Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

3 tane "gazetecilik" etiketli yazı bulundu "gazetecilik" tagli diger ogeler resimler , videolar

Türkiye'nin En Çok Okunan Köşe Yazarı: Haydar Dümen

Köşe yazarları arasında keskin bir rekabet var, hemen hepsi en fazla okunan köşe yazarı olma telaşında. Bunu istiyorlar çünkü patronlarının karşısında okuyucu sayıları kadar anlamlı ve etkili olabiliyorlar. Önceleri yapılan araştırmalarda halka kimi okuduklarını sormuşlar, halk da haliyle Emin Çölaşan, Ertuğrul Özkök ya da Fatih Altaylı gibi isimleri vermiş.. Oysa büyük bir yanlış bu, Türkiye'nin en fazla okunan köşe yazarı ne Ertuğrul Özkök ne Fatih Altaylı ne de bir başkası. Türkiye'nin en fazla okunan köşe yazarı Haydar Dümen. İnsanlar belki bunu açıkça söylemekten çekiniyorlar ama tirajlar bize bunu haykırıyor..

Bir programda Haydar Dümen, ne kadar okuru olduğunu soran bir vatandaşa şu cevabı vermişti: "Posta'da yazmaya başladığım gün, Posta'nın tirajında 60.000 artış oldu. Bu da gösteriyor ki, beni takip eden en azından 60.000 okurum var.." 60.000 okur demek, neredeyse başlı başına bir gazete demek. Öyle ki Türk basınında 60.000 tirajı geçemeyen onlarca gazete var. Haydar Dümen, tek başına onlarca gazeteden fazla okunuyor ülkede. Hangileri mi bu gazeteler, sayayim: 57.000'le Yeniçağ, 55.000'le Taraf, 44.000'le Bugün, 42.000'le Radikal, 26.000'le Tercüman, 15.000'le Referans, 9.000'le Birgün.. İşte bu gazetelerin hiçbir tanesi Haydar Dümen kadar okunmuyor.

Bu durum iyi midir, kötü müdür; bilmiyorum. Burada yapabileceğim iki üç saptama var ama. Öncelikle şunu görüyoruz, halkımızın büyük bölümü cinsellik noktasında bilgisiz. Buna rağmen, ne mutlu ki, en azından bu noktada bilgi edinme telaşı içerisinde. Ayırca dünya genelinde genel geçer bir saptama daha çıkartabiliyoruz bu noktada: cinsellik satar ve sattırır. Posta gazetesi bunu anlamış olduğu için bugün Türkiye'nin en fazla satılan gazetesi..

Cumhurbaşkanının PKK'lıları Affetmesi ve Yeşil Medya

Ahmet Necdet Sezer bu noktada çok defa itham altında bırakıldı. Özellikle Zaman ve Yeni Şafak gazetesi Ahmet Necdet Sezer'i hoş olmayan haberlerle PKK'lılara arka çıkıyor gibi gösterdi, kendilerince bir açık yakaladıklarına inandılar ve tüm güçleriyle saldırdılar. Olayın zevkine o kadar daldılar ki olayın gerçek yüzünü bile göremediler. Oysaki PKK'lıları affettiği için suçladıkları Cumhurbaşkanı'nın önüne gelen liseyi AKP'li Adalet Bakanı hazırlamıştı. Yani PKK'lı isimlerin tahliye talebini AKP'li Adalet bakanı Cemil Çiçek imzalamıştı!

Bugün aynı şeyleri Abdullah Gül yapıyor, PKK'lı militanları affediyor. Hiç bakıyor musunuz Zaman ve Yeni Şafak'ın haberlerine? En ufak bir olumsuz itham yok! Buna ne denir bilmiyorum ama gazetecilik denilmeyeceğinden eminim.. Bu çifte standartı hiç hoş karşılamıyorum. İslam gömleğini giymiş bu iki gazte acaba ne kadar anlamışlar İslam ahlakını!? Bence her ikisine de anlatmalı İslam ahlakında böylesine döneklik ve çifte standart olmadığını!

Oyuna Gelme! Oyunu Sen Yönet!

Basın Türkiye'de en fazla oyun oynanan ve kullanılan mecra. Bir oyun bitiyor, arkasından bir diğeri başlıyor ve bu düzen aksamadan devam ediyor. Bu gün de bir oyun oyanıyor ve oyunu oynayanlar her zaman olduğu gibi kazanıyorlar...

Mevzumuz Hürriyet gazetesi! Emin Çölaşan'ın işine son verilmesi sonrası, Perşembe günü tirajı aniden 30.000 düşen Hürriyet ardından da 44.000 okurunu kaybetti. Bu böyle gidemezdi, gazetenin dehalarından Ertuğrul Özkök olaya el koydu. Kaybedilen okurlar bir an önce tekrar kazanlımalıydı! Ertuğrul Özkök hemen işe koyuldu. Kardeş kuruluşta bir canlı yayına katılan başbakanın Bekir Coşkun için sarf ettiği talihsiz bir sözünü cımbızlayarak manşet yaptı. Ardından da Hürriyet'te yapmacık bir muhalefet başladı. Böylece Emin Çölaşan'ın kapı dışarı edilmesiyle kaybedilen, genellikle AKP'nin duruşunu benimsemeyen kitle gazeteye geri çekilmeye çalışıldı. Ki son günlerdeki tirajlar bu kitlenin gazeteye yavaş yavaş döndüğünü göstermekte. Bu noktada Hürriyet'e boykot edin gibi bir önerim olmayacak, sadece gazete okumanın aslında yazılan o satırları okumaktan çok daha kompleks birşey olduğunu görmenizi diliyorum. Bu dileğim gerçekleştiği taktirde, Ertuğrul Özkök dehası gerekeni yine yapacaktır ama bu gelişme süreci sonrası basınımız nitelik kazanacaktır.

Not: Bloguma Ertuğrul Özkök gibi dehalar aranmakta, kendisine güvenen okurlarım okan_yuksel@yahoo.com adresini kullanabilirler :)))

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.