| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

7 "sky türk" etiketi kullanan gönderi "sky türk" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Serdar Akinan SKY Türk Genel Yayın Yönetmenliği'nden Ayrıldı!

Serdar Akinan Çok değil, bir ay öncesinde şunları yazmıştım: "SKY Türk'ü uzun zamandır ilgi ve zevkle takip ediyorum. Serdar Akinan, büyük işler başardı SKY Türk ekranlarında. Bunları ilerleyen zamanda paylaşmaya çalışacağım." Bugün gelinen noktada Serdar Akinan'ın SKY Türk'te yaptıklarını anlatamadan, onun SKY Türk Genel Yayın Yönetmenliği'nden ayrıldığı haberini vermek durumunda kaldım. Haberi ilk duyduğumda üzülmüş ve "acaba?" demiştim ama sonrasında Serdar Akinan'ın OdaTv'ye yaptığı açıklamayı okuyunca içim rahatladı. Konu hakkında Akinan'ın açıklaması şöyle: "Yükümü azaltmak için önce idari görevlerimi bırakmıştım. Şimdi de genel yayın yönetmenliğinden ayrıldım. Bunun bir tek nedeni var; omuzlarımdaki yükü azaltmaktır. Gerek Sayın Serdar Çaloğlu, gerekse Sayın Bülent Ergin  Akşam'daki köşe yazılarımı artırmak ve daha çok ekrana çıkmam şartıyla teklifimi kabul ettiler."

Açıkçası bu açıklamada beni mutlu eden nokta, artık Serdar Akinan'ı Akşam'da ve televizyon programlarında daha fazla görecek olmamız. Akşam'da Serdar Akinan'ın düzenli yazmamasından ötürü yakınıyordum bunca zamandır. Geride kalan yaz, şunları yazmıştım: "Akşam Gazetesi'ni elime alınca ilk olarak Serdar Akinan'ı okurdum. Gerçi son zamanlarda pek sık yazmadığı için ve malum sebeplerden artık okumuyorum, okuyamıyorum."

Sözün özü, Akşam'daki köşe yazılarını arttırması ve daha çok SKY Türk erkranlarına çıkması şartıyla Serdar Akinan'ın bu görevi bırakmasına memnun oldum. Ama SKY Türk'ün kalitesinden birşeyler kaybetmesinden de korkmuyorum değil.

Birgün Şerefsizliğin Kitabını Yazsalar..

SKY Türk'ü uzun zamandır ilgi ve zevkle takip ediyorum. Serdar Akinan, büyük işler başardı SKY Türk ekranlarında. Bunları ilerleyen zamanda paylaşmaya çalışacağım. Ama bugün konumuz daha farklı, SKY Türk ekranlarında ilk kez karşılaştığım birşey hakkında yazacağım: küfür.

Az önce televizyonun karşısına kurulmuş, bir din tartışması dinlerken konuşmacılar birbirlerine küfürler yağdırmaya başladı. Normal bir kanalda olsaydı belki normal karşılardım ama SKY Türk'te görünce ve küfürler de sıradışı olunca paylaşmak istedim. Program sunucsu Nilgün Akay Ertop'un tüm engelleme çalışmalarına rağmen ortada uçuşan küfürler arasında benim en hoşuma gideni şu oldu: "Birgün şerefsizliğin kitabını yazsalar kapağına seni koyarlar!" : ) Bu küfürü duyar duymaz başladım gülmeye, demek ki kaliteli kanalın küfürleri de kaliteli oluyormuş..

Salvador Dali: Gerçek, Sahte ve Yarı Gerçek Yarı Sahte Anılar..

Salvador Dali Dün akşam üzeri televizyonda gezinirken Ayhan Sicimoğlu'nun sunduğu, SKY Türk ekranlarındaki, Renkler programına gözüm takıldı. Programın bu bölümünde Salvador Dali için hazırlanmış bir müzenin geniş salonlarında Dali'ye ve ailesine dair fotorğaflar sunuldu.. Ayhan Sicimoğlu da bilinen üslubuyla hem fotoğrafları yorumladı hem de Dali'nin resimlerini anlattı..

Laf lafı açarken, iş Salvador Dali'nin anılarına geldi. Dali'nin anıları ve anıya bakış açısı beni oldukça şaşırttı. Salvador Dali, anıları kendince üçe ayırıyor: birinci gruba gerçek anılarını, ikinci gruba sahte anılarını ve nihayetinde üçüncü gruba da yarı gerçek yarı sahte anılarını koyuyor. Tüm bunların ardından da en güzel anıların, en azından kulağa en hoş gelen anıların, sahte anılar olduğunu söylüyor.

Sahte anıların güzellikleri noktasında ben de Salvador Dali'ye katılıyorum. İnsanın hayal gücü, yaşanmamış onca şeyi öylesine güzel bir şekilde yaşanmış kılıyor ki insanın bu sahte anılara inanmaktan başka çaresi kalmıyor..

