Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

4 tane "doğan" etiketli yazı bulundu "doğan" tagli diger ogeler resimler , videolar

Erdoğan, Doğan'a Karşı!

Doğan-Erdoğan İlk olarak Ergenekon operasyonu kapsamında adı geçirildi Aydın Doğan'ın, yanlış hatırlamıyorsam Doğu Perinçek'e Aydın Doğan ile ilgili sorular soruldu. O günden bugüne bu işin üzerinde pek durulmadı. Bugün ise Serdar Akinan, Akşam'daki köşesinden çok önemli bir açıklama yapmış: dikkat diyor, Tayyip Erdoğan Aydın Doğan'a karşı bir duruş sergileyecek yazıyor. Tayyip Erdoğan'ın elindeki dosyanın sağlam olduğu söyleniyor, dosyanın içerisinde uzun süredir Fatih Altaylı'nın da dile getirdiği vergi kaçırma iddiaları yer alıyormuş.

Gelişen süreçte büyük bir çekişmenin içinde olacağa benziyor politik kulisler. Aydın Doğan bunun altından kalkabilir mi, orasını bilmiyorum. Yalnız tek bildiğim şey, hayatta her zaman objektif ve haktan yana tavır alınması gerektiği. Aydın Doğan, Tayyip Erdoğan'ı bugünlere getiren önemli isimlerden birisi ve bugün kendisinin de katkıda bulunduğu bu isimle karşı karşıyla kalabilir. Elbette kendisinin elinin altında da bir Tayyip Erdoğan dosyası mevcuttur, Hürriyet'in satılarında yayınlanması gerekli ama yaynlanmayarak ve "belki birgün lazım olur" denilerek bu dosyayı oldukça zengin kılan yüzlerce haber mevcuttur.

Tüm bunları görünce, açıkçası midem bulandı. Bu nasıl bir zihniyettir? Başbakan, ülkenin en güçlü insanlarının dosyalarını tutuyor; bu insanların suç olduğunu iddia edebileceği eylemlerini kayıt altına alıyor. İş bununla da bitmiyor, ülkemin en güçlü yayın grubunun sahibi başbakan ile ilgili bir dosya tutuyor elinde. Dosyaların içeriğinden hiçbirimizin tam olarak haberi yok! İlk olarak bir başbakanın görevi suç olarak gördüğü şeyleri mahkemelere veya gerekli organlara havale etmek değil midir? Aydın Doğan'ın dosyasındaki bilgileri saklamak ve gerekli organlarla paylaşmamak suçtur! Peki ya Aydın Doğan'ın yaptığı? Bu nasıl bir medyadır, bu medyanın hiçbir ilkesi yok mu? Nasıl olur da birşeyler saklanır, belki birgün lazım olur diye sümen altı edilebilir? Bu gazetecilikle veya televizyonculukla ne kadar bağdaşır?!

Ertuğrul, Tayyip'e Karşı..

ertuğrul_özkök Hürriyet gazetesi işaret fişeklerini ateşlemiş görünüyor. Ertuğrul Özkök, yolsuzluk dedikodularının zamanla somut deliller de sunacağını ve pek çok yurdum belediyesinde operasyonlar gerçekleşebileceğini yazmış. Belediyeler dışında da iki bakanlıkta büyük operasyonlar bekliyor Özkök..

Belediyeleri geçelim, sonuçta Edirne'de olduğu gibi CHP'lisi de söz konusu olabilir AKP'si veya MHP'si de.. Önemli olan iki bakanlık. Ertuğrul Özkök acaba hangi bakanlıklara operasyon yapılmasını bekliyor, merak ediyorm. Merakımı da zamanla gidereceğim gibi görünüyor. Bu iki bakanlığa yapılacak operasyonlar bir bakıma AKP'ye yapılacak ve eminim Doğan Grubu'nun medya organları bunu alabildiğine değerlendireceklerdir.

Prof. Yalçın Küçük'ün bir teorisi var; Türkiye'de bir iktidar sonun başlangıç aşamasındaysa öncelikle Aydın Doğan gibi isimleri kaybeder. Yalnızlaşır, tek başına kalır ve iktirdardan düşer. Sanırım son günlerde Yalçın Küçük'ün teorisi bir kez daha doğrulanmaya başlıyor. AKP'nin arkasından Doğan'ın ve bu güne kadar yanında olan liberal aydınların çekilmesinin sebebi bu olsa gerek. Ayrıca bugün, dolar 1,23 seviyesine kadar yükseldi. AKP iktidardan nasıl ve neden düşecek sorusunun cevabı da sanırım EKONOMİ olacak..

