Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

2 tane "nietzsche" etiketli yazı bulundu "nietzsche" tagli diger ogeler resimler , videolar

Kaba Erkek Beyninden Belli Olur

beyin Blogum birgün bir haber ajansına abone olabilir mi, bilmiyorum? Ama şu an için ufukta böyle bir ihtimal görünmüyor ve ajanslardan ilginç haberler seçip yorum yapamıyorum. Tek yapabildiğim yurdum gazete editörlerininin seçkilerinden bir seçki yapmak. Nedense benim seçkilerim gazete editörleri tarafından lütfen yayınlanıyor ve olabildiğince küçük karelere sıkıştırılıyor. İşin garibi hepsi de bilimsel..

Akşam'da ve sanırım diğer pek çok gazetede de kaynaksız yayınlanmış bir haber; Kaba Erkek Beyninden Belli Olur başlıklı: Avustralya'da yapılan bir araştırmaya göre erkekteki kaba davranışlar beynin şeklinden ve yapısından kaynaklanıyor. 137 gencin kafa yapısını inceleten Melbourne Üniversitesi'nden Nicholas Allen, "Öfkeli karaktere sahip gençlerin beynindeki Amiglad bölgesinin büyüklüğüyle öfke ve kaba ruh hali arasında doğru orantılı bir bağıntı bulunuyor" diye konuştu.

Bu haberi okuyunca aklıma ilk Nietzsche geldi; onun sadece bedenin varlığını kabul etmesini ver herşeyi bedene bağlamasını destekler bir haber. İlk başta Nietzsche insanı çarpabilir ve insan pek mantık atfetmeyebilir Nietzsche'ye ama zamanla görür ki deli saydığı Nietzsche bir delinin söyleyemeyeceği kadar çok doğru söz söylüyordur. Bu noktada Nietzsche'yi haksız saymak pek olanaklı değil, beynimizin yapısı bizim kişiliğimizi etkiliyor veya daha basit bir örnekle yediğimiz bir çikolata bizi mutlu kılabiliyor. İçtiğimiz bir şişe vodka bize başka bir dünya yaratabiliyor. Bedenimiz etkileniyor ve hayatımızı genel anlamda etkiliyor. Bu noktada Nietzsche'yi haksız sayamıyorum ve genel bir çıkarımla beden diyorum, insan bedeninin değerini bilmeli diyorum. Bedenimizin değerini bilmeliyiz çükü, bu dünyada bedenimizle varız..

El Uzatmak...

aşk Irvin D. Yalom'un "Nietzsche Ağladığında" adlı kitabının bilmem kaçıncı sayfasında çok güzel bir anektod yer alıyordu. Bu anektodu kitap içerisinde Nietzsche dillendirse de ona ait olup olmadığı noktasında emin değilim. Gerçi şu an önemi de yok, ben bu sebepten hatırımda kaldığı şekilde anektodu paylaşmakla yetiniyorum:

Birgün birisini beklersiniz ve beklediğiniz kişi karşı kıyıda belirir, aranızda sadece bir köprü vardır. Siz onun gelmesini beklemezsiniz ve onu davet etmek için öne atılır, elinizi uzatırsınız. Oysa o, sizin bu tepkinize sırtını dönerek cevap verir.

Hayat hakkında edindiğim derslerden, hatta en önemli derslerden birisi bu. Bunun acısını yaşamaktayım; el uzatmanın acısını, sabredememenin acısını ve bekleyemeyecek kadar sevmenin acısını...

Siz siz olun aşkınızın tohumunda ayrılığı var etmeyin, eğer ettiyseniz buradan buyurabilirsiniz.

CNN Headline News -
Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.