| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

5 "diplomasi" etiketi kullanan gönderi "diplomasi" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Röportaj: Prof. Dr. Alaeddin Yalçınkaya ile Türk-Ermeni İlişkileri

Politik Akademi'de ulusal ve uluslararası gündeme ışık tutan akademik röportajlarla karşınızda oluyoruz. Gün geçtikçe daha da büyüyor, güçleniyoruz. Türkiye'nin dört bir yanındaki dostlarımız röportajlarını yapmaya başladılar. Aramıza yeni katılan Mehmet Fatih Öztarsu arkadaşımız da Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alaeddin Yalçınkaya ile bir söyleşi gerçekleştirdi. Türk-Ermeni İlişkileri ve Azerbaycan başlıklı söyleşi hala gündemimizi oluşturan Türk-Ermeni ilişkilerini akademik bir perspektiften inceliyor bugüne ve yarınlara dair saptamalarda bulunuyor. Konuyla ilgilenen arkadaşlarımızın bu güzel söyleşiyi okumlarını öneriyor ve emeği geçen Mehmet Fatih Öztarsu arkadaşımıza ve Prof. Dr. Alaeddin Yalçınkaya hocamıza teşekkür ediyorum. "Prof. Dr. Alaeddin Yalçınkaya ile Türk-Ermeni İlişkileri ve Arzerbaycan" konulu söyleşiye ulaşmak için tıklayınız.

Gazze'ye Sadece Para Yardımı Yapmak Ne Kadar Doğru?

Açlık İsrail'in Filistin'e karşı aşırı güç kullanması yine binlerce masumun canına mal oldu. Bir o kadar da yaralı insan var Gazze'de ve ortada bir açlık hüküm sürüyor. İnsanların evleri yıkıldı, anneleri babaları ve belki de gencecik çocukları öldü. Ne mutlu ki yurdum insanı, o insanların acısını kendi acısı bildi: binlerce kilometre ötedeki acıyı yüreğinde hissetme büyüklüğünü gösterdi Türkiye'de insanlar.

Onların acısına ortak olunca, haliyle bu acıya bir son vermek için gerek resmi, gerek özel pek çok kampanya düzenlendi. Bugün hala son sürat sürüyor bu yardım kampanyaları, insanlar ceplerinde ne varsa veriyorlar, Gazze halkı için.. Ama bir sorun var, çok önemli bir sorun. Gazze'deki insanların karnı doysun diye verdiğimiz paralar insanların karnını o kadar da doyurmuyor. Neden mi? Nedeni açık, İsrail Filistin'e uyguladığı ambargo. Kerem Şalom ya da Refahiye, her iki sınır kapısından da gıda geçişine izin verilmiyor. Deniz ise İsrail gemilerince abluka altında tutuluyor, yani deniz yolu da kapalı. Peki, verdiğimiz paralarla Gazze'ye nasıl gıda ulaşıyor? Verdiğimiz paralar Gazze'ye gıda olarak değil, nakit olarak gidiyor ve bu paralarla Gazze içindeki mevcut gıda pazarlarında gıdaya çevrilerek hakla dağıtılıyor. Böylece yemekte bir tutam tuzumuz dahi olmuyor, ayrıca halkın burnundan getiren karaborsa ekonomisini desteklemiş oluyoruz.

Gazze halkı bizden daha  fazla ve farklı bir destek bekliyor. Bunu devlet eliyle, diplomasi aracılığıyla yapılması gerekiyor. Öncelikli olarak İsrail'in ambargosuna bir son verilmesi için bugünden daha farklı ve gerçekçi bir dış politika üretilmeli, aksi halde cebimizdeki tüm parayı versek bile Gazze sınırından içeri bir tek süt şişesi bile sokamayacağız.

"Bu sana veda öpücüğüm, köpek!"

Ayakkabı George W. Bush, görev süresi dolmadan son bir ilke daha imza attı ve kafasına ayakkabı fırlatılan ilk ABD başkanı oldu. Tüm dünya, Bush'a ayakkabılarını fırlatan Iraklı gazeteci Muntadar Al-Zeidi'ye tepkili. Herkes, ayakkabıların hedefi bulamamasından dolayı Muntadar Al-Zeidi'yi sorumlu tutuyor

İşin esprisi bir yana, Muntedar Al-Zeidi milyonlarca Iraklının sesi oldu. Irakta yitip giden bir milyonu aşkın sivilin vedasıydı aslında dün yaşananlar. Irak halkı, görev süresi dolan Bush'a "Bu sana veda öpücüğüm, köpek!" diyerek veda etti.

