Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

4 tane "dtp" etiketli yazı bulundu "dtp" tagli diger ogeler resimler , videolar

AKP, 5.5 Yılda Yaklaşık 6 Milyon Ton Kömür Dağıttı! Yok Yaa..

Kömür "Ne var şimdi bunda" mı diyorsunuz? Ya da "Vay be devletin parasıyla utanmadan oy toplamışlar" mı? Siz ne diyorsunuz bilmiyorum ama MHP'li iki milletvekili bu kömür dağıtım işini "yanlış" bulmuş olacaklar ki meclise Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler'in cevaplandırması talebiyle bir soru önergesi sunmuşlar. Sorukları soru, özetle şu: AKP halka ne kadar kömür dağıttı?

Hilmi Güler, yaptıklarının bir hizmet olduğuna inandığından olsa gerek büyük bir mutlulukla cevaplamış MHP'li iki vekilin soru önergesini: Evet, 5.5 yılda yaklaşık 6 milyon ton kömür dağıttık. Bunun değeri de 1 milyar 86 milyon 958 bin YTL'dir, demiş. Ben olsam, ben de bir hizmet yaptığım inancıyla bu açıklamayı yapardım. Ne de olsa kullanılan kaynak, bana emanet edilmiş olan devletin kaynağı. Kaynağı kanalize ettiğim yön ise vatandaş. Bunda, garipsenecek herhangi birşey yok. Vergilerin halka; yol, su, elektrik olarak olmasa da kömür olarak dönemesinden ibaret bu süreç..

İşte bu noktada AKP'yi eleştirenleri anlamıyorum. Tamam, belki etik değil ama oyunun kuralı böyle.. Halk üç kuruşluk kömür, beş kuruşluk erzak paketi istiyor; gerisini önemsemiyor. Bu istediklerini kim halka verirse, halk onun yanında oluyor. AKP sadece devletin kaynaklarını da kullanmıyor, yeşil sermayeyi de bu tür sosyal yardımlara kanalize ediyor. Şehirleri mahalle mahalle ele alıyorlar. CHP Ankara sınırlarını aşamazken, onlar en kıyıda köşede kalmış şehirlerin mahallelerinde çalışıyorlar.

Fakir aileleri saptıyorlar, erzak yardımları yapıyorlar, zeki çocuklarını dersanelerinde üniversiteye hazırlıyorlar, sonrasında kendi sermaye gruplarında işveriyorlar. Hayatın içine giriyorlar, her yerlerde yurtları, dersaneleri var. Peki ya CHP, MHP ne yapıyor? Hayatın içinde ne kadar görebiliyoruz onları?

Bugün Türkiye'de AKP baskınsa, bunu sadece dış güçlere bağlamak kolaycılık olur. Bugün Türkiye'de AKP baskındır, çünkü çalışmıştır.. Çok rahat çalışmalar yürütmüştür çünkü meydanı boş bulmuştur. Bugün de meydan boştur. Meydanı boş bırakan muhalefet, Türkiye'yi altın tepside AKP'ye sunmuştur. Bu sebepten kimse AKP'yi suçlamasın, suçlu olan kömür dağıtan AKP değil, kömür dağıtmayan CHP' ve diğer partilerdir..

Bugün Seçim Olsa, Sandıktan Ne Çıkar?

Seçim Sandığı HaberTürk'ün A&G Araştırma Şirketine yaptırdığı anket hayli ilginç sonuçlar vermiş. Türkiye'nin 7 coğrafi bölgesinde, toplam 22 ilde gerçekleştirilen anket Türkiye'nin sandık başındaki nabzını ortaya koymuş. Sonuçlar şöyle; AKP %35,3 ile birinci pari olma konumunu hala koruyor. AKP'yi takip eden reel bir parti olmadığı için ikinci partimiz Kararsızlar Partisi hala: Kararsızlar toplam oran içerisinde %25,9'u oluşturuyor. Kararsızları %13,2 ile CHP takip ediyor. MHP ile DTP ise sırasıyla %10,1 ve %4,6 oy oranına sahip..

Bu oranlar gösteriyor ki, bugün bir seçim olsa meclisteki koltuk sayısında herhangi bir değişiklik olmayacak. AKP hala Türkiye'nin birinci partisi konumunu koruyor, hem de 22 Temmuz'dan bugüne ilk defa bu kadar güçlü olarak.. Bu ise bize bir değerlendirme yapmayı zorunlu kılıyor. Ergenekon ve sonrasında da Anayasa Mahkemesi'nin AKP'yi kapatabilme ihtimali halkı AKP'ye yöneltmemiş. Oysa, maalesef ben de dahil, birçok isim Anayasa Mahkemesi'nin AKP'yi kapatması halinde AKP'nin oylarının artacağını iddia etmiştim. Kapatmazsa da AKP'nin oyları düşer sanıyordum. Yalnız gelinen noktada görüyoruz ki, yok böyle birşey..

