| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

4 "petrol" etiketi kullanan gönderi "petrol" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Yolda Giderken, Benzinim Bitti :)

Benzin Pompası Benzetme falan yaptığım yok, yolda giderken ciddi ciddi benzinim bitti. Deponun boşaldığının farkındaydım ama kırmızı uyarı ışığı da yanmayınca araba bir beş on kilometre daha gidebilir sanmıştım. Ama gitmedi. Petrol ofisine bir iki kilometre kala araba birden yavaşlamaya başladı, gazı köklüyorum "tık" yok.. Anladım tabi mevzuyu, gidebildiği yere kadar gitsin diye dörtlüleri açıp kendi haline bıraktım arabayı. Gidebildiğim kadar (100-200 metre) gittim, sonra arabayı güvenlik şeridine çektim. Çıktım arabadan, etraf alabildiğine karanlık! Bende ise garip bir ruh hali, ilk defa benzinimin bitmiş olmasının verdiği heyecanla mıdır, nedir; sinir falan yok.. Gelen geçen, hiç ama hiçkimse durmuyor. İleride bir evin ışığı görünüyor, pek uzağımda da değil. Haliyle eve doğru gittim, bahçe kapısındaki zili çaldım. Bir iki dakika sonra pijamalarıyla yaşlıca bir amca çıkageldi. Ben de anlattım mevzuyu..

"Evde benzin olsa, hepsi senin olsun.." cevabını alınca, bendeki ümitler tükendi. Tekrar döndüm arabanın başına, gelen geçen arabalardan beni ilk petrole kadar götürmeleri için yardım istiyorum. Sonunda bir dolmuş durdu, bir köyün dolmuşuymuş. Beni ilk petrole kadar bıraktı. Petolde bin bir zorulukla, elimdeki 5 litrelik su şişesini doldurtabildim. O sırada bir amca geldi, baktım kapısını çaldığım amca. Traktörüne atlamış, gelmiş. Hayatımda ilk defa, kısa da olsa, bir traktör yolculuğunu da bu vesileyle yapmış oldum. Amcaya bolca teşekkür sonrasında, elimde bir şişe benzinle arabanın başında aldım soluğu. Aman Allah'ım o ne güzel kokudur öyle, o benizi içesim geldi. Ciddi ciddi, kokladıkça kokladım.. Tabi, içmedim

Sonrasında ise işte karşınızdayım. İlk petrolde depoyu ağzına kadar doldurdum, ardından eve kadar geldim. Bunları yazdım, çünkü sizi uyarmak istedim: Sokın ola ibreyi çeyrek deponun altına düşüreyim demeyin. Bunun dağ başı var, çöl ortası var, Konya yolu var.. Unutmadan, bir de şu kısacık ömrünüzde en azından bir kez petrolün o güzel kokusunu solumadan ölmeyin! O ne güzel bir kokudur öyle..

Stratejik ve Ekonomik Olarak Ham Petrol ve Gaz Taşımacılığı

Boru Hattı Sanırım ilk olarak lisede sözü edilmeye başlandı Anadolunun stratejik konumundan. Hep beraber öğrendik Anadolu'nun ne kadar da önemli bir toprak olduğunu.. Fakat, nedense bu bilginin ayrıntılarına pek inilmedi, Anadolunun neden bu kadar önemli olduğu pek anlatılmadı. Sadece önemli olduğu söylendi ve geçildi..

Bugün gelinen noktada bir uluslararası ilişkiler öğrencisi olarak bu önemi çok daha iyi anlıyabiliyorum. Denizlere ulaşmak ve birilerinin denizlere ulaşmasına aracılık edebilmenin önemini fark edebiliyorum artık..  Bu noktada Türkiye'nin bir ulaştırma potansiyelinin olduğuna inanıyorum.. Doğu'nun yeni zenginliklerini, yani petrolünü ve doğal gazını Batı'ya sunabileceğimizi düşünüyorum. Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı'nı ve çok daha öncesinde inşa edilmiş olan Yumurtalık Boru Hattı'nı bu noktada çok ciddiye alıyorum.

Türkiye gelecek planlarında boru ile yapılan bu karlı taşımacılığa özellikle yer vermeli. Bu işin ekonomik getirileri, bizi petrol piyasasından oldukça nemalanır bir hale getirecektir. Ayrıca dünya petrolünde az da olsa söz sahibi olabilme olanaklarımız da bu yolla doğacaktır. Dünyamızın en stratejik maddesine, petrole yön vermek ilerleyen yıllarda Türkiye'nin elini güçlendirecektir. Bu noktada mevcut projelerin genişletilmesinin ve yeni projelerin temellerinin atılmasının gerektiğini düşünüyorum. Dilerim, Türkiye bu potansiyeli değerlendirir..

Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi: 21. Yüzyılın İpek Yolu..

Bakü-Tiflis-Kars Yurdum gündemi genellikle sunni olaylarla geçiştirilse de arada sırada ciddi ciddi olaylara da tanık oluyor. Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı gibi oldukça iyi bir proje sonrası Türkiye, Gürcistan ve Azerbaycan yeni bir projenin daha temellerini atıyor: Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi..

