Tüm gün, odamda tek başıma geçti, sıkıldım haliyle.. Çay demledim, sigaramı yaktım ve içimden birşeyler yazmak geldi.. Son günlere ve yaptıklarıma dair:
Üniversitede yeni bir topluluk kurmaya karar verdik. Adını daha önce de bahsettiğim Siyaset Bilimi hocam koydu "Politik ve Stratejik Araştırmalar Topluluğu". Kısa adı da POSAT olur diye düşündük. Tabii bende bir heyecan, bir heycan.. Sormayın, gitsin. Aklıma lise yıllarım geldi, Pozitif Düşünce Grubu geldi; seminerler, münazaralar, geziler..
Topluluk kurmak pek kolay değil-miş. Tüzük, amblem ve daha pek çok prosedür. İlk tüzüğümü Pozitif Düşünce Grubu için oturup kendim yazmıştım, geçen gece ikincisini de POSAT için kaleme aldım. Amblem ise, biraz daha fazla yordu beni. Üç dört saatimi aldı ve hala üzerinde çalışmayı düşünüyorum. Buna rağmen sağ üste ekliyorum ki yorumlarınızı alabileyim. Bu noktada lütfen eleştirilerinizi esirgemeyin.
Dersler ise hala bir kenarda beni bekliyor! Muhasebeyi anladık da ey Uludağ Üniversitesi; ne diye Türev, İntegral gösterirsin yurdum Uluslararası İlişkiler öğrencisine. Gördükçe midem kasılıyor, sinirlerim bozuluyor!
Karar aldım, üniversitede bazı hocalarımı boykot edeceğim. Bazı profesörler bile kitaptan birebir ders anlatıyor! Kendime olan saygım için o derslerde artık ben yokum..Eminim çok üzülecek hocalarım
Hayat felsefeme bir söz daha ekledim, daha doğrusu bir amaç daha: Hayatta insanların senden beklemediklerini yap! Evet, artık insanların beklediklerinin çok daha fazlasını yapacağım! Size de öneririm; mesela bir ilköğretim öğrencisiyseniz sizden beklemediğim birşey yapın, gidin Nietzsche okuyup anlayın! Bu dünyada farklı ve özel olmadıktan sonda sıkılıyor insan..