Gazze'ye Sadece Para Yardımı Yapmak Ne Kadar Doğru?
İsrail'in Filistin'e karşı aşırı güç kullanması yine binlerce masumun canına mal oldu. Bir o kadar da yaralı insan var Gazze'de ve ortada bir açlık hüküm sürüyor. İnsanların evleri yıkıldı, anneleri babaları ve belki de gencecik çocukları öldü. Ne mutlu ki yurdum insanı, o insanların acısını kendi acısı bildi: binlerce kilometre ötedeki acıyı yüreğinde hissetme büyüklüğünü gösterdi Türkiye'de insanlar.
Onların acısına ortak olunca, haliyle bu acıya bir son vermek için gerek resmi, gerek özel pek çok kampanya düzenlendi. Bugün hala son sürat sürüyor bu yardım kampanyaları, insanlar ceplerinde ne varsa veriyorlar, Gazze halkı için.. Ama bir sorun var, çok önemli bir sorun. Gazze'deki insanların karnı doysun diye verdiğimiz paralar insanların karnını o kadar da doyurmuyor. Neden mi? Nedeni açık, İsrail Filistin'e uyguladığı ambargo. Kerem Şalom ya da Refahiye, her iki sınır kapısından da gıda geçişine izin verilmiyor. Deniz ise İsrail gemilerince abluka altında tutuluyor, yani deniz yolu da kapalı. Peki, verdiğimiz paralarla Gazze'ye nasıl gıda ulaşıyor? Verdiğimiz paralar Gazze'ye gıda olarak değil, nakit olarak gidiyor ve bu paralarla Gazze içindeki mevcut gıda pazarlarında gıdaya çevrilerek hakla dağıtılıyor. Böylece yemekte bir tutam tuzumuz dahi olmuyor, ayrıca halkın burnundan getiren karaborsa ekonomisini desteklemiş oluyoruz.
Gazze halkı bizden daha fazla ve farklı bir destek bekliyor. Bunu devlet eliyle, diplomasi aracılığıyla yapılması gerekiyor. Öncelikli olarak İsrail'in ambargosuna bir son verilmesi için bugünden daha farklı ve gerçekçi bir dış politika üretilmeli, aksi halde cebimizdeki tüm parayı versek bile Gazze sınırından içeri bir tek süt şişesi bile sokamayacağız.






