çok sönük bir dönemde yaşadığım için üzüldüğümü; oysa dünyada birşeylerin değiştiği, tarih kitaplarının satırlarına kazınacak olayların olduğu bir dönemde var olmak istediğimi söylemiştim. Tarih hocam buna şaşırdı, garipsedi söylediklerimi.. Sanırım mantıklı da bulmadı..

Bugün gelinen noktada gözümün önünde tek bir somut gerçek var: O yıllarda hiç de ileri görüşlü değilmişim! Görememişim benim ve akranlarımın büyük değişimlere, büyük savaşlara sahne olacak bir coğrafyada yaşlanacağını. Evet, artık savaş başlıyor..

Pakistan'da savaşın fitili ateşlendi, Butto katledildi. Ardından, malumunuz: iç karışıklıklar, kan, göz yaşı ve acı..

Türkiye'de de istikrar uslu çocuk olup olmamakla alakalı. Uslu çocuk olduğumuz sürece huzur içinde kaybedeceğiz yavaş yavaş.. Başımızı diktiğimiz sürece dökülecek kanlarımız toprağa, 12 şehidimizin kanının döküldüğü günlerdeki gibi..

Ne olacak, nasıl olacak ve en önemlisi biz ne olacağız; bilemiyorum. Beynimde oluşan gelecek imgesi, kapalı kurşuni bir sonbahar havası.. Bu havayı gerçek hayatta çok severim, garip ama içimde bir heyecan ve farklı bir güç oluşur bu tür havalarda..

Tarihin sayfaları neslime açılıyor: bu acı demek, göz yaşı demek, kan demek. Tarih, bize gösterilen tarih, kandan ibaret. Gelecek günlerde, çok farklı duygular kaplayabilecek bedenlerimizi: daha önce hiç yaşamadığımız duygular yaşayabilecek artık bedenlerimiz. 

Napoleon; fırsat olmadan kabiliyet işe yaramaz, demiş. Artık neslim için bir fırsat var, kabiliyetimizi ortaya koymak için bir fırsat. Sinemada izlediğimiz o malum değişim atmosferinde olmak ve birşeylerin değişmesi veya değişmemesi için savaş verme imkanını tarih neslime bahşetti.. Teşekkür mü etmeli, küfür mü? Bilmiyorum. Heyecanlıyım, meraklıyım. Çok üzülmek  de istemiyorum ama..

Sözün özü, 2008 Türkiye için bir savaşım yılı olacak. İçeride ve dışarıda birileri savaş verecek. İç politikada yönetim savaşı verilecek, dış politikada sınır savaşı.. Umarım her iki savaşı da TSK kotarabilir?!

Boş Vermişim Dünyaya...

çocuk4 Fonda Nilüfer; estetiğin zirvesinde bir havayla söylüyor: Temmuz, Ağustos, Eylül... / Her Mevsimde Durma Gül / Hayat İnan Çok Kısa / Belki Çıkmayız Yaza...

Yaza çıkar mıyım, çıkmaz mıyım bilmiyorum; ilgilenmiyorum da... İlgilendiğim; her mevsimde durmadan gülmek, daha doğrusu gülebilmek. Hayata gelmişiz bir kere değil mi; gülmeyeceğiz de ne yapacağız? O güzelim tadları midemizde zulalamayacağız, sevgiliyle yağmurlu bir günde ıslanmayacağız da ne yapacağız?

On dokuzumda anladım ki, hayattan zevk almayı bilmemek ayıp! Gelmişiz bir kere, ne bu aptalca hırslar ve ne bu aptalca koşuşturma. Nereye koştuğumuzu ve kim için koştuğumuzun bilincinde bile olmadan ne bu koşuşturma? Bir durma ve günlerin geçip gittiğinin farkına varma zamanıdır bugün, en azından benim için. Dur be Okan, düşünmeden dur be yarını; bugünün tadını çıkart. Yarın gelsin önce bir, o zaman düşünürsün...

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.