Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

5 tane "ertuğrul özkök" etiketli yazı bulundu "ertuğrul özkök" tagli diger ogeler resimler , videolar

Türkiye'nin En Çok Okunan Köşe Yazarı: Haydar Dümen

Köşe yazarları arasında keskin bir rekabet var, hemen hepsi en fazla okunan köşe yazarı olma telaşında. Bunu istiyorlar çünkü patronlarının karşısında okuyucu sayıları kadar anlamlı ve etkili olabiliyorlar. Önceleri yapılan araştırmalarda halka kimi okuduklarını sormuşlar, halk da haliyle Emin Çölaşan, Ertuğrul Özkök ya da Fatih Altaylı gibi isimleri vermiş.. Oysa büyük bir yanlış bu, Türkiye'nin en fazla okunan köşe yazarı ne Ertuğrul Özkök ne Fatih Altaylı ne de bir başkası. Türkiye'nin en fazla okunan köşe yazarı Haydar Dümen. İnsanlar belki bunu açıkça söylemekten çekiniyorlar ama tirajlar bize bunu haykırıyor..

Bir programda Haydar Dümen, ne kadar okuru olduğunu soran bir vatandaşa şu cevabı vermişti: "Posta'da yazmaya başladığım gün, Posta'nın tirajında 60.000 artış oldu. Bu da gösteriyor ki, beni takip eden en azından 60.000 okurum var.." 60.000 okur demek, neredeyse başlı başına bir gazete demek. Öyle ki Türk basınında 60.000 tirajı geçemeyen onlarca gazete var. Haydar Dümen, tek başına onlarca gazeteden fazla okunuyor ülkede. Hangileri mi bu gazeteler, sayayim: 57.000'le Yeniçağ, 55.000'le Taraf, 44.000'le Bugün, 42.000'le Radikal, 26.000'le Tercüman, 15.000'le Referans, 9.000'le Birgün.. İşte bu gazetelerin hiçbir tanesi Haydar Dümen kadar okunmuyor.

Bu durum iyi midir, kötü müdür; bilmiyorum. Burada yapabileceğim iki üç saptama var ama. Öncelikle şunu görüyoruz, halkımızın büyük bölümü cinsellik noktasında bilgisiz. Buna rağmen, ne mutlu ki, en azından bu noktada bilgi edinme telaşı içerisinde. Ayırca dünya genelinde genel geçer bir saptama daha çıkartabiliyoruz bu noktada: cinsellik satar ve sattırır. Posta gazetesi bunu anlamış olduğu için bugün Türkiye'nin en fazla satılan gazetesi..

Bir Hürriyet Klasiği: "Kene mi Mangal mı?"

Kene 26 Mayıs 2008'de "Osman Durmuş Hiç Durmuyor" başlıklı yazımda kene vakasının abartıldığını; bu işin de ulusal ve uluslararası ilaç pazarlamacıları tarafından desteklendiğini yazmış ve şunları eklemiştim: "Durmuş, Türkiye'de 72 milyon insanın yaşadığını ve kene tarafından ısırılan insan sayısının sadece 250, kene ısırığı nedeniyle yaşanan ölüm sayısının ise 30-35 civarında olduğunu söylemiş. Kopartılan yaygaranın da küresel sermaye tarafından yaratıldığını, küresel sermayenin bu yaygara sonucu 1 milyar YTL ilaç sattığını da sözlerine eklemiş Sayın Durmuş.. Açıklaması üzerine fazla bir yorum yapmaya gerek yok; matematik, akıl ve fikir Osman Durmuş'u fazlasıyla haklı çıkartıyor.. "

Bugün gelinen noktda Hürriyet'in internet yayınında yer alan "Kene mi Mangal Mı?" başlıklı haber beni ve Sayın Durmuş'u fazlasıyla haklı çıkartıyor. Hürriyet, kene vakasını kendi deyimiyle; tele-kulak'tan, ekonomiden ve Euro 2008'den daha da önemsiyor? Nedeni ise çok açık, Divex İç ve Dış Ticaret firması yeni ithal ettiği tanesi 10 YTL olan bir ilacın reklamını yaptırtıyor. Haberin tamamı ve kene korkusu, nihayetinde bu firmanın getirdiği ilaçla sonlandırılıyor.

Bu ne haber mantığına ne de gazeteciliğe sığar! İnsanları öncesinde korkutup, sonrasında da hayali korkularına çözümler bulmak ve bu çözümleri satmak veya gizlice reklam etmek ayıptır. Bu haberi Hürriyet'e hiç ama hiç yakıştıramadım! Türkiye'de yazılı basının amiral gemisi saydığımız Hürriyet, biraz olsun tarihi bir misyonu da yerine getirdiğinin bilincinde olmalı ve buna göre hareket etmeli. Böylesine kaba gizlenmeye çalışılan reklamlar, böylesine meçhul pazarlama teknikleri ne Türkiye'ye ne de Hürriyet'e yakışır.

Ertuğrul, Tayyip'e Karşı..

ertuğrul_özkök Hürriyet gazetesi işaret fişeklerini ateşlemiş görünüyor. Ertuğrul Özkök, yolsuzluk dedikodularının zamanla somut deliller de sunacağını ve pek çok yurdum belediyesinde operasyonlar gerçekleşebileceğini yazmış. Belediyeler dışında da iki bakanlıkta büyük operasyonlar bekliyor Özkök..

