| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

14 "internet" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"internet" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Facebook'ta Profilinize Kim Bakmış?

Facebook Profilime Kim Baktı Yurdum insanı zamanla facebook'u da çözmeye başladı. Önceleri facebook üzerine genel değerlendirmeler üzerine yazarken artık eklentiler üzerine yazılar kaleme almaya başladık. Artık yurdum insanının profilinde de bin bir çeşit eklenti ve birbirinden ilginç onlarca grup var..

Şu zon zamanlarda bir eklenti var ki diğerlerini çok çok gerilerde bırakmış durumda. Eklenti, malumunuz: Profilime kim baktı? Gerçek midir, değil midir? Pek tabi, gerçek değildir. İnsanlar profillerini kimlerin ziyaret ettiğini maalesef daha uzunca bir süre ve belki de hiçbir zaman öğrenemeyecekler. Peki bugünkü eklentiler yalan mı söylüyor? Maalesef, öyle.. Profilinize baktığı söylenen insanlar maalesef profilinize bakmıyor.

Gelecekte de böylesine eklentilerin olmasını kimse beklememeli. İnsanlar, doğaları gereği, diğer insanların profillerini inceliyorlar ve bunun bilinmesinden de çoğu zaman rahatsızlık duyuyorlar. Facebook'u yürüten ekip ise bunun fazlasıyla farkında. Eğer kimin, hangi profili incelediğini gösterirlerse Facebook'taki trafiğin bir anda duracağının farkındalar. İşte bu sebepten dolayı, olmayacak duaya boş yere amin demeyin..

Yerel Medya; Yerel Gazete ve Televizyonlar

Gazete Arşiv Bilmiyorum, siz de benim gibi misiniz? Ben, gittiğim hemen her il ve ilçede bölgeye ait yerel bir gazete bulma telaşına düşerim. Bu noktada yerel gazetelere aşinalığım oldukça fazla. Nasıllardır, kaç sayfadırlar, taraflılıkları ne ölçüdedir hemen hepsi hakkında az çok bilgi sahibiyimdir. Internet sağolsun, artık oturduğum yerden yerel yayınlara ulaşabiliyorum. Türkiye'nin diğer ucundaki yerel bir yayına ulaşmak artık saniyelerimi almıyor. Hal böyle olunca da bu yayınları sürekli olarak izleyebiliyorum. İzlerken de Türkiye'de blog yazarlarının ne kadar da iyi yazarlar olduğunu görme fırsatım oluyor.

Bu noktada bir karşılaştırma kaçınılmaz oluyor. İnsan ister istemez, maddi getiri beklentisi olmadan yazan blog yazarları ile, maaşla çalışan yerel medya yazarlarını karşılaştırıyor. İnanın, yerel medya dökülüyor! İmla hataları, anlatım bozuklukları ve bolca mantıksal tutarsızlıklardan başka çok da birşey göremiyorsunuz yerel medyada. Örneğin, bir zamanlar ATV ekranlarında Savaş Ay'la programlar yapan, şu anda yerel Ekspress gazetesinde de yazan Yüksel Mert'in "Hüseyin Bayrak'ın Cinleri!.." başlıklı yazısına bir bakalım..

Sayın Mert'in tüm yazısını değil ama sadece ilk iki cümlesini paylaşmak yeterli olacaktır sanıyorum: "Köşe Yazarımız değerli dostum Hüseyin Bayrak'la uzun zamandır görüşüyorum tanımaya çalışıyorum. Beraber 'Allah'ın Yürü Ya Kulum Dediği İşte O Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN' isminde birlikte yazdığımız bir kitabımız bile var." Düzeltilecek o kadar çok hata var ki, nereden başlamalı? Öncelikle "Köşe Yazarımız.."ın "y" sini küçültelim. Sonrasında, yanına bir virgül kayarak devam edelim. "görüşüyorum" ve sonrasında gelen "tanımaya çalışıyorum" arasına da bir virgül ekleyelim. "Allah'ın Yürü Ya Kulum Dediği İşte O Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN" kitabını beraber ve birlikte yazmaları anlamsız olduğu için ya "beraber"i ya da "birlikte"yi cümleden atalım.. (Bu arada kitap ismi on numara olmuş, o ne isimdir öyle.)

