| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

7 "dp" etiketi kullanan gönderi "dp" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Cumhuriyet Meydanı, Meydan Cumhuriyetçiliği..

Ankara Tandoğan Meydanı Cumhur kökünden türeme Cumhuriyet'in temelini "cumhur" yani halk oluşturur. Bu sebepten halksız bir Cumhuriyet söz konusu olamaz. Gelin görün ki olabiliyor, halk kitleler halinde statikleştirilebiliyor. Cumhuriyetin en önemli dinamiği olan halk, durağan kitleler haline dönüştürülüyor..

Bugün Türkiye'de halkın yarısından fazlasının oyunu alamamış ama kendisini halkın tek partisi olarak gören bir iktidar var. Bu partinin, AKP'nin bu noktada ne kadar haklı ya da haksız olduğu çeşitli boyutlarıyla ele alınabilir. Ben olaya meydan demokrasisi noktasında bakacağım.. Türkiye'nin meydanlarından AKP'nin ve geçmişteki iktidarların demokratlığını değerlendireceğim..

Halkın yönetimi olan Cumhuriyette, halkın tepkisi göstereceği araç mitinglerdir. Halk olaylara karşı destek ya da muhalefetini meydanlarda birleşerek hep bir ağızdan bağırarak gösterir. Bu noktada da meydanlar gereklidir; alabildiğine uzun, alabildiğine geniş meydanlar.. Bizim halkın partisi olmak iddasında çok partimiz oldu ama alabildiğine geniş meydanlarımız hiçbir zaman olmadı. Her iktidar halkın iktidarı olduğunu söyledi ama yurdum insanına toplanabileceği adam akıllı bir meydan inşa etmedi..

Daha geçen yıl gördük, Tandoğan'daki sıkışıklığı.. Bir başkentte, Ankara'da insanlar bir araya gelemediler.. Sığamadılar o bir avuç Tandoğan meydancığına.. Milyonlar caddelerde, sokaklarda sıkıştılar; Tandoğan'a mitinge geldiler ama pek çoğu kalabalıktan ve yer darlığından Tandoğan'a ayak bile basamadı.. Ankara'da halk için, halkın sesini duymak için adam akıllı bir meydan yapmadıktan sonra hiçkimse halkın iktidarı olduğunu söylemesin! Gülerler adama..

Tansu Çiller Siyasete Geri Dönsün, Mü?!

Tansu Çiller - Kırmızı Son günlerde Tansu Çiller'le ilgili haberleri ve gelişmeleri satırlarıma taşıyorum. Bazı arkadaşlarım, "Acaba..?" diye sorular yöneltmişler e-postalarında. Hayır, satırlarımda Tansu Çilleri'i veya onun siyasal geleneğini desteklemek gibi bir amacım yok. Tansu Çiller büyük ve özellikle de simge bir isim. Halkın beyninde AKP öncesi dönemi imgeliyor ve bu noktada halkın AKP'ye olan bakışını az çok kestirebiliyorsunuz..

Hürriyet gazetesi bir anket düzenlemiş ve okurlarına Tansu Çiller'in siyasete geri dönmesi hakkında neler düşündüklerini sormuş. Okurlar arasından 25.000'den fazla insan Tansu Çiller siyasete geri dönsün demiş, bu da genel sayı içerisinde % 50,2'ye tekabul ediyor. %52, 2001 krizinden sonra üzeri alabildiğine karalanmış bir isim için dönsün diyorsa; bu isimi satırlarıma taşımak zorunda kalırım. Yaptığım da aslında bu, simge bir isim üzerinden halkın nabzını tutmaya çalışıyorum ve halkın nabzı da artık AKP diye atmıyor..

Tansu Çiller Siyasete Geri Dönüyor..

