Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

2 tane "ilişki" etiketli yazı bulundu "ilişki" tagli diger ogeler resimler , videolar

Dostluk..

dostluk Malumunuz, uluslararsı ilişkiler okuyorum. Devetleri, devletlerin karar verme aşamalarını, bu aşamalara etki eden faktörleri falan filan.. Bunun yanında siyaset bilimi de görüyoruz, bu da cabası. Bu noktada devletlerden çok insana dair çıkarımlar yapıyorum ben, daha farklı bir söyleyişle insanlar ve devletler pek de farklı düşünmüyorlar. Sanki uluslararası toplum, arkadaş ortamımızdan hiç de farklı değil..

Ülkeler, aynı zamanda insanlar, Machiavelli'den bugüne "ben"cil davranmak ve duygularını bir tarafa koymak durumundalar. Bu durum da benim dost anlayışımla bağdaşmıyor. Özel ilişkilerimde olan görüşlerim dostluk için de geçerli. Yani insan dostlarıyla dostluklarını devam etmek için planlar yapmak durumda olmamlı. Dostluk politik birşey olmamalı, en anlamlı tarifiyle; insan kendisini rahatlıkla dostunun kollarına bırakabilmeli.

Gerçek hayat böyle değil, ne yazık ki. Kafamda kurduğum "dost", gereçek hayatta karşılığını bulamıyor ve yine bana, daha doğrusu insana, yalnızlık düşüyor. Yalnız olduğumu/zu görüyorum ve bu benim daha dik durmama vesile oluyor. Ayaklarım üzerinde duruyorum, çünkü bu hayatta yalnızım.

Peki dostlar ne oluyor, hayatımda nasıl bir yer işgal ediyor? Dostlar hayatımda işbirliği yaptığım ve ortak amaçlara sahip olduğum insanlar oluyorlar. Dostluğa bir antlaşma olarak bakıyorum, dostluk kağıda dökülmemiş ama kuralları ve özellikle denklemi olan bir antlaşma! Bu noktada size bir reçete sunma gereği duyuyorum. Daha doğrusu dostluğun denklemini sunuyorum, Schopenhauer'in kalemiden: İster kadın, ister erkek olsun, insanlara onlarsız da yapabileceğinizi hissettirmek isabetli bir hareket olur. Ve bu dostluğu kuvvetlendirir. Bu noktada doslarınıza onlarsız da yapabileceğinizi, dostluğunuzun sıhhati açısından mutlaka hissettirin derim.. Denenmiş ve başarısı tarafımdan onaylanmıştır :))

Not: Blog yazarı bu kadar gerçekçi olmalı mı, acaba? Yoksa blogları toz pembe dünyaların bir yansıması olarak görmek ve toz pembe yazılar mı kaleme almalı? Bu noktada da düşüncelerinizi paylaşmanızı dilerim. Saygı ve sevgiler..

Kazanmak, Kazanmak, Kazanmak...

çocuk55 Hayatta malumunuz her zaman birşeylerin peşinden koşuyor, kazanmak uğruna kendimizden birşeyler veriyoruz. Çoğu zaman verdiklerimizden fazlasını kazanıyoruz, kimi zaman sadece kaybetmekle yetiniyoruz. Gerçi mevzumuz bunlar değil, bugün mevzu sadece "kazanmak".

Hayatta herşeyi kazanabiliyoruz; ÖSS'yi ders çalışarak, yeni bir arabayı veya evi emeğimiz karşılığında kazanabiliyoruz. Kapitalizm tüm acımasızlığıyla birlikte bizlere bunu sunabiliyor. Ama hayatta herşey kazanılamamalı; örneğin ben seveceğim kızı kazanmamalıyım! Evet hayatta herşeyin bir yolu yordamı var ama insan dostunu, belki de aşkını nasıl kuralları belirlenmiş bir yolda yürüyerek kazanır ki? Ben dostumu veya aşkımı kazanmışsam onların dostluğu veya sevgililiği nerede kalıyor? Bir insanı elde etmenin yolu veya belirli bir bedeli olmamalı ya, insan biraz farklı olmalı...

Ama olmuyor değil mi? Bu noktada aciziz. Hayatta herşeyin kazanılması; herşeyi kazanmak için belirli bir yolun, yordamın olması hoş değil. Hani vardır ya "Erkekleri etkilemenin 100 yolu" veya "Burcuna göre kadınları etkilemenin yolları." vari kitaplar, bunlardan da dert yanıyorum. Ya ben sevdiğim insanı daha önceden belirlenmiş yollardan etkileyip kazanabileceksem, o insan nasıl sevgilim olur?

Hayat ve sevgi zaman zaman çok zor ve daha da acısı tek kişilik. Ben sevdiğim insanı kazanmak istemiyorum, aksi halde insanlığımdan birşeyler yiğtirmekten korkuyorum. Çünkü sadece hayvanların birbirini etkileme klişeleri olduğuna inanıyorum, insanların değil. Ve ben bunları yazarken simge durumuna indirgenmiş bir web sayfasında "İnsanın en yakını maymunlar. Hatta bu benzerlik son bulgularla yüzde 99'a çıkıyor" yazıyor...

Ve ben de sizlere sesleniyorum. Acı ama üstün insan olma yolunda hala tek bir adım dahi atamamışız. Olsa olsa "hayvanlar alemi +1" dir değerimiz. Ve 18 yılda şunu öğrendim: Okan, hayatta çok seveceğin dostların veya sevgililerin olacak ama hiç birisi senin "bir tanen" olamayacak. Çünkü onların acı da olsa bir bedeli ve bu bedeli ödeyecek senden başka insanlar da var olacak. Hal böyleyken aşkın ve sevginin bedensel ihtiyatçan öte olduğunu kim söyleyebilir. 2007 yılının şu soğuk 24 Eylül'ünde bir selam da benden olsun sana Freud...

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.