Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

5 tane "mim" etiketli yazı bulundu "mim" tagli diger ogeler resimler , videolar

Kitap Okumak; Okuduğum ve Okuyacağım Kitaplar..

Bursa-Ankara yolunda bir an düşündüm ve elimdeki pek ünlü, pek klasik romanı artık açmamak üzere çantama attım! Karar vermiştim o an, artık roman falan okumak yoktu: saf düşünce arıyordum artık, edebiyat değil.. Hayat kısa ve pek önemli düşünceleri pek önemsiz sanatlarla bezemenin bir anlamı yok, ben düşünceyi en saf haliyle seviyorum.

Artık okuyacağım kitapları da bu noktaya dikkat ederek seçiyorum. Zeka ve düşüncenin o mükemmel ışığını göremediğim satırları okuyarak zaman kaybetmiyorum. Romanlara bir süreliğine el veda diyor ve araştırma kitaplarına kesin bir dönüş yapıyorum. Önder Ajanda Blog'tan bir mim göndermiş, okuduğum ve okuyacağım kitapları sıralamamı istemiş. Memnuniyetle, diyor ve aşağıda sıralıyorum..

Okuduğum son kitapların hepsini değil ama önerilebilecek olanlarını paylaşayim: İşgal İstanbul'u (Ernest Hemingway), Dünyada ve Türkiye'de Gençlik (Fulya ve Hasan Basri Gürses), Sol Müdahale (Prof. Yalçın Küçük). Okuyacaklarıma gelirsek de, belirttiğim gibi araştırma kitapları üzerinde yoğunlaşmayı planlıyorum. Bu noktada ilk fırsatta alacağım kitaplar şunlar: Siz Kimi Kandırıyorsunuz (Soner Yalçın), Epilepsi ve Orgazm (Prof. Yalçın Küçük).. İlerleyen zamanda listeyi güncellemeye çalışacağım, son olarak mim için teşekkür ederim Önder. Saygı ve sevgi ile..

Mim Dalgası: Güzel Bir Sahne..

Bir günde ikinci mim'imi girerek kendi rekorumu kırıyorum :) Önder, beni Ajanda Blog'ta mimlemiş. Konumuz en sevdiğimiz filmin bir sahnesi veya hoşumuza giden bir video. Bundan uzun zaman önce, ki blog yazmaya yeni başladığım günlerdi, Zozo adlı bir film tanıtmıştım. Film bir çocuğun gözünden Lüban'da yaşanan savaşı konu alıyordu. (Tanıtım yazım için, tıklayınız.) Filmin çok etkileyici sahneleri var, bunların hepsini Youtube'ta arasam da bulamadım. Bu sebepten filmin tanıtımını aşağıda beğeninize sunuyorum, umarım beğenir ve filmin VCD ya da DVD'sini bir an önce edinirsiniz.. Bu vesileyle tekrar yazmak istiyorum, ey Imad Creidi küçücük yaşına karşın ne büyük oynamışsın?

Yıllar Sonra...

konak_konut AjandaTR dostum beni mimlemiş, ben de gereğini yapıyor ve hayalimdeki güzel bir fotoğrafı mevzuyu biraz da değiştirerek aktarıyorum. Fotoğraf malumunuz, köşede. Bu fotoğrafı bu kadar azulanır kılan, ne oradaki ev ne de yemyeşil bahçesi.. Aslında bu fotoğraf pek çok imge yüklü benim adıma, hedeflerimle yoğrulmuş bir fotoğraf..

Siz öyle misiniz, bilmem ama ben her zaman emeklilik dönemlerimle ilgili hayaller kurarım. O ev de böyle bir hayal, para kazanıp alacağım değil tabii ki hedef; hedef insanlardan olabildiğince uzak, sevdiklerime de olabildiğince yakın ormanın hemen kenarında bir ev. İçi kitaplarla, dergilerle, dvd arşivimle ve bilgisayarımla kuşatılmış kocaman ama bir o kadar da sıcak bir ev amaç.. Hayatımı birlikte geçirdiğim insanla, doya doya ikinci bir bahar yaşayabileceğim ve en önemlisi hayatımı baki kılacak eserler kaleme alabileceğim bir ev..

Yine Mimlenmişiz, Mevzu Mutluluk

mutluluk Efendim gün geçtikçe mimlenmeye devam ediyoruz, artık yavaş yavaş şu blog dünyasında da varlığımızı göstermeye başladık yani. Sağolsunlar dostlar bizleri unutmuyorlar ve bol bol mimliyorlar. Pek çoğuna cevap veremesek de konu mutluluk olunca hemen işe koyulduk. Ne de olsa mutluluk hakkında bizim de yazacağımız bir iki satır var...

İlk olarak şunu belirteyim: insanın tam olarak mutlu olamayacağına inanan bir insanım. Ya da bunun böyle olması gerektiğine inanıyorum, mutlu insandan pek birşey olacağını sanmıyorum. Hayatta tüm kazanımlarımı büyük acıların ardından elde etmemin böyle düşünmemde etkisi elbet büyük. Bu sebepten Gazozz dostumun mutluluğun resmi mimine mutlu bir insan değil de, mutlu bir hayvan ile eşlik ediyorum.