Tansu Çiller - Maka 28 Nisan'da "Tansu Çiller Siyasete Geri Mi Dönüyor?" başlıklı bir yazı kaleme almış ve yakın zamanda Tansu Çiller'in DP Genel Başkanılığı koltuğuna oturabileceğini yazmıştım. Aradan yaklaşık on beş, on altı gün geçti ve DP Genel Merkez'inden iddiamı doğru çıkartabilecek sesler yükselmeye başladı. Hürriyet yazarı Fatih Çekirge, şu an DP genel başkanı olan Süleyman Soylu'ya partiden gelen sesleri sormuş. Sayın Soylu, özet olarak şunları söylemiş: "Genel İdare Kurulu'muzda ani bir karar alındı. Bütün gündem maddelerini bir kenara bırakıp sayın Çiller'in paritye dönüp dönmeyeceği konusunu tek madde olarak tartışmaya açtık. Dört saatlik topantı sonucu şu kararı aldık: Bir heyet oluşturup Çiller'e gönderiyoruz. Sayın Çiller'in partiye dönmesi için. Kabul eder mi etmez mi bilmiyorum."

Gelinen noktada, mutluyum çünkü bir saptamamın daha yerinde olduğunu görmüş oldum. Tansu Çiller DP genel başkanlığını üstlenir mi üstlenmez mi, bunu elbette zaman gösterecek. Şu an itibariyle söyleyeceğim tek şey, bunun kuvvetle ihtimal olduğudur. İnsanlar Tansu Çiller'i destekler mi, desteklemez mi orasını da zamana bırakmalı. Bu noktada ya "Çiller artık dönemini tamamlamıştır." ya da "Çiller kazandığı deneyimle yeni bir vizyon yaratabilir." görüşleri ortaya atılacaktır. Zaman herşeyi gösterecek, umarım bu sefer ülkemin yararına işler saatlerimiz..

Tansu Çiller Siyasete Geri Mi Dönüyor?

Tansu Çiller Doğru Yol Partisi'nin 3 Kasım seçimlerinde aldığı "kıl payı" yenilgi ardından parti genel başkanlığını Mehmet Ağar'a teslim eden Tansu Çiller politik hayata tekrar dönme sinyalleri veriyor. Mehmet Ağar'ın ardından parti genel başlanlık koltuğuna oturan ve Tansu Çiller'e yakınlığıyla bilinen Süleyman Soylu'nun koltuğu önümüzdeki süreçte Tansu Çiller'e bırakması bekleniyor.

Tüm bunlar gösteriyor ki Türk politik hayatında önümüzdeki süreçte merkez sağ kuvvetlenecek ve bu da merkez dışı partilerden oldukça oy çalacak. Tansu Çiller'li güçlü bir Demokrat Parti özellikle iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi'nin oylarını hırpalar. Mecliste bir DP olması aynen MHP'nin yaptığı gibi AKP'nin manevra alanını kısıtlar. Devlet Bahçeli örneğinde olduğu gibi faydacı politikalar izlenirse halka da seçecek alternatifler sunulmuş olacaktır.

Tansu Çiller'in icraatları noktasında pek bilgi sahibi değilim, buna karşın kendisinin rejimle kavgalı birisi olmadığını düşünüyorum. Türkiye'nin bölünmez bütünlüğüne de laik yapısına da kuvvet katacak bir lider olacaktır kendisi. Nitekim PKK terörü karşısında en büyük atılımları yapan ve şehit ailelerine en fazla destek sağlayan başbakan olma özelliğini taşıyor Tansu Çiller. Zaman ne gösterir bilinmez ama ben Tansu Çiller'in aktif politika içerisinde Türkiye'ye yararlı olabileceğine inanıyorum. Bekliyelim, görelim..

60 Adet Atatürk Barajını Çöpe Atmak

atatürk_barajı Türkiye dış borçlarla döndürülen bir ülke halini aldı. Bunun sorumluluğunu bugüne kadar gelen her hükümet aldığı dış borçlar oranınca paylaşıyor. Bu ülkeyi ekonomik olarak dışa bağımlı hale getiren zihniyet maalesef hala iktidarda ve yurdum insanının emeği bu politikalarla sömürülüyor. Türkiye sömürgeleştiriliyor!

