| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

3 "doğu" etiketi kullanan gönderi "doğu" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Bu Araplardan Adam Olmaz, Mı Acaba?

WEF - Erdoğan Türkiye'de genellikle böyle bakılıyor Araplara, bu Araplardan adam olmaz deniliyor. Bunda tarihte yaşananların ve resmi tarihe göre "Arapların bizi sırtımızdan vurması"nın etkisi elbette çok büyük. İş sadece bununla da kalmıyor tabii, bunca petrole rağmen Arapların hala kalkınamamaları da "Bu Araplardan adam olmaz"cıları, kimilerine göre, haklı çıkartıyor.

Geçen gün, onları haklı çıkartan birşeyin daha yaşandığını görür gibi olduk. Yetmiş milyon nüfusu içerisinde bir iki milyon olan Arap Kökenli vatandaşı olan Türkiye Cumhuriyeti, Davos'ta Filistin'deki Araplar için büyük bir kavga verdi. Bu kavganın Suudi Arabistan'daki yankıları nasıl oldu dersiniz? Ne yazık ki bu kavganın yankıları Suudi Arabistan halkına duyrulmadı. Suudi gazete ve televizyonları tüm yaşananları, Arap olmamasınra rağmen Türkiye Cumhuriyeti'nin Filistin'deki Arapları böylesine kollamasını görmezden geldi. Şimdi insanın ister istemez "bu Araplardan adam olmaz" diyesi gelmiyor mu? Ama demeyeceğiz: çünkü böyle dersek doğruları söylemiş olmayız. Araplardan da adam olur, hem de adamdan saydığımız o pek çok Batılıdan çok daha iyi adam olur. Bunun için ne mi yapılmalı? İşe adam olmayan yönetimlere bir son vermekle başlarsak yanlış olmaz sanıyorum! Biryerlere göbekten bağlı yönetimlerden kurtarırsak bu güzel insanları, eminim onlar da gerçek yüzlerini tüm dünyaya gösterme imkanı bulacaklardır.

Ortaçağ, Rönesans, Aydınlanma ve Avrupa

Sosyal Düşünceler Tarihi adında seçmeli bir dersim var. Dersin içeriği insanı ve insana ait düşünceleri anlamlandırmaktan oluşuyor. İnsanı ve insana ait düşüncelerin gelişimini anlamak noktasında temel kaynağımız Doç. Dr. Ayhan Aydın'ın "Düşünce Tarihi ve İnsan Doğası" adlı kitabı. İlkçağ Felsefesi ile başlayan serüven 20. yüzyıl felsefesine kadar uzanıyor. İşte tam da bu noktada bir sorun su yüzüne çıkıyor: bu serüveni acaba bizler yaşadık mı? Yurdum insanı ortaçağ karanlığından kurtulabildi mi? Rönesans'la ışığa koştu ve sonrasında da Aydınlanma ile bilimin ışığına boğuldu mu?

Düşünce tarihi ve insan doğası diye Avrupalıların düşünce tarihlerini ve doğalarını inceliyoruz. Oysaki bizler onların yaşadığı süreçleri yaşamadık. Bizim bir ortaçağımız olmadı, olduysa da onlarla aynı zaman ve şekilde olmalı. Bir aydınlanmamız da, ne yazık ki, onlarınki kadar etkili biçimde olmadı. Tarihi, kazananlar yazdırdı; bunu biliyordum. Bugün görüyorum ki tarihte kazananların yazdıkları tek şey tarih değil. Biz bugün insan olarak Avrupalı'yı görüyoruz ve sadece onun düşünce iklimini tüm insanlığın düşünce iklimiymişçesine okuyoruz. Oysaki bu insanlığın diğer üyelerine yapılabilecek en ağır haksızlık.

İşte tüm bu sebeplerden dolayıdır ki, Düşünce Tarihi ve İnsan Doğası demek sadece Avrupa düşünce tarihi ve de sadece Avrupalıların doğası olmamalı. Bu topraklar da göz önüne alınmalı, bu topraklarda da düşüncenin, ağır aksak olsa bile, bir seyir izlediği kabul edilmeli. Bu toprakların ve üstündeki insanların varlıklarını, bu insanların da bir düşünce iklimlerinin olduğunu kabul etmediğimiz sürece Düşünce Tarihi'ni Avrupa sınırlarına hapsetmiş oluruz. İşte bu noktada genç akademisyenlere büyük işler düşüyor, bu toprakların düşünce iklimini, doğunun siyasi tarihini yazmak genç akademisyenlere düşüyor. Gördüğüm kadarıyla yaşlıcalarından daha çalışkan ve bilgililer. Onlara güveniyorum, inanıyorum..

Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi: 21. Yüzyılın İpek Yolu..

Bakü-Tiflis-Kars Yurdum gündemi genellikle sunni olaylarla geçiştirilse de arada sırada ciddi ciddi olaylara da tanık oluyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı gibi oldukça iyi bir proje sonrası Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan yeni bir projenin daha temellerini atıyor: Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi..

Söz konusu proje sonrasında tarihi İpek Yolu'na benzer, 21. yüzyılın şartlarına uygun bir ulaşım ağı kurulmuş olacak. Dünya'nın yeni petrol ve doğalgaz merkezi konumundaki Orta Asya cumhuriyetleri ile kesintisiz demiryolu bağlantısına imkan sağlayacak projenin hayata geçirilmesiyle Londra'dan kalkacak bir tren kesintisiz olarak Çin'e ulaşabilecek. Bu da demiryolu üzerinden oldukça fazla yük akışı demek oluyor. Türkiye ve özellikle TCDD bu yük akışından oldukça nemalanacaktır.

İşin ekonomik boyutunun yanında bir diğer önemli boyutu ise stratejik olması. BTK Dermiryolu projesi Türkiye Cuhuriyeti'ni Türki devletlere ve daha da önemlisi gelecek on yıllarda büyük gelişim gösterecek Doğu'ya bağlıyacak. Bu noktada Gürcistan benim kafamda büyük soru işaretlerine sebep oluyor. Nedeni ise Gürcistan'ın daha öncesinde Rusya ve şimdi de ABD etki alanı içerisinde olması. Hal böyle olunca ulaşım noktasında sadece büyük ağabeylerin onayları ile birşeyler yapabileceğiz. Bu noktada Türkiye'nin Azerbaycan'la ortak ve güvenli bir sınıra sahip olamamasının kaybettirdiklerini acı bir şekilde görüyoruz.

Tüm bunlara karşın, projenin çok önemli olduğuna inanıyor ve dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum. Gelecek yıllarda proje sonuçlandığı vakit, bunu hep birlikte göreceğiz..

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.