Yazının devamındaki cümleleri de teker teker düzeltmek isterdim ama buna sizin sabredemeyeceğinizi biliyorum. Yazıyı yazmak amacım da zaten yerel medya çalışanlarının hatalarını düzeltmek değil. O insanların, çoğu benim abim, amcam yaşlarındalar. Aldıkları maaşlar çok cüzi miktarlarda. Bu noktada saygıyı hak ediyorlar.. Amacım, onlara seslenmek; birşeyleri daha iyi yapabileceklerine olan inancımı onlara söylemekti. Umarım başarılı olurum..

Eve Internet Bağlatmak ya da Bağlatmamak..

Eve internet bağlatmak için koca bir günümü vereceğim. Öncelikle eve telefon bağlatacak ve sonrasında da ADSL başvursu yapacağım. Böylece hiç gerek yokken ayda 15 YTL sadece telefona sabit ücret ve üstüne üstlük de 30 YTL internet ücreti ödeyeceğim. Aylık internet masrafım da böylece 45 YTL olacak.. Bir de birileri utanmadan dünyanın en ucuz internet erişiminin Türkiye'de olduğunu yazıyor. Yok artık daha neler..

Ayrıca Türk Telekom'un, hala, internet hizmeti için telefon alma zorunluluğu koşması çok anlamsız. Bu ülkenin hukuk bilir internet kullanıcıları, mahkemeler sizi bekliyor. Hepimiz hakkımızı arıyalım. Davalar çok uzun sürmeyecektir, çünkü emsal davalar söz konusu..

II. Bursa Blog Yazarları Buluşması

Bursa Blog Yazarları Buluşması Ve beklenen güne yaklaşıyoruz. II. Bursa Blog Yazarları Buluşması Ekim ayı içerisinde, büyük ihtimalle 18 Ekim 2008 Cumartesi günü yapılacak. Organizasyon birincisinin aksine ulusal boyutta organize edilmeye çalışılacak. 18 Ekim'e kadar sizlere organizasyon ile ilgili gelişmeleri, hazırladığımız süprizlere dair tüyoları burada paylaşacağım..

Şu an için sponsor arayışımız sürüyor. Sponsorların sağlayacağı finansman ile Türkiye'de pek çok ilki gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Herşeyi ilerleyen süreçte teker teker paylaşacağım. Ama bugün, hemen herşey çok taze iken sadece şunu belirtmekle yetineceğim: "Bu buluşmada Türkiye'de pek çok ilke imza atacak!"

KeyLife TV Yayın Hayatına Başladı..

KeyLife Uzun süredir alt yapı çalışmaları süren KeyLife Tv sonunda test yayınına başladı. Bu güzel haberi KeyLife'ın alt yapı çalışmalarını yürüten ve ilerleyen süreçte proje yönetimini üstlenecek Gökçen Karan'dan aldım. Açıkçası bu haberle internette görsel medyaya olan inancım perçinlenmiş oldu. Oda Tv, Televidyon ve şimdi de KeyLife Tv.. Umarım bu hızlı ilerleyiş, ivmelenerek devam eder ve böylece görsel medya tekellerden, oligopol bir yapıdan kurtulur.

KeyLife Tv, açıkçası, beni oldukça ümitlendirdi. Şu an için çok zengin bir arşive sahip olmasa da kısa bir süre içerisinde bu arşivi oluşturacağa benziyor. Program çeşitliliği oldukça fazla, bu noktada Televidyon'dan ayrılıyor. KeyLife'ta astrolojiden teknolojiye, uluslararası magazinden yerel edebiyat bültenlerine kadar oldukça geniş bir çeşitlilik sunulmuş. Ben özellikle Gökçen Bey ve Seda Cebeci'nin sundukları Kültür Kazanı adlı programı tuttum. Programın 2. bölümünde edebiyat dünyasının vampirle ilişkisi ve "vampirli kitaplar"dan bahsedilmiş. Oldukça ilginç olmuş.

Sözün özü, özgür medyanın internetle hayat bulacağına olan inancım bir kez de KeyLife Tv ile perçinlenmiş oldu. Bu noktada projeye en azından bir göz atmanızı öneriyor ve bu projede emeği geçen herkese teşekkürlerimi iletiyorum..