Bu noktada mutluluk karşıtı bir tutum sergilediğim yargsının çıkartılmasını istemem. Elbette her insan mutlu olmayı hak eder ve bu uğurda elinden geleni yapar. Ancak, tarih ve bugün göz önüne alındığı taktirde mutlu olmak için pek az seebimiz olduğunu gözden kaçırmamalıyız. Şu kavonoz dipli dünyada gülmektense ağlamak daha insanca. Birileri bol bol gülüyorlar zaten, mutlu insan kontenjanı fazlasıyla dolmuş vaziyette. Ben de ağlayan kontenjanına kaydımı yaptırıyorum ve Irak'a düşen her bombada, açlıktan yiğtip giden her canda gözlerimi yaşlarla meşk ettiriyorum. Böylelikle insanlığın namusunu bir nebze olsun kurtardığıma inanıyorum. Bu sebeptendir ki herkesi ağlamaya davet ediyor, insanın ağladığı zaman daha insan olduğuna inanıyorum...

Lafı ve felsefeyi uzatmadan biz mim dalgamıza geri dönelim. Adet yerini bulsun, ben de bu mimi Doğancan Ülker'e ve Pasaj Blog'a paslayayim. Bakalım onlar mutluluğun resmini veya benim gibi fotoğrafını sizlere sunacaklar mı? Bekleyelim, görelim...

Bloglararası Mimleme Furyası ve "Dandik Teknolojilerim"

İnsan blog yazmaya bir ay önce başlayınca öyle herşeye vakıf olamıyor. Zamanla öğreniliyor bu blog aleminin rajonunu :) Bu gün de bana kısmet oldu, yeni birşey öğrendim ve sizlerle paylaşmak istedim. Mevzumuz "Bloglararası mimleme"; nedir ne değildir kısaca, öğrenebildiğim kadarıyla sizlere anlatayim: Bir blog yazarı blogunda herhangi bir konu hakkında anketvari bir yazı kaleme alır ve bu anketvari yazıyı tanış olduğu blogcu dostlarına paslar. Dostaları da imkanları ve dostlukları dahilinde bu pası gole çevirmeye çalışır ve sözkonusu ankete katılır. Sonra kendisi de bir başka dostuna veya dostlarına paslar ve bu furya saadet zinciri misali uzayıp gider...

Şu an içinde bulunduğumuz furyanın adı "Dandik Teknolojilerim". Hayatta kullanıp da dandikliğini görme şerefine eriştiğimiz teknolojileri burada paylaşmamız gerekiyor ve ben de hatırımda kalanları aşağıda sıralıyorum:

Dizüstü Bilgisayar: Eğer birşey dizlerinizin üzerinde düşmeden durabiliyor ve o şeyin adı "Dizüstü Bilgisayar"sa onu dizlerinizin üzerinde veya kucağınızda kullanmak için alırsınız. Ben de onun için aldım dizüstü bilgisayarımı ama gel gör ki zavallım dizlerimle tanışma şerefine iki yıldır eremedi. Nedeni ise çok basit: Dizüst bilgisayarı dizlerinizin üzerine veya kucağınıza aldığınız vakit altındaki tüm havalandırma çıkışları kapanıyor ve makina inanılmaz ısınıyor.  Bu noktada makinaya acıyor ve mecburen masa üzerinde kullanmak durumunda kalıyorsunuz. Bunun dışında daha da önemlisi bilgisayar dizlerinizin üzerinde büyük bir işlev kaybına uğruyor, işlevsizleşiyor adeta.

Portatif Kitap Okuma Lambası: Bu zatı şaheneyle tanışmam da Dost kitapevinde oldu, aaa ne de güzelmiş dedim ve aldım. Eve gelip ambalajını açtığım vakit pek de güzel olmadığını anlayacaktım. Öncelikle çok güzel düşünülmüş birşeymiş gibi gelse de işlevsellik bakımından çok zayıf bu portarif kitap okuma lambaları. Sayfalara tutturuyorsunuz ve her sayfa çevirişinizde ya kayıyor, ya yanlış bir tarafa fırlıyor. Bu bakımdan okuma hızınızı büyük ölçüde yavaşlattığı gibi insanı da sinirleriyle başbaşa bırakıyor. Eğer okuduğunuz kitabın yazarına acıcık bir saygınız varsa bu dandik tekonojiye para vermeyin. Verirseniz de alın evinizde sergilemek için büfeye koyun...

Gelgelelim işin teşekkür ve paslama kısmına. Öncelikle Doğancan Ülker'e, http://www.dogancanulker.com , bana bu pası attığı için teşekkürlerimi sunuyorum. Pası kime atacağım noktasında ise kararsızım, şu an için hakkımı saklı tutmak kaydıyla işi zamana bırakıyorum...

Not: Son yazımı Akdeniz'in meltemine karşı yazacaktım ama mimleme furyasına girme şerefine nail olduğum için Mersin yollarına düşmeden yazmak istedim. Ayrıca "Akdeniz Yazıları"nı video haline getirmeye karar verdim, geldiğimde Okan Yüksel TV yayınlarıyla karşınıza çıkabilirim :)

The Rise of Sodom and Gomorrah - Therion
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.