Söz konusu proje sonrasında tarihi İpek Yolu'na benzer, 21. yüzyılın şartlarına uygun bir ulaşım ağı kurulmuş olacak. Dünya'nın yeni petrol ve doğalgaz merkezi konumundaki Orta Asya cumhuriyetleri ile kesintisiz demiryolu bağlantısına imkan sağlayacak projenin hayata geçirilmesiyle Londra'dan kalkacak bir tren kesintisiz olarak Çin'e ulaşabilecek. Bu da demiryolu üzerinden oldukça fazla yük akışı demek oluyor. Türkiye ve özellikle TCDD bu yük akışından oldukça nemalanacaktır.

İşin ekonomik boyutunun yanında bir diğer önemli boyutu ise stratejik olması. BTK Dermiryolu projesi Türkiye Cuhuriyeti'ni Türki devletlere ve daha da önemlisi gelecek on yıllarda büyük gelişim gösterecek Doğu'ya bağlıyacak. Bu noktada Gürcistan benim kafamda büyük soru işaretlerine sebep oluyor. Nedeni ise Gürcistan'ın daha öncesinde Rusya ve şimdi de ABD etki alanı içerisinde olması. Hal böyle olunca ulaşım noktasında sadece büyük ağabeylerin onayları ile birşeyler yapabileceğiz. Bu noktada Türkiye'nin Azerbaycan'la ortak ve güvenli bir sınıra sahip olamamasının kaybettirdiklerini acı bir şekilde görüyoruz.

Tüm bunlara karşın, projenin çok önemli olduğuna inanıyor ve dikkate alınması gerektiğini düşünüyorum. Gelecek yıllarda proje sonuçlandığı vakit, bunu hep birlikte göreceğiz..

Küresel Gıda Krizi: Yakıt mı Yemek mi?

Bio-Yakıt İçinde bulunduğumuz dönemde gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde açlık en hayati sorunların başında geliyor. Pek çok ülkede, insanlar açlıkla karşı karşıyalar. Aç insan ise sadece ve haklı olarak saldırıyor. Bengladeş'te 10.000 işçi protesto gösterilerinde bulundu, polisle çatıştı. Mısır'da yaşanan çatışmalar da Bengladeş'ten farksızdı; göstericilerin üzerine polis tarafından ateş açıldı, göstericiler arasında ölenler oldu. Haiti'de ise artan gıda fiyatları Başbakan'ı koltuğundan etti.. Türkiye'de de durum diğer ülkelerden çok farklı sayılmaz: pirinç fiyatlarında %130'a varan artışlar, bulgur ve makarna fiyatlarındaki yükseliş özellikle alt ve orta gelir seviyesindeki ailelerin ekonomilerini sarstı. BM Kalkınma Ofisi, Türkiye ve Brezilya'da enflasyon tsunamisi yaşanabileceği uyarısını yapıyor. Aynı kurumun verilerine göre, Brezilya ve Türkiye'de 1 yıldan kısa bir sürede orta sınıfın alım gücü ortalama %25 azaldı.

Dünya tam anlamıyla bir krizin eşiğinde, bir gıda krizinin.. Gıda demek hayat demek ve bu nedenle ciddiye alınması gerekiyor bu krizin. Krizin sebepleri arasında kuraklık, gıda kullanım oranlarındaki değişiklikler, petrol fiyatlarının yükselmesi ve bu sebepten oluşan bio-yakıt talebi gösteriliyor. Kuraklık periodik olarak ara sıra yaşanılan ama stoklarla zorlanmadan atlanılan bir sorun oluşturuyor. Sürekli olmadıktan sonra ciddiye almaya gerek yok. Asıl sorun, petrol fiyatları ve bio-yakıt üretimi. Bu noktada petrol fiyatının artması nakliye giderlerini arttırarak ithal ürünlerin fiyatlarını arttırıyor. İş bununla da bitmiyor, petrol fiyatlarının artması petrol arzı ile kar amacındaki girişimcileri iştahlandırıyor. Bio-teknoloji kullanılarak gıda ürünlerinden petrol üretilemeye çalışılıyor. Geçen yıllarda ABD'de gıda maddelerinin büyük oranı bio-yakıt tesislerinde yakıta dönüştürüldü. Sadece 2007'de tam 26 milyar litre bio-yakıt üretildi. Bu miktarın 2030'da 227 milyar litreye ulaşacağı sanılıyor. Bir jeepin deposunu dolduracak kadar yakıt üretmek, bir insanın 365 gün beslenebileceği miktarda mısır kullanarak mümkün oluyor.

Sözün özü, petrol insanları artık aç da bırakacak. Tüm dünya kendince bir seçim yapmalı? Araçlarına koyacak yakıt mı, yoksa karınları daha iyi doyacak milyonlar mı daha önemli? İnsanlar, maalesef yakıtı tercih edecekler. Bu noktada da etik değerler söz konusu olacak. Üniversitelerde, meclislerde ve uluslararası her ortamda bio-yakıtın ne kadar etik olduğunu tartışmamız gerekiyor. Gıda maddelerinin gıda dışı sektörlerde değerlendirilmesinin ne kadar etik olduğunu düşünmemiz gerekiyor..

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.