| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

15 "ermenistan" etiketi kullanan gönderi (sayfa 2)"ermenistan" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Dünya Kocaman Bir Hikaye, Bizler ise Birer Kurban..

dostluk Ece Temelkuran yazmış, Ağrı'nın Derinliği'nde: "Dünya kocaman bir hikayedir. O hikayenin neresine düşer senin varlığın, herhalde bu meraktır insanı geçmişe baktıran." Hepimiz bu hikayede bir rol kapma telaşındayız ve hatta birileri bizlere roller verme telaşında.. Kimimiz Türk oluyoruz hikaye içerisinde, kimimiz Ermeni ya da Kürt.. Sonradan hikayeye göre yaşıyoruz hayatlarımızı.. Bir zamanlar insanların yazdığı o hikaye, bugün insanların hayatlarını yazıyor.. Eğer hikaye içerisindeki Ermeni isek hayatı ve Türkleri 1915 çerçevesinden görüyoruz, yok eğer hikaye içerisindeki Türk isek hayata ve Rumlara "Düşman Rum" çerçevesinden bakabiliyoruz yanlızca..

Bu hikayenin bir parçası olmak ve bu hikayeyi değiştirmeye kalkmak ise çok büyük acılar yaşatabiliyor insana.. Ece Temelkuran'a bırakıyorum sözü: "Çünkü dedim ya, dünya büyük bir hikaye. Size anlatılmış bir hikaye. Bir dua gibi ezberliyoruz onu hepimiz. Tıpkı anlamadan okuduğumuz dualar gibi, ayıklamadan... Çünkü... Bilirsiniz duaları değiştirenlere ne yaparlar. Bütün dualardan mahrum bırakılır ölüleri... Belki ölülerin canını acıtmaz bu, ama geride kalanlar anlar öte tarafa tek başına gideceklerini. Dünya böyle korkutur insanı; duaları, hikayeleri diğiştirirse yalnız öleceğini belleterek."

Bugün hepimiz öyle ya da böyle bir hikayenin parçalarıyız. Bu hikayelere ailelerimiz, toplumumuz ve en sistemli şekilde devletimiz tarafından dahil edildik.. Sırf bu hikayedeki bir karakteriz diye dünyada yüzlerini bile bilmediğimiz milyonlarca düşmanımız olduğuna inandık. Evet, onlar da inandılar.. Onlar da sayıyorlar bizi "en büyük düşman".. Ama düşünce bir, aklı selim, insan anlıyor tüm bu hikayelerin dostuk ve kardeşlik yanında önemsiz olduğunu.. İnsan sarılmak istiyor, bunca yıldır "en büyük düşman" bildiği ama onunla aynı topraklara aynı kültüre ait olduğunu bilmediği insanlara; bir Ermeni'ye ya da bir Rum'a..

Edilgen Bir Türkiye?!

Türkiye edilgen bir ülke yapılmaya çalışılıyor, Türkiye edilgenleştiriliyor diyordum uzunca bir süredir. Şimdilerde farkına varıyorum, Türkiye ne gücüyle ne de gelenekleriyle edilgenleşmeyi kabul edecek bir ülke değil. Edilgenliği bu siyasal sistemin kolay kolay kabullenebileceğini sanmıyorum..

Tüm bunlara rağmen edilgenlik bugünlerde hiç olmadığı kadar fazla.. Bunun sebebi de bizleriz. Türkiye'de insanların beyinleri edilgen, insanların kendileri edilgen. Artık bu edilgenlik öyle bir hal aldı ki bize karşı olan herşeyi Batıdan biliyor ve Batıya karşı elimizden hiçbirşey gelmeyeceğine inanıyoruz. Oysaki gerçek çoğu zaman böyle değil! Biz bu topraklarda yaşıyorsak, bu toprakların geleceğine de bu topraklarda uçan kuşun rotasına da karışma hakkımız var! Bu hakkımızı kullanmak için önümüzde hiçbir engel yok! Bizler kendimize hayali engeller koyuyor ve o engeli aşamayacağımıza inanıyoruz..

Bugün artık herkes şapkasını önüne koyup düşünmeli. Bu ülkenin geleceğinde kendisinin de söz sahibi olduğunu, söz hakkını kullanması gerektiğini fark etmeli. Aksi halde edilgen beyinler, bu siyasal sistemi de edilgen kılacaktır. Bu noktada tek düşman kendimiziz, yani bizim bizden başka düşmanımız yok! Artık aklımızı başımıza almalı ve sözümüzü söylemeliyiz!

"Türk Dünyasının Ölmez Lideri Haydar Aliyev?!"

Haydar Aliyev Haydar Aliyev, bilindik bir isim. Başlıktaki gibi "Türk dünyasının ölmez lideri" olarak sıfatlandırılıyor ve bu sebepten de yukarıdaki başlık Türkiye'de ulusal bir yayın organında manşetten veriliyor. Genel anlamda bizim için Mustafa Kemal ne ise Azeri Türkleri için de Haydar Aliyev o anlama geliyor. Bir baba, bir kurtarıcı olarak değerlendiriliyor..

