Eksik Etek
Zaman zaman kasten muhabbetini açıyorum kız arkadaşlarıma: ileride eşinden şiddet görme ihtimalin çok yüksek, diyorum. Genellikle gülüyorlar, diretiyorum: isitatislikler söylüyor, yoksa benim böyle ütopyalarım yok diyorum. Genellikle hala gülmeye devam ediyorlar..
Garip bir tebessüm. Şaşırıyorum, anlam veremiyorum. Bana inanmadıklarını düşünüp, gazete küpürlerini veriyorum ellerine: Türk kadının %90'ının psikolojik şiddete maruz kaldığını aşağılandığını, %40'ının bedensel şiddete maaruz bırakıldığını görsünler istiyorum. Gülüyorlar hala, garip bir tebessüm bu..
Üniversitede olduğumuzu düşünüyorum, hocalarımızın "siz bu ülke piramidinin başındaki %4'lük kesimsiniz" edebiyatını düşünüyorum.. Arkadaşlarıma bakıyorum: sessizliklerine, tebessümlerine..
Yalnız arada bir kabullenmiyorlar, şiddetle savunuyorlar kadını. Oysa yine hatalar yapıyorlar: kadın bugün Türkiye'de var, diyorlar. Hayır, diyorum: kadın bugün Türkiye'de yok. Mecliste yok, hastanede yok, üniversitede yok, hayatta kadınımız yok.. Gülüyorlar hala, garip bir tebessüm bu..
Düşünün, diyorum: hangi siyasal örgütlenmenin başında bir kadın var? Düşünmüyorlar, üzülüyorum. Belki düşünseler, kadınlarımızın %15'i kocaları tarafından tecavüze uğramaz.. Biraz düşünseler, kadınlarımız bugünden çok daha mutlu olurlar..
Ama hayır, kadınımız vurduğu zaman kıracak bir erkek arıyor! Kime vuracağını önemsemiyor eşinin, vurabilmesini önemsiyor. İlerleyen yıllarda bu vurucu embesillerin gücü sadece eşlerine yetiyor, bol bol morarıyor kadınlarımızın suratları. Üzülmemek istiyorum, görünen köy kılavuz istemez demek istiyorum, onların zamanında yaptığı gibi tebessüm etmek istiyorum ama olmuyor: oturup bu satırları yazıyorum..






