Üniversite'de Blog Tanıtımı
Bugün üniversitede, Türk Dili dersi sırasında hocamız Meral Akkök seksen öncesi gençlikle günümüz gençliği arasındaki farklara değindi. Onların neler düşünebildiklerini ve daha önemlisi düşündüklerini nasıl ortaya çekinmeden koyabildiklerini anlattı. Bugün ise tüm o anlatılanlar bir ütopyadan farksız görünmekte: Mesela bugün, tüm konuşmaları yapan ve bizlere düşünüp düşüncelerimizi paylaşmamızı öğütleyen hocamız, kürsüye bir öğreciyi davet etti ve herhangi bir konu hakkında görüşlerini paylaşmasını istedi.. İşin acı taradı 200 kişilik amfiden bir tek gönüllü çıkmadı! Bunun üzerine ben cesaretlenerek kürsüye çıkabileceğimi söyledim ve arkadaşlara blogları anlatmaya koyuldum. Sınıfta sanıyorum "blog" kelimesini duyan insan sayısı bir elin parmaklarından çok da fazla değildi. Bu noktada elimden geldiğince blogları ve düşünüp de düşüncelerini paylaşmak isteyen insanlara blogların nasıl aracı olduğunu anlatmaya çalıştım.
Blogları anlatmamız gerektiğine karar verdim bugün. Üniversitelerde bile böylesine küçük bir azınlık tarafından bilinen bir kavramın bu topraklarda etkin ve etkili olması imkanı maalesef yok. Yazıklarımızın daha anlamlı ve en önemlisi satılarımızın daha kuvvetli olması için insanlara blogların ne olup olmadığı anlatmalıyız. Bunun için her blog yazarı elinden geleni yapmalı, hiçbirşey yapamıyorsa çevresindeki insanlara blogları tanıtmaya çalışmalı.. Böylelikle Türkiye'de de bloglar hak ettikleri konuma yükseleceklerdir.









