| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

3 "pazarlama" etiketi kullanan gönderi "pazarlama" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Şafak Sezer'li Chery Reklamı ve Bir İki Söz..

Chery Jee Bilmiyorum, siz de benim gibi misiniz: Ben reklamları baştan sonra izlemekten zevk alıyorum. Nedenini tam olarak bilmiyorum ama sanırım zamanında reklamcı olmak istememden kaynaklanıyor. Hal böyle olunca bundan böyle reklamlara dair de birşeyler yazmaya karar verdim..

Şu sıralar yazmaya değer gördüğüm reklamlardan bir tanesi Şafak Sezer'li Chery reklamı. Reklamı izler izlemez bir mantık hatası olduğunu düşündüm. Bir Jeep reklamı yapacaksınız ve reklam malzemeniz olan jeepin zarar görmemesi için onu fırçayla değil de tellallarla yıkayacaksınız.. Böyle bir mantık olabilir mi? Jeep dediğin dağda bayırda çamur içinde gitmek için üretilmiyor mu? Jeep'in temel özelliği zor şartlarda zorluklara karşı baş edebilmesi değil mi? Bu sebeple jeep reklamlarında jeepleri çamur içinde sunuluyor genellikle..

Bu noktada, ben Chery'nin nasıl bir imaj çizmeye çalıştığını anlamakta zorlandım. Bizden jeep alın ama sakın ola dağa bayıra çıkmayın yoksa jeepinizle orada kalırsınız mı demeye getiriyorlar? Ayrıca geçen gün Şafak Sezer'in Ali Atıf Bir'in Kanal Türk'teki reklamcılık programında bu "orijinal" senaryoya dair söylediklerini dinleyince aklıma Subaru'nun Kanada'daki Sumocularla çektiği benzer reklam geldi! Demek ki pek "orijinal" de değilmiş bu reklam!

Vatan Pazarlamacılara ABD Dersleri!

satılık-abd Vatan toprağı kutsal diye öğretildi bizlere, hatta ilkokul sıralarında öğrendik bir tek çakıl taşının bile düşmana canımız pahasına verilmemesini. Bugün ise can damarlarımızı pazarlıyoruz, hem de bakanlarımızın "Bal gibi de satarım" felsefesinde.. Bal gibi de satarımcıların satma gerekçesi olarak gösterdiği batılı sistem bugün kendi içinde büyük tartışmalar yapıyor. ABD, kendi firmalarının yabancı ortaklık paylarının artmasından büyük endişe duyuyor.

En son Geoff Colvin, "America for Sale" (Satılık Amerika) üst başlığıyla yayınladığı haberde ABD'deki yabancı sermaye payının artışına dikkat çekti. Bu noktada, makalede sözü edilen şu iddia bizler açısından da çok çarpıcı: "Son 10 yılda denge büyük oranda yabancıların lehine değişti. Bu fark ne kadar büyürse, ABD'den dışarıya kar ve temettü transferi de o kadar artacak. Yabancılara daha fazla para vereceğiz ve onlar da gelip daha fazla şirket alacaklar. Bu da böyle sürüp gidecek.." Sürüp giden şey, yabancı sermayenin milli sermaye üzerinden kar etmesi ve karıyla milli sermayeyi daha fazla ele geçirmesi. Yani kanser misali, yavaş yavaş tüm bedene yayılması.. ABD bunun farkına varıyor ve 100 yıllık bir millet olarak milli değerlerine ve milli sermayesine önem verebiliyor. Darısı bizim başımıza, satılmadık pek az yerimiz kaldı ama hatanın neresinden dönülse kardır..

Made In P.R.C.

ci Dünyamızın büyüyen devi Çin, ucuz ve kalitesiz mallarıyla hayatımıza fazlasıyla girdi. Çevremiz Çin mallarıyla kuşatıldı adeta, ardından da Çin mallarının olmayan kalitelerini gördük.. Ve hep birlikte Çin mallarından pek de birşey olmayacağına kanaat getirdik ki Çin'li üreticiler bu sorunun da üstesinden geldiler. Nasıl mı?

Bir malın Çin malı olup olmadığını İngilizce bilsin, bilmesin her yurdum insanı "Made in China" ibaresinden anlamakta. Bu noktada, bu ibare kalitesizliği ve bunun sonucu olan (ya da nedeni) ucuzluğu çağrıştırmakta. Yurdum insanı ise artık ucuz ve kaliteli mal, Çin'li üretici de pek tabii pazar arayışında. Bu noktada Çin'li üreticini yardımına "Çin Halk Cumhuriyeti" (People's Republic of China) açılımı koşuyor. Artık Çin mallarına "Made in China" ibaresi yerine "Made in P.R.C." ibaresi kullanılıyor. Yurdum insanı bu ibareyi "Aaaa hem ucuz, hem de Çin malı değil." diye alıgılıyor ama pek tabii yanılıyor. Çünkü; Made in China = Made in R.P.C! Bu noktada aman dikkat, Çin oyununa gelemyin sakın!

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.