"Tabu"ları Yıkmak Lazım
Uzun zaman önce yazacaktım ama gündem bir türlü müsade etmedi. Hoş, bu gün de gündem oldukça kabarık ama nedendir bilmem gündeme dair yazmak istemedi canım. Yılbaşında arkadaşlarla gecenin ilerleyen saatlerinde bizi oyalasın diye bir grup oyunu arayışına girmiştik ki sonunda Tabu almaya karar verdik..
Oyun belirli bir kelimeyi, yasak kelimeleri (tabuları) kullanmadan anlatmanız üzerine kurulmuş. Mesela "Fay" kelimesini hat, deprem, kırılmak, sarsılmak ve İstanbul kelimelerini kullanmadan ya da "Yıldırım Mayruk"u moda, dikiş, kıyafet, dizayn ve terzi kelimelerini kullanmadan anlatmanız gerekiyor. İşte bu noktada da işin eğlencesi başlıyor. Gülüşmeler, şakalar, sinirler, hırslar..
Oyunu D&R'larda ve sanırım daha bir çok yerde bulabilirsiniz. Birçok türü var ve sanırım en küçük boyu 50 YTL. Bu noktada biraz tuzlu sayılabilir, çünkü içindeki kelimeler belirli bir süre sonra ezberlenebiliyor ve işin bir eğlencesi kalmıyor. Oyun bu noktada eksik sayılabilir. Bu eksikliği gidermek noktasında ise ben Türk girişimcilere sonuna kadar güveniyorum, korsan oyun kartlarını sabırsızlıkla bekliyorum :))
Oyunun ardından arkadaşlarla pek çok kez, böyle bir oyunun veya benzerlerinin neden yurdumda yaratılamadığı üzerinde bolca konuştuk. Oyunun Türk versiyonları olsa da pazarlama noktasına büyük eksiklikleri var: insan arasa da bulamayabiliyor. Ve biz yurdum gençleri de ithal oyunlara yönelmek zorunda kalıyoruz. Bir Tabu'nun maliyeti en fazla 10 YTL, biz 50 YTL verdik; 40YTL'lik fark yurdum sınırlarını aşarak bilmediğimiz coğrafyalara gitti. Artık biz de birşeyler yapabileceğimize inanmalıyız, bir Tabu'yu var edemeyecek kadar aciz değiliz. Bu sebepten öncelikle kendi "tabu"larımızı yıkmalı ve bizlerin de birşeyler yapabileceğimize inanmalıyız..