Bir YouTube Yasağı Daha: DailyMotion'a Erişim Yasağı

DailyMotion YouTube yasağı kalktı kalkacak diye beklerken az önce bir yasak haberi daha aldım. Daha doğru bir video aramak için girdiğim www.dailymotion.com adresine karşılık, karşıma bilindik karar yazısı çıktı: "Bu siteye erişim mahkeme kararıyla egellenmiştir.". Şu an için kararı veren mahkeme ve kararın nedeni hakkında bir açıklama da bulunulmuyor sitede.

Önceleri YouTube yasağını kısa süre olacağı öngörüsüyle haklı da bulmuş birisi olarak, bugün gelinen noktada yapılanlara "Bu kadarı da fazla artık!" diyorum. Bizler YouTube açılacak diye beklerken DailyMotion'u da kapattılar. Yaşanan süreç üzücü, internet "21. yüzyılın en özgür ortamı" sıfatını maalesef kaybediyor. Artık sanıldığı kadar ve belki de hiç özgür bir ortam değil internet.. Yakında bizi de kapatırlarsa hiç şaşırmayın.. Ciddiyim..

Televidyon: 21. Yüzyılın Televizyonu

Televidyo OdaTV.com yayın hayatına başladığı ilk günlerde Türkiye'de görsel internet haberciliğinin başladığını ve bundan duyduğum memnuniyeti yine bu satırlarda belirtmiştim. Gelinen süreçte iş sadece internetten görsel habercilik yapmakla kalmadı ve internetten yayın yapan televizyonlar kurulmaya başladı. İşte bunlardan bir tanesi Televidyon. Şu an için teknoloji ve bilişim ağırlıklı dört programla yayın hayatını sürdürüyor ama yakın zamanda yeni programlarla da karşımıza çıkacağına dair haberler alıyorum. Bu noktada Televidyon'un kapılarının herkese açık olduğunu da untumadan söyleyeyim; kendinize güveniyorsanız ve İstanbul'da ikamet ediyorsanız bu imkanı mutlaka değerlendirmelisiniz.

Televidyon'un dışında bu tür bir projeyi koordine eden diğer bir isim de Gökçen Karan. Gökçen Bey, uzun zamadır bir internet televizyonunun alt yapısını kurmakla uğraşıyor. Sanırım kısa zamanda onun projesini de görme mutluluğunu yaşayacağız.

Sektörde yaşanan bu olaylar bana umut veriyor. Sık sık görüştüğüm blog yazarı dostlarımın da bu internet televizyonu işine girecek olmasından da ayrı bir mutluluk duyuyorum. Umarım yeni açılan bu yolda herkes amacına ulaşabilir..

Bursa Blog Yazarları Buluşması Gerçekleştirildi..

Bursa Blog Yazarları Buluşması, Kültür Park'ta Ender Aile Çay Bahçesi'nde büyük bir katılımla (20'nin üzerinde) gerçekleşti. Bursa, Çanakkale ve İstanbul'dan birçok blog yazarının katıldığı buluşma toplantısında konferans ve söyleşiler düzenlendi. İstanbul, Ankara ve İzmir'in ardından biz Bursa'dan yazan blogcular da böylelikle Türkiye blogosferine "Biz de buradayız.." dedik..

Toplantıda pek çok blogcu birbirleriyle tanışma ve görüşlerini paylaşma imkanı buldu. Levent Özen'in verdiği konferansta, blog yazarları blogosfer içerisinde maddi getirinin nasıl sağlanacağını bir kez daha görme/dinleme imkanı buldular. Ardından Kültür Park'ın mülkemmel doğasına hakim bir terasta tüm blog yazarlarının katıldığı söyleşi ve çay/pasta kısmına geçildi.

Organizasyonun ev sahibi olarak, önayak olduğum birşeylerin insanlar tarafından takdir edildiğini görme mutluluğunu yaşadım. Umarım Bursa Blog Yazarları Buluşması'nın 2.leri, 3.lüleri de böylesine güzel ve bol katılımla geçer..

Organizasyonda varlıklarıyla beni yalnız bırakmayan ve destekleyen tüm katılımcılara teşekkür ederim: Levent Özen, Canay IşıkmanAli Ayvaz, Emel Şen, Burak Tolga ÖzenTuğçe Aytürk, Yasin Ürütürk, Elif Akın, Ertuğ Telli, İrem ŞardaşlarFatih Usta, Seda SavaşFatih İpek, Abdullah Arıs, Serhat İpşir, Yunus Günaydın ve diğer tüm katılımcı ve destekçiler...

