Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

3 tane "kalkınma" etiketli yazı bulundu "kalkınma" tagli diger ogeler resimler , videolar

Kalkınmak İçin Genel Eğitim Şart DEĞİL!

Daha öncesinde de yazmıştım (Kitle Eğitimi? Özel Yetenek Eğitimi?) ve sormuştum okurlarıma "Kitle eğitimi mi, özel yetenek eğitimi mi?" diye.. Bugün hala harahetle süren Prof. Erol Güngör araştırmam sırasında öyle bir paragraf okudum ki, tarifsiz bir mutluluk yaşadım. Düşüncemin, bundan yıllar öncesinde bir bilim adamımız tarafından, hem de entelektüel bir bilim adamımız tarafından savunulduğunu görmek bana büyük bir özgüven verdi. Neydi benim ana fikrim? Diyordum ki, "Alt ve orta zeka grubundan geriye kalan üst zeka grubunun üyeleri, yani ülkemin eli adam gibi iş tutar bireyleri ise çeşitli şekillerde seçilmeli ve özel eğitimlere tabii tutulmalılar. Bu insanlar ihtisaslaştırılmalı ve ihtisaslaştıkları konuda en iyi kılınmalıdırlar. Türkiye Cumhuriyeti, kurulacak böylesine özel bir okuldan her yıl 1000 mezun alsa, misyonuna çok daha yakın ve çok daha iyi bir vizyonda olacaktır." Prof. Erol Gügör de böyle düşünüyor olacak ki şunları yazmış: "Halbuki genel eğitim kalkınmanın sebebi değil, neticesidir. Kalkınmayı yapacak olanlar ise, memleketin problemleri üzerine düşünmeye ve çözüm bulmaya elverişli kalitede aydınlardır. 'Birinci sınıf' insanlardır. Zaten kalkınmamış, geri kalmış bir ülke, kendi problemlerinin neler olduğunu ve bunlara nasıl çare bulunabileceğini bilmeyen bir ülke demektir."

İşte şimdi bizim ihtiyacımız olan bu "birinci sınıf" insanları bulmak ve özel bir eğitimle yetiştirmektir. Aksi halde, genel eğitim aracılığıyla kalkınmak tatlı bir rüya olarak kalacaktır.. Türkiye gelişmekte olan ama bir türlü gelişemeyen ülkeler kategorisinden çıkmak istiyorsa, birinci sınıf insanları dümenine oturtmasını bilmelidir!

Beşiktaş'ta Bir Tayyare Fabrikası

Nuri Demira "Beşiktaş'ta Bir Tayyare Fabrikası" yakın geçmişimizin önemli isimlerinden Nuri Demirağ'ı ve özellikle havacılık çalışmalarını konu alan bir belgesel. Belgesel yakında vizyona girecek ve umarım kitlelere istenildiğinde neler yapılabileceğini gösterecek..

Nuri Demirağ şu "Biz de bir zamanlar uçak üretiyormuşuz.." söyleminin gerçek kahramanı. O uçakları üreten isim işte, Nuri Demirağ! O günden bugüne unutulmaya yüz tutumuş bir iş adamı, üretim adamı Nuri Demirağ. Kendisinin yaptıkları sadece uçak üretmekle de sınırlı kalmadı, çok geniş bir çerçeve dahilinde pek çok ilke de izma attı kendisi: İlk muhalefet partisini kurdu, Ankara'nın doğusuna ilk demiryolunu yaptı, ilk yerli paraşütü ve ilk yerli sigara kağıdını üretti, ilk şehir ve köy planlarını hazırladı Nuri Demirağ. Bunlarla da sınırlı kalmadı ve yurdum kalkınma hareketine uçak fabrikasının yanında şu hizmetleri oldu: Bursa'da Merinos, Karabük'te demir-çelik, İzmit'te selüloz ve Sivas'ta çimento fabrikalarını kurdu.

Nuri Demirağ gibi bir ismi tanımak ve onu örnek almak sanırım her Cumhuriyet gencinin görevidir. Bu noktada en azından www.nuridemirag.com bağlantısına bir göz atmanızı öneririm. Bugün her zamandan çok daha fazla ihtiyacımız var Nuri Demirağ gibi özgüveni yüksek insalara. Kendimizi aşağılık saymaktan, biz birşey yapamayız inancından sıyrılmanın zamanıdır. Kendisi 1942 yılında şunları söylüyor: "Bizim çocuklardan, gelişigüzel birini çağırıp: 'Dünyanın en iyi tayyaresini yapar mısın?' diye sorunuz. Size, mümkün değil 'yapamam' cevabını vermez. Çünkü 'yapamam demek, benliğimden, varlığımdan vazgeçtim. Aczimi zaafımı kabul ettim.' demektir. Halbuki Türk aciz değildir ki aczi kabul etsin." Bugün acıdır ama aciz olduğunu kabul edenler var, işte biz onlardan değiliz. Hedefimiz dünyanın en iyi uçaklarını yapmak; en yüksek binalarını, en uzun köprülerini inşa etmektir. Bu hedefler aracılığıyla Anadolu halkını medeniyetin zirvesine taşımaktır..  Benim hayat misyonumun bir parçasıdır Nuri Demirağ..

Halkla Oyun Oynamak..

liderler Yaptıkları tam anlamıyla bu: halkla oyun oynuyorlar. Tamamen soyut, halka en ufak bir yansıması olmayacak lüzumsuzluklarla ülkem gündemini meşgul ediyorlar. Bir düşünsenize, en son ne zaman bir hedef konuldu önümüze: somut, kanlı canlı bir hedef!? Ülkem gündemi gereksiz Cumhurbaşkanlığı, gereksiz Türban polemikleriyle harcandı gitti! Geçen sürede sadece yerimizde saydık, sadece olduğumuz yerde kalabilmekle yetindik..

Oysa benim halkım bundan daha fazlasını hak ediyor, hak etmeli. Neden gündemimizi dünyanın en yüksek yapısını yapmak veya en iyi standartlarındaki otoyollarını inşa etmek almıyor. Bugün, birilerimizin elin Arabı diyeceği Dubai bile böyle büyük telaşlar içerisinde. Dünya'nın en yüksek göktelenini var etme derdine.. Biz, biz ne yapıyoruz? İnsanımıza dünya milletleri ile böylesine güzel bir yarış ortamında gelibiyet mutluluğunu neden yaşatmıyoruz?

Bu ülkede artık somut politikalar üretilmeli, iş bilmez kadrolar iş yapmayarak sadece soyut karvam ve mevkilerle yerlerinde oturamamalıdırlar artık. Bu millete somut birşeyler sunulmalı, var edilmeli!

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.