Dördüncü Kuvvet Medya

medya1 Hukuk dersinde kuvvetler ayrılığını görürken hocamız çok güzel bir laf etti. Kuvvetler ayrılığı sac ayağı gibidir, tam üç noktası vardır; bunlar; yasama, yürütme, yargı, ordu ve medyadır :)) İşte o zaman anladık ki, Türkiye'de sac ayağı farklı bir anlama geliyor. Bunu garipsemek çok hatalı olacaktır, çünkü Türkiye'de ayrı olması gereken üç ana unsurdan yasama ve yürütme fazlaca birbirine yakınlar. Buna bir de medya dahil olunca ve medya patronları da yasama ve yürütmeden yarar görmek umuduyla bu saf'a katılınca haliyle karşılarını da boş tutmamak gerekiyor.

Bu ortamda medya en değişken konumda, ağır bir tabir olacak ama medyamız nerede avanta bulursa orada! Yani medyanın dördüncü kuvvet gibi bir fonksiyonu maalesef yok; medyamız kuvvet olmaktan ziyade, en kuvvetlinin koltuk değneği vazifesini görüyor. İşte tam bu noktada da tüm fonksiyonlarını yitiriyor. Gerçi bu son zamanlarda az da olsa değişti ve homojen olmayan bir medyamız oldu. Her görüşün kendisini ifade edebildiği küçük medya grupları oluşmaya başladı. Ama hala amiral gemimiz Hürriyet, en büyük patron Aydın Doğan..

Bu noktada dördüncü kuvvetimiz medya olmaktan ziyade Aydın Doğan denilebilir :) Aydın Doğan bu ülkenin isim olarak, belki de, en güçü iş adamı. Çünkü büyük bir medyası var ve medyanın asıl gücü, "yok"u var edip, "var"ı yok edebilmesinde. Bu noktada Turgay Ciner ve Mehmet Emin Karamehmet de görmemezlikten gelinemez elbette. Bu üç isim Türkiye gündemini değiştirme ve en önemlisi Türkiye'yi diledikleri noktalara sürükleme imkanına sahipler. Bu imkanları onları tarihe karşı sorumlu yapıyor, bunu önemserler mi; sanmıyorum: hepsi birer iş adamı çünkü!

Kuzey Irak'a Sınır Ötesi Operasyon ve Değerlendirmeler - 2

hava Gündemde Sınırötesi Operasyon hala tüm tazeliğiyle dururken ben de değerlendirmelerime devam edeyim dedim. Bilmem siz de bu noktalara dikkat ettiniz mi?

Dikkatimi çeken ilk nokta Genelkurmay - M.Ali Birand yakınlaşması oldu. Oysaki bu iki imge bundan yıllar öncesinde birbirine fazlasıyla zıtlardı. Hatta Genelkurmay hazırladığı bir andıç vesilesiyle Mehmet Ali Birand'ı işinden edecek, gündem oluşturan büyük gazetelerde M. Ali Birand'ın adı PKK'dan para alan gazeteciler arasına girecekti! Sonradan tüm bunların gerçek dışı olduğu ortaya çıksa da Genelkurmay ve M. Ali Birand soğukluğu bu günlerin hemen öncesine kadar devam etti. Oysaki bugünlerde birşeyler değişiyor, garip ama Genelkurmay başkanı M. Ali Birand'a açıklama yapmayı uygun buluyor. Bu noktada M. Ali Birand'ı çok mu büyütüyorum, yakınlaşma Genelkurmay - M. Ali Birand yakınlaşması değil de Genelkurmay - Doğan Medya yakınlaşması mıdır, açıkçası tam olarak göremiyorum?!

Benim şen şakrak, harbi profesörüm benim geçen seferde zorlansam da söyleyemediklerimi bir çırpıda açıklamış; Prof. Yalçın Küçük, odatv.com'a yaptığı açıklamada söz konusu sınırötesi mevzu için "Bu bir operasyon değil eğitim harekatıdır." demiş. Acı ama gerçek, üzgünüm.. Ne zamadan beri eğitim uçuşları manşet oluyor, sormak lazım M. Ali Birand'a, pardon Aydın Doğan'a..

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.