Üşenmedim, gittim Genelkurmay'ın E-Muhtırası öncesi ve sonrasındaki kamuoyu araştırmalarını inceledim. E-Muhtıra'dan önce ve sonra AKP oylarında hiçbir büyük değişiklik yok. Yani buradan çıkartacağımız sonuç, ne Anayasa Mahkemesi'nde AKP'nin kapatılması ne de Genelkurmay'ın çıkışları halkın AKP'ye oy vermesini tetiklemiyor. Yok böyle birşey..

Gündem Mühendisliği..

medya Türkçe'ye bir armağan benden; Gündem Mühendisliği! Sanırım ilk ben kullanıyorum bu tamlamayı, bu sebepten açıklaması da bana düşüyor..

Bugüne kadar pek çok kez duyduk toplum mühendislerini, topluma yön verme çabasındaki insanları. Bugün ise toplum mühendislerinin yerini gündem mühendisleri alıyor, en azından sayısal olarak artış gösteriyor gündem mühendisleri. Gündem yaratıyorlar; istediklerini yazdırıp, istediklerini konuşturuyorlar.. Bunu böyle yazacaksın ya da bu konuda böyle konuşacaksın demiyorlar ama yazılacak veya konuşulacak konuları kendileri belirliyorlar..

Tüm bunları direkt olarak yapmıyor, dolaylı olarak gündemi istedikleri sulara çekiyorlar. Medya içinde de varlar ama sadece belirli bir çevrede etkinler. Durup bir düşününce gündem mühendislerinin varlığını görmek çok da zor değil.. Sadece düşünmek gerekiyor, geride kalan günleri, ayları, yılları.. Türkiye'de en son ne zaman bir icraat yapıldığını hatırlıyor musunuz? Türkiye'de en son ne zaman taş üstüne taş konulduğunu hatırlıyor musunuz? Türkiye'de yaklaşık bir iki yıldan beri en ufak bir icraat yok, sadece sunni gündemler var. İlk olarak Cumhurbaşkanlığı seçimi tüm gündemimizi oluşturdu, ardından türbanlı öğrencilerin üniversitelere sokulma çabaları, ardından AKP'nin kapatılması hakkındaki dava ve şimdi de Ergenekon..

Bu liste böyle uzayıp gidecek, çünkü bundan hükümetler de muhalifler de kendince kazanımlar elde ediyor. Atalarımız lafla peynir gemisinin yürümeyeceğini iddia etseler de bugün lafla bırakın peynir gemisini koca bir Türkiye yürütülüyor.. Halk kendi sorunlarından yabancılaşmış ve başkalarının dertleriyle gerilmekte, işte bu bir mühendislik harikası.. Batının mühendisleri uzaya beş on astronot çıkmakla övüne dursun, bizim mühendislerimiz koca bir yetmiş milyonu bulutların üzerine, hayaller dünyasına çıkartıyor?! Başarı mıdır bu? Başarıdır elbet, adamlar işini tam yapıyor..

Bir DTP Kritiği

dt Patlamalar olur, insanlarımızın kanları Diyarbakır asfaltına dökülür; dağda askerimiz vurulur ama DTP bir türlü kabullenemez PKK'nın bir terör örgütü olduğunu. Herkes haklı olarak bu noktada yüklenir DTP kurmaylarına.. DTP da buna hala bir cevap veremez ve bu tartışma sürüp bugünlere gelir.

Peki ya DTP'nin tek eksik noktası bu mu? Pek tabii, değil! DTP öncelikle "Türkiyeli" olamak söyleminin altını dolduramayan ve bu sebepten kendisiyle çelişen bir parti. DTP'yi her nedense Kaz Dağları, malumunuz dağlardan pek de fazla ilgilendirmiyor!? Veya sosyal güvenlik yasasının çalışanlara yansıyabilecek olumsuzlukları DTP tarafından önemsenmiyor! Ya da, her nedense, DTP mecliste bir toprak reformu önermiyor! "Türkiyeli"yim diyor, fakat anti-emperyalist olamıyor; ABD resepsiyonlarında boy gösteriyor! Bu noktada DTP öncelikle, kendi söylemini; Türkiye'li olmayı başaramıyor!

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.