İnternet, Bilgi Denizi ve Blog Yazarlığı

internet Gelişen bilgisayar ve internet teknolojileri hayatımızı çepeçevre sarmış durumda. Günümüzün büyük bir bölümünü bilgisayar başında ve çoğunlukla internete bağlı bir sistemle geçiriyoruz. Evde, okulda vaya işte vazgeçilmezlerimiz arasında artık bilgisayarlar..

Tüm bunlara rağmen, internette mevcut Türkçe bilgi oldukça az. Bu noktada interneti bir bilgi denizi olarak göremiyorum, bir deniz bu kadar sığ olamaz. Karşımızdaki görüntü, benzetmeye uygun olarak uçsuz bucaksız bir denizi andırıyor. Aklınıza gelebilecek her alanda bilgi bulabiliyorsunuz. Ancak elde ettiğiniz bilgiler en fazla ansiklopedik düzeyde oluyor, daha derinlemesine en ufak bir bilgi kırıntısı bulmak bile olanaksızlaşıyor.. Kendimden yola çıkarak bir örnek vereyim, geçen aylarda ünlü gezeteci Bedii Faik'in anılarını okurken karşıma Ordu Süvari Ekibi çıktı. Türk süvarilerinin Mussolini karşısında kazandıkları büyük başarıyı okudum ve bunu internette paylaşmak istedim. Mussolini ve Ordu Süvari Ekibi başlığında yayınladığım yazıyı hazırlarken internette küçük bir tarama yaptım ve bu büyük başarıyla ilgili sadece üç beş satır bulabildim.. Bugün siz "Ordu Süvari Ekibi"ni Google'da ararsanız ilk olrak benim yazım karşınıza çıkacaktır. Bu da demek oluyor ki, blog yazarları yazılarıyla internet denizini genişletme ve daha da önemlisi derinleştirme olanağına sahipler.

Türkçe blog sayısı ve blog yazarlarının niteliği arttıkçe Türkçe bilgi denizimiz genişeyecek ve derinleşecektir. Bu noktada ben birşeyler biliyorum diyen her insanı blog yazmaya davet ediyorum..

Bilgi İhbar Merkezi

internett İnternet noktasında dün ile bugün arasındaki en önemli fark internet okurluğundan internet yazarlığına olan geçiştir. İnternet'in Türkiye'ye gelmesi ve yaygınlaşması sırasında halkın genel eğilimi internet okurluğuydu. İnsanımız internette gazete okur, daha önceden yazılmış bilgileri bulur ve internette sunulanla yetinirdi. Bugün ise durum çok daha farklı, artık forumlar ve bloglar sayesinde insanımız internet yazarlığı da yaparak internette kendi düşüncelerini var kılabiliyor.

Bu noktada ise milyonlarca bilgi doluyor internet ortamına, bu bilgilerin güvenilirliği ve yasallığı ise çoğu zaman sorgulanmıyor. Sorgulanmayan ve çokluğu bakımından kontrole tabi tutulmayan bu bilgilerin yasallığı da söz konusu olmuyor. Bugün halayayında bulunan ve şikayet edildiğinde gerekli işlemin yapılabileceği on binlerce yayın var. Bu noktada sizlerin yardımlarına ihtiyaç duyuluyor.

İntihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynatılması için yer ve imkan sağlama, Atatütk aleyhine suç işleme noktasında yayın yapan tüm internet siteleri sizlerin ihbarlarıyla kapatılabilir. Bunun için yapmanız gereken http://www.ihbarweb.org.tr adresindeki forumu doldurmak ya da 0312 582 82 82'yi aramak.

Daha temiz bir İnternet için herkese görev düşüyor. Bu noktada özgür bir internet ortamı yara alır mı, pek sanmıyorum. Mustafa Kemal'e hakaret etmek, ya da çocukları cinsel olarak istismar etmek özgürlük sayılmamalı. Yalnız işin müstehcenlik boyutuna anlam veremedim, kimi ne ilgilendiriyor?!

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.