Al-Zeidi'ye kendi adıma teşekkür ediyorum; Irak hakının sesi oldu ve yapılması gerekeni (hedefi ıskalayarak da olsa) yaptı.

Kapüşonlu Anıtkabir Ziyareti

sudan Abdullah Gül, sık sık altını çizdiğim gibi Ahmet Necdet Sezer'den farklı bir dış politika izliyor. Türkiye'nin dış politikasını, ne başbakana ne de dış işleri bakanına bırakıyor. Kendisi insiyatifleri dahilinde Türkiye'nin dış politikasına yön vermeye çalışıyor. Bu noktada ülkemize Abdullah Gül'ün konuğu olarak gelen Sudan Cumhurbaşkanı Ömer Hasan Ahmet El Beşir bir çok temasta ve ziyarette bulundu. Bunlardan birisi de, pek tabii Anıtkabir ziyareti idi. Bloguma El Beşir'in ve temsil ettiği Sudan'ın konuk olmasının sebebi de bu..

El Beşir ve ekibi Anıtkabir ziyaretinde yayınladığım fotoğrafı verdiler. Kapüşonlu bir görevli, El Beşir'in imzalayacağı Anıtkabir Özel Defteri'ni yazmakla meşgul. Arkada, garip ve belki de şaşkın bir vaziyette Tarım ve Köy işleri Bakanımız Mehdi Eker ) Sanırım olanlara şaşırmış..

Güneş gözlükleri bir komiklik, kapalı alanda kapüşon başka bir komiklik. Ne demeli bilmiyorum, ne olacak bu Sudan'ın hali demek en doğrusu herhalde. Biz iyi yol kat etmişiz, sevin ya da sevmeyin bugüne gelinene kadar yönetim koltuklarını işgal eden hemen her isim ülkemizi kılığı ve kıyafetiyle düzgün temsil etti.

Not: Bileniniz var mı, her resmi ziyaretçi kafasına göre giyinip ziyaret edebilir mi Anıtkabir'i? Ayrıca bu Anıtkabir'e yapılmış bir saygısızlık olmuyor mu!?

Bi Varyag Vardı, N'oldu Ona?

unvaryag Bir ara fazlaca meşgul etmişti ülkemin gündemini; gazetelerde boy boy fotoğrafları basılmış, televizyonlarda tartışma programlarına meze edilmişti. Neydi bu Varyag? SSCB'nin dağılmasından sonra Karadeniz'de kalan bir uçak gemisiydi ve bu gemiye Çin talip olmuş, gemiyi satın almıştı. Fakat iş bununla bitemezdi, geçilmesi gereken koca iki boğaz vardı: İstanbul ve Çanakkale..

Çin hemen pazarlık masasına çekti yurdum diplomatlarını, sözlerini sıraladı ve altına imzaları bir güzel ATMADI! Bizim diplomatlar yüzlerinde garip bir gülümseyişle çıktı yurdum insanının karşısına. Söyledikleri iki kelam vardı: 1.si Çin, bu geçiş izni için Türkiye'ye 2.5 milyon turist yollaycacak ve 2.si Çin bu gemiyi askeri amaçları için değil bir eğlence merkezi için kullanacaktı..

Yıl 2008 oldu ama Çin'den Türkiye'ye gelen giden tek bir Varyag turisti olmadı. Varyag ne oldu derseniz; acı ama Varyag baştan sona modernize edilip Çin ordusunun en prestijli uçak gemisi oldu. Sonradan biz Türkler bakıp da utanmayalım diye olsa gerek adını da bir incelik gösterip "Shilang" yaptılar.

Sanırım tüm bunlar da dönemin diplomatlarına kapak olmuştur. Yüz boğazınız, milyon tonlarca petrol rezeviniz olsa da diplomatınız olmadıktan sonra gerisi boş..

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.