Şu son zamanlara kadar Haydar Aliyev noktasında, derinlemesine bir bilgi birikimim yoktu. Geçen haftalarda önemli bir sohbet sırasında, bilgi birikimine oldukça güvendiğim bir isim tarafından oldukça şaşırtıcı sözler duydum. Duyduğum şey, daha önce duymamışsanız, eminim sizi de en az benim kadar şaşırtacaktır. Neydi, duyduklarım?  Haydar Aliyev'in sandığımın aksine Türk kökenli olmadığını, baba tarafından Kürt, (daha sonra başka bir kaynaktan öğrendiğim üzere) anne tarafından da Ermeni bir aileden geldiğiydi.

Daha sonra yaptığım araştırmalarda ise daha da çarpıcı bilgiler edindim. Örneğin, Haydar Aliyev'in yakın korumlarının büyük oranda Kürtler arasından seçilmesi, çevresindeki isimlerin genellikle Kürt olması hem söz konusu iddiaları güçlendirdi ve hem de beni daha fazla şaşkınlığa uğrattı. Aliyev'in etnik yapısı elbette, onu değerlendirme noktasında en ufak bir kıstas bile olamaz. Kendisi hangi etnik kökene dayanırsa dayansın, sadece yaptıkları noktasında değerlendirilir. Bu noktada onun etnik kökeni ile onu yüceltmek ya da aşağılamak gibi bir gaye içinde olduğum yanılgısına düşülmesi beni çok üzer. Yapmak istediğim, beni oldukça şaşırtan bu bilgiyi sizlerle paylaşmak ve doğruluğunu tartışmaktır.

Bu bilgilerin değerlendirilmesi kişiden kişiye değişir. Ben tüm bu bilgileri, aslında hiçbir şeyin etnik kökenle alakadar olmadığı ve herşeyin ortak paydalarda buluşmakla ortaya çıktığına olan inancım noktasında değerlendiriyorum. Kafatascçlık yapan birilerinin, birgün kendi kafalarının tasını da ölçmelerini diliyorum.. Daha geçen yıllarda Nihal Atsız'ın kafasının Türk kafa yapısıyla alakasız olduğunu öğrenmiştim, bugün de kaderde Haydar Aliyev varmış. Birileri bunların üzerine düşünmeli, uzun uzun..

Ermenistan'a Giden 10 Puan ve Ermeni Vatandaşlarımız..

Patrikane Eurovision'da son üç yıldır Ermenistan'a 10 puan yolluyoruz. İlk bakışta şaşılası bir puan gibi görünse de aslında bu 10 puan yurdum insanının kozmopolitliğini de ortaya koyuyor. Bu 10 puan bizlere, bizlerle birlikte yaşayan Ermeni vatandaşlarımızın da olduğunu hatırlatıyor. Bazı görmez uydurur yayın organlarımız bu gerçeği farklı yansıtsa da Ermenistan'a giden 10 puanın tek bir açıkması var: o da sandığımızdan fazla Ermeni vatandaşımız olduğu gerçeği..

20 yaşımdayım ve Türkiye'de tek bir Ermeni ile tanışamadım, tanışmayı bırakın tek bir Ermeni görmedim. Bu insanlar nerede ve nasıl yaşıyorlar, bilmiyorum. Büyük ihtimalle aramızda ama büyük bir sessizlik içinde hayatlarını sürdürüyorlar. Türkiye'de kendi içinde yaşayan ve dışa kapalı toplulukların belki de başında geliyor Ermeniler. Kendi kültürlerini kendi içlerinde, hiç dışa vurmadan devam ettiriyorlar. Yok gibi görünüyorlar ama varlar.

Devlet Geleneği ve Ermenistan'da Bayrağımızın Çiğnemesi

Ermenistan Bayrak Dünya üzerinde kurulu yüzün üzerinde devlet ve her devletin kendince gelenekleri mevcut. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de kendisine has geleneğini oluşturabilmiş devletlerden bir tanesi. İmparatorluktan gelen ve Cumhuriyet'le modernleşen pek çok geleneğimiz mevcut.

Bu noktada son günlerde Ermenistan'da yaşanan bayrak yakma ve çiğneme vakasını değerlendirmek istiyorum. Ermeniler yine bilindik soykırım iddialarıyla tüm dünyada etkinlikler düzenlediler ve bu etkinlikler sırasında ellerine geçirdikleri Türk bayraklarını yaktılar, parçaladılar ve hatta çiğneyip üzerilerinden geçtiler. Biz bu manzaraları Anadolu toprağında hiçbir zaman yaşamadık, biz dost olsun düşman olsun hiçbir devletin bayrağını ayağımızın altına almadık, çiğnemedik. Daha geçen aylarda, Genelkurmay Başkanımız başka bir devletin bayrağı işli bir kutlama pastasını kesmeyi nezaketle reddetti. Bayrağa saygı bizim geleneklerimizde olan birşey, bu noktada her yurttaşımız geldiği gelenekten dolayı kendisiyle gurur duymalı..

Bize milli eğitim sistemi içerisinde bunu öğrettiler; kimin olursa olsun bir bayrağa asla basılmaması gerektiğini, bayrağın kutsal olduğunu öğrendik. Keşke bayrağımızı çiğneyen o insanlar da böylesine yüce bir değeri kavrayabilmiş olsalardı?!

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.