Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

2 tane "mossad" etiketli yazı bulundu "mossad" tagli diger ogeler resimler , videolar

The Shock Doctrine: Halkı Kıvamına Getirmece

İkiz Kuleler Şu son zamanlarda Akşam gazetesi bol bol bahsetti, öcesinde Serdar Turgut ve sonrasında da Oray Eğin köşelerinde yazdı. Neydi yazılanlar? Yazılanlar Naomi Klein'in "The Sock Doctrine" adlı teziydi. Tezin özü, bize şunları söylüyor: Devletler, toplumu normal şartlarda ikna edemeyecekleri kararları 11 Eylül benzeri şokların ardından kolaylıkla alabilirler. Örnek olarak, pek çok yerde sözü edilen 11 Eyül saldırılarını verdim. Amerikan kamuoyunun Afganistan'a ve sonrasında Irak'a yapılacak bir müdahaleye sıcak bakmaması, binlerce Amerikan vatandaşının öldürülmesiyle, yani "sözde" 11 Eylül saldırılarıyla sağlanmış oldu. Çünkü bu "sözde" saldırı sonrası halk büyük bir şok yaşadı ve hükümet politikalarına "kayıtsız şartsız" bağlanmak zorunda kaldı.

Şimdi ben bunları neden yazıyorum? Çünkü önümüzde halkın asla kabul edemeyeceği yalnız hükümetin karar almak durumunda kalacağı gelişmeler olacak. Bunlardan ilki ABD'nin İran'a olası müdahalesi. Türkiye'de yapılan kamuoyu araştırmaları böylesine bir müdahaleye halkın %90'dan fazlasının karşı olduğunu gösteriyor. Yani halk böylesine bir müdahale, daha da önemlisi Türkiye'nin ABD için bir atlama tahtası olmasını istemiyor. Bu noktada Amerikan gizli servislerinin ne haltlar yiyeceğini, yurdum insanını ne tür şoklara uğratacağını korkarak merak ediyorum. Acaba bizi İran'a sokmak için, ne halt yiyecekler? Kendi insanlarını bile öldürmekten çekinmeyen bu zihniyet, benim insanıma neler yapacak?

Bir diğer önemli konu ise ABD'nin Kürdistan projesi.. Bu projenin olabilmesi için, toprağın bolca kana ihtiyacı var. Bu kan bizim kanlarımız olacak Amerikan vatandaşlarının değil. Ve kardeş kanı döktürmek için çabalayacaklar. Daha geçen hafta bunun ilk adımını attılar. Güngören'de Kürçü PKK, Türkleri bombaladı imajı yarattılar, bir gün sonrasında ise Kerkük'te Türkler Kürt protestocuları bombaladı propagandası yaptılar. Her iki olayı da kimse sahiplenmedi. PKK bile, ben yaptım demedi. Kardeş kanı akıtmak için halkı şoka uğrattılar ama şokun seviyesi kardeşliğin seviyesini aşamadı!

Bu noktada halkın hemen herşeye sağ duyuyula yaklaşması gerektiğini düşünüyorum. Özellikle terör noktasında, terör örgütleri saldırıları kabul etmedikçe olayları onların üzerine yıkmamalıyız. İşin içinde olabilecek bir CIA olgusunu da göz önüne almalıyız. Aynı coğrafyayı paylaştığımız insanlarla birlik ruhuyla ve kol kola hareket etmeliyiz. Herşeyi çok kez düşünmeli ve içimizde yaşayabileceğimiz bir şok sonrası oluşabilecek kinin kime hizmet edeceğini iyi değerlendirmeliyiz.

Not: Bu notu eklemek, eklememek noktasında çok kararsız kaldım. Asıl söylemek istediğim şeyi, maalesef yazamayacağım. Sizden ricam, Türkiye'nin çok, çoook yakın geçmişine bir göz atın; söz konusu tezin uygulamalarına dair başka birşeyler de görebilecek misiniz?

Not 2: The Shock Docktrine'i keşfetmeme sebep olan, dersimizde bu konu hakkında bir belgesel izleten değerli hocam Yard. Doç. Mert Gökırmak'a teşekkürler.

Not 3: Söz konusu belgeseli değil ama (Youtube kapalı, ondan.) Naomi Klein'in kendi ağzınından tezini anlattığı bir kaydı videolarımın arasına ekledim. Ulaşmak için, lütfen tıklayın.

Güngören'den Sonra Kerkük.. Peki Sırada Ne Var?

Kerkük Güngören'deki saldırının üzerinden daha bir gün bile geçmemişken Kerkük'te bir terör saldırısı düzenleniyor. Kerkük'teki saldırının bilançosu şu an için 11 ölü, 54 yaralı.. Saldırı protesto gösterisi yapan Kürt gruplara yönelik olarak yapılıyor. Yani, bu saldırıyı tasarlayan kişiler hedefte Kürt halkı olduğu izlenimi uyandırmak istiyor. Türkmenlerin en yoğun olduğu yerde, hedefte Kürlerin olması da bir yerlere mesaj yolluyor..

Güngören'deki ve Kerkük'teki patlamaları birbirinden ayrı görmek şu an için pek mümkün değil. İnsan her iki olaya ve zamanlamaya bakınca iki işin de aynı elden çıktığını rahatlıkla düşünebiliyor. Amaç bu toprakları karıştırmak.. Senaryo ise çok basit: İstanbul'da bomba patlat Kürt halkına yık; Kerkük'te bomba patlat Türk halkına yık.. İşte bu kadar basit bir senaryo yazmışlar ve oynuyorlar. İstedikleri ise bu seneryoya Kürt ve Türk kardeşlerimin de dahil olması.. Sonrası mı? Sonrası kan ve barut..

Bu senoryoyu uzunca yıllar oynadılar, bugün de oynuyorlar. Muhtemelen yarınlarda da oynayacaklar. Oysaki anlamadıkları birşey var, bu iki halk yüzyıllardır aynı Allah'a ibadet etmiş, aynı topraklardan çıkan ekmeği yemiş.. Bu toprağın insanı Kürt müdür Türk müdür diye ayırt etmeden seçmiş hayat arkadaşını.. Bu toprakta on binlerce aile kurulmuş Kürt ile Türk aşkından.. işte hesaba katmadıkları şey bu, hesaba katmadıkları şey bu topraklarda Kürtlerin ve Türklerin ortak bir kaderi yaşadığı..

Senaryoları çok basit, ama bu toprağın inanı bu kadar basit değil.. Bu oyuna gelmezler, bu oyunun bir parçası olmazlar..

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.