Belediyeleri geçelim, sonuçta Edirne'de olduğu gibi CHP'lisi de söz konusu olabilir AKP'si veya MHP'si de.. Önemli olan iki bakanlık. Ertuğrul Özkök acaba hangi bakanlıklara operasyon yapılmasını bekliyor, merak ediyorm. Merakımı da zamanla gidereceğim gibi görünüyor. Bu iki bakanlığa yapılacak operasyonlar bir bakıma AKP'ye yapılacak ve eminim Doğan Grubu'nun medya organları bunu alabildiğine değerlendireceklerdir.

Prof. Yalçın Küçük'ün bir teorisi var; Türkiye'de bir iktidar sonun başlangıç aşamasındaysa öncelikle Aydın Doğan gibi isimleri kaybeder. Yalnızlaşır, tek başına kalır ve iktirdardan düşer. Sanırım son günlerde Yalçın Küçük'ün teorisi bir kez daha doğrulanmaya başlıyor. AKP'nin arkasından Doğan'ın ve bu güne kadar yanında olan liberal aydınların çekilmesinin sebebi bu olsa gerek. Ayrıca bugün, dolar 1,23 seviyesine kadar yükseldi. AKP iktidardan nasıl ve neden düşecek sorusunun cevabı da sanırım EKONOMİ olacak..

AKP-Medya Kardeşliği Bozuluyor Mu?

medya3 AKP ilk döneminde halk destediğini bu kadar abartmamış ve kendisine AB hedefini koyarak sağdan soldan destek arayışlarına girmişti. Bu noktada da iş adamları ve bu camianın uzantısı medya AKP'ye ciddi anlamda arka çıkmıştı. Bugün gelinen noktada en azından medya AKP'nin ardından yavaş yavaş çekiliyor. AKP'li denilen gazeteler, AKP'ci denilen köşe yazarları birer birer çark ediyorlar. Çünkü artık AKP arkasında büyük bir halk desteği olduğuna inanıyor, ne AB iddasını öne sürmeye ne de arkasına başka güçler almaya gerek duyuyor. Zaten kendi medyasını da var etmek teleşında..

Bu noktada fonksiyonlarını yitiren veya AB hedefinden uzaklaşılmasıyla Türkiye'nin Ortaçağ karanlığına itileceğine kanaat getiren iş adamları, genel yayın yönetmenleri AKP'yi iğneleyen demeçler vermeye, tutumlar sergilemeye başladı. Bu noktada en belirgin örnek Hürriyet ve genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök..

Bunu pek çok şekilde değerlendirebiliriz. Birincisi artık AKP'ye inanmıyorlar diyebiliriz. İkincisi AKP iktidarının geleceğini parlak görmüyor olabilirler diyebiliriz. Üçüncüsü ciddi anlamda rejim kaygısı duyuyorlar diyebiliriz. Dördüncüsü yukarıda bahsettiğim gibi AKP'ninin artık onları önemsemediğini söyleyebiliriz.  Beşincisi... Altıncısı... Yedincisi...  Daha pek çok neden sayabiliriz. Neden şu an bence bulanık ama AKP'nin ardından medyanın ve iş dünyasının yavaş yavaş çekildiği çok net.

Oyuna Gelme! Oyunu Sen Yönet!

Basın Türkiye'de en fazla oyun oynanan ve kullanılan mecra. Bir oyun bitiyor, arkasından bir diğeri başlıyor ve bu düzen aksamadan devam ediyor. Bu gün de bir oyun oyanıyor ve oyunu oynayanlar her zaman olduğu gibi kazanıyorlar...

Mevzumuz Hürriyet gazetesi! Emin Çölaşan'ın işine son verilmesi sonrası, Perşembe günü tirajı aniden 30.000 düşen Hürriyet ardından da 44.000 okurunu kaybetti. Bu böyle gidemezdi, gazetenin dehalarından Ertuğrul Özkök olaya el koydu. Kaybedilen okurlar bir an önce tekrar kazanlımalıydı! Ertuğrul Özkök hemen işe koyuldu. Kardeş kuruluşta bir canlı yayına katılan başbakanın Bekir Coşkun için sarf ettiği talihsiz bir sözünü cımbızlayarak manşet yaptı. Ardından da Hürriyet'te yapmacık bir muhalefet başladı. Böylece Emin Çölaşan'ın kapı dışarı edilmesiyle kaybedilen, genellikle AKP'nin duruşunu benimsemeyen kitle gazeteye geri çekilmeye çalışıldı. Ki son günlerdeki tirajlar bu kitlenin gazeteye yavaş yavaş döndüğünü göstermekte. Bu noktada Hürriyet'e boykot edin gibi bir önerim olmayacak, sadece gazete okumanın aslında yazılan o satırları okumaktan çok daha kompleks birşey olduğunu görmenizi diliyorum. Bu dileğim gerçekleştiği taktirde, Ertuğrul Özkök dehası gerekeni yine yapacaktır ama bu gelişme süreci sonrası basınımız nitelik kazanacaktır.

Not: Bloguma Ertuğrul Özkök gibi dehalar aranmakta, kendisine güvenen okurlarım okan_yuksel@yahoo.com adresini kullanabilirler :)))

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.