Bugün gelinen noktada aldığımız borçları, borç alarak ödemeye çalışıyoruz. Bu noktada da yüksek faizlerle karşı karşıya kalmamız kaçınılmaz bir hal alıyor. Dünyanın genel olarak rahatladığı ekonomik sürecin sonlarına gelindiği şu günlerde Türkiye'de artık birileri halka hesap vermeli. Sadece 2003'ün başından 2007 yılına kadar olan süreçte Türkiye 184.000.000.000 $ faiz ödemiş bulunuyor. Bu para resmen çöpe atılıyor, bu paranın asıl sahipleri ise yurdum insanı! Halkımın parasını birilerinin çöpe atmaya hakkı yok! Yüz seksen dört milyar dolar demek, haklı bir şekilde övündüğümüz Atatürk Barajından 60 tane daha yapabilmek demek! Kimsenin yanlış ekonomi politikalarıyla böylesine büyük bir değeri cebimizden aşırmaya hakkı yok! Daha doğrusu yok-tu?!

'AKP Kapanırsa Oyu Artar' Diyenler Ahmaktır!!

Yalcin_Kucuk1 İddia bana ait değil, hatta söz konusu "ahmak" ithamından nasiplenenlerden bile sayılabilirim. Sağolsun, Prof. Dr. Yalçın Küçük kapatma davası hakkında bir görüş bildirmiş ve aksi görüşü savunanları ahmak yerine koymuş. Kapatma Davası ve İki İsim adlı yazımda geçen "Açılan davanın sonucu ne olursa olsun AKP bundan yararlanmasını bilecek. AKP olası ekonomik krizi çok rahat bir şekilde dava üzerine atabilir ve seçimlerde aradığı malzemeyi de bu dava ile bulmuş olur." sözleri beni ne kadar ahmak kılar, orasını Sayın Küçük bilir..

Girizgah saglam oldu ama gelişme bölümünde Yalçın Küçük'ü harcayamayacağım. Yiğidi öldürüp hakkını vermek lazım, kendisi bilimsel veriler ortaya koymuş ve bu veriler ışığında AKP'nin ilerdeki olası bir seçimde oyunu arttıramayacağını iddia etmiş. Veriler ne derseniz; veriler yakın Türkiye tarihi. Küçük, daha önceki kapatma davalarının sonuçlarını ve bunun seçimler üzerindeki etkilerini koymuş: "Bizim tarihimizde böyle bir durum yoktur. Bunun bilimsellikle, gerçeklerle hiç bir alakası yoktur. 1960 yılıda Demokrat Parti kapatlımış, 1961'deki seçimlerde DP'nin devamı olan AP çok gerilerde kalmıştır. Bunun pek çok örnekleri vardır.."

Bu noktada bana bir özeleştiri yapmak düşüyor, insan yazıyorsa yazdığı şeyin tüm boyutlarını araştırıp yazmalı. Örneğin bir partinin kapatılması hakkında kalem oynatıyorsa insan, daha önce yaşanan emsal vakaları da göz önüne almalı. Ben bunu yapmadım, iddilarım doğru çıkacak olsa bile siz okurlara bir özür borcum var. Özür dilerim..

Merkez Sağ, AKP, TSK ve Demokrasi

dp2_catlak Birilerinin hala çok dikbaşlı davrandıklarını görerek üzülüyorum! Geçmişe bakmalarını istiyorum, tarihi ve özellikle Adnan Menderes vak'asını çok iyi okumalarını istiyorum. Adnan Menderes'in arakasındaki milyonların nasıl olup da ağızlarını açmadığını görmelerini istiyorum. İstiyorum çünkü, Türkiye'nin demokrasisinin bir daha yara almasının hoş olmayacağına inanıyorum!

Bu noktada malum tarafın gereken ilgili ve alakayı göreceğime inanıyorum ve şu gün, şu saat tarihe kazıyorum: Eğer Türkiye'de bir müdahale olacaksa bunun sebebi ne aklınızdaki parti ve de başka birşey olacaktır. Türkiye'yi bugünlere getirecek sürecin baş aktörü, adam olamayan merkez sağ partileridir. Tarih noktasında hepsi hastalıklı ve suçludur! Hepsi çok kolay oyuna gelmiş ve politika üretemez bir konuma düşmüşlerdir. Gün itiariyle ne DP ne de ANAP bi'şey ifade etmiyor. Merkez sağ çökmüştür, ne yazık Türkiye için!

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.