Serdar Akinan: Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar

Serdar Akinan Serdar Akinan düzenli olarak okuduğum köşe yazarlarından birisi, ayrıca çok da iyi bir televizyoncu. Türkiye'de çok farklı kesimlere, örneğin orduya ve camaate dair oldukça bilgi sahibi bir isim. Sıradışı tespitleriyle çoğu zaman beni de şaşırttığı oluyor. Bugün Akşam'daki köşesini okuyunca bir kez daha şaşırdım ve yazısının bir bölümünü paylaşmaya karar verdim. Gerçekten şaşırtacak tespitlerde bulunuyor Akinan:

"Nazım Hikmet bu şiirini elbette sonrasına dair yazdı...   Yarına... Ergenekon'da dünkü dalgadan sonra artık gülümsemeye başladım. Öncelikle şu bilgiyi paylaşayım sizinle...
Cemaat büyük bir sıkıntıda. ABD ve Almanya'da art arda önemli gelişmeler bekleyin. Ulaştıkları güç ve bu gücün yarattığı 'sarhoşluk' iki şeyi açığa çıkardı. İlki hoşgörüsüzlükleri... Prof. Binnaz Toprak'a saldırıları bile tek başına bu hoşgörüsüzlüklerinin göstergesidir. Kendilerini eleştirenleri artık açıkça tehdit eden bir saldırganlığa savrulmaya başladılar. İkincisi ise etki alanlarının onlara terk edilemeyecek kadar büyük olduğu gerçeği... Aslında bu iki olgu birleşti ve birileri onların gerçekten 'takiyye' yaptıklarını fark etti. Cemaat, Erdoğan ve TSK'yı hedefe aldı. ABD ise cemaati hedef tahtasına koydu. Türkiye'yi gözünü kırpmadan çatışmaya sürükleyecek bu zihniyet, güç aldığını sandığı yapı tarafından tasfiye edilecek.Bu bir hissiyat değil. Bilgi.

Yalnız bu çok hızlı ve yumuşak olmayacak. Bugün 'saldırıyı yürüten taraf', yarın 'saldırıya uğrayan taraflar' için hasımdır. Yalnız dikkat edilmesi gereken şey şu... Mart sonrası çok ciddi bir milliyetçi kabarma olacaktır. Bu kabarma şayet artık kaçınılmaz olan ekonomik çöküşün sosyal patlamaya dönüştüğü sürece denk gelirse zincirleme bir reaksiyondan çekiniyorum. Esnafın, işçinin, köylünün sokakta olduğu... Türkiye'nin ayakta olduğu bir süreçte PKK art arda karakol basmaya başlarsa ne olur? Aynı tarihlerde sözde Ermeni Soykırımı tasarısı Amerikan Kongresi'nde kabul edilirse? Bu dalga neye dönüşür? Bu dalganın yıkıcı etkisini ne durdurur? Bu yıkıcı etkiyi frenliyecek pek bir şey yoktur. Ama durduracak tek bir şey vardır. O zaman bir mahalle toptan tasfiye olur. Ergenekon adı altında bugün Türkiye'de zulüm yapanı gerçekten çok acı bir son bekliyor. Veballeri büyük. Liberal aydın tayfasının halini ise hiç düşünmek bile istemiyorum."

Serdar Akinan'a Bi Haller Olmuş?

Serdar Akinan Akşam gazetesinin sevilen yazarı, SKY Türk'ün genel yayın yönetmeni Serdar Akinan.. En son Nihat Genç ile yaptığı Ne Var Ne Yok adlı yorum programı ve Kan Uykusu adlı çalışmasıyla kendinen bolca söz ettirdi. Televizyon programlarına, fomat değişiklikleri de olsa SKY Türk ekranlarında hala devam ediyor.

Kendisi, düzenli olarak takip ettiğim ve düşüncelerini ciddiye aldığım bir isim. Zaman, onu ciddiye almam gerektiğini gösterdi. Akşam gazetesini elime alır almaz, ilk olarak o gün onun da yazıp yazmadığına bakıyorum. Yazdıysa, gazeteyi okumaya onun köşesinden başlıyorum. Bugüne kendisiyle hemen hemen hep aynı tarafta hissettim kendimi, fikirlerini ve teorilerini genellikle mantıklı ve geçerli gördüm. Herşey böyle devam ederken, Serdar Akinan Akşam'daki köşesine "Elimdeki belge ve bilgileri değerlendirmek, yenilerini edinmek ve doğru tespitler için çalışmak" benzeri bir amaçla ara verdi. Bu sebepten uzunca bir süre, yaklaşık olarak bir ay, okuyamadım Serdar Akinan'ı..

Sonra birgün Akinan'ın yazmaya tekrar başladığını öğrendim ve haliyle Akşam almaya yeniden başladım. Yalnız bu sefer bir gariplik vardı, Serdar Akinan eski Serdar Akinan değildi. AKP noktasındaki tahlilleri geçmişe nazaran çok farklılaşmış, Recep Tayyip Erdoğan'ı en milliyetçi parti başkanı olarak lanse etmeye başlamıştı. Şaşırdım, aslında şaşkınlığım hala sürüyor. Serdar Akinan acaba o bir aylık sürede neler gördü de böylesine bir değişim içerisine girdi, merak ediyorum. Umarım birgün bunu açıklar ve ben de bu meraktan kurtulurum..

Nihat Genç'ten SKY TÜRK'e Veda..

Nihat Genç Az önce Nihat Genç'in Sedar Akinan'la hazırladıkları "Ne Var Ne Yok" adlı programın sonlandırıldığını duydum. SKY Türk, Yalçın Küçük'lü Kalemler ve Kılıçlar'dan sonra şimdi de Nihat Genç'li Ne Var Ne Yok'u ekranlarından aldı. Bu noktada SKY Türk'ü yargılamak pek doğru olmayacaktır, tüm bu yaşananlar eziliyoruz naraları atan iktidarın Cumhuriyetçi sermaye sahiplerini ezme ve yıldırma politikasıdır! Yalçın Küçük de Nihat Genç de aynı doğrultuda yorumlar yapmışlardır: Her ikisi de bağlı bulundukları yayın grubunun hükümet tarafından maddi baskı altına alındığını, bu baskıdan yayın grubunu kurtarmak için yayından çekildiklerini açıklamışlarıdır! Yapılanlar bir devrimdir, bu devrime sessiz devrim diyen sağırlar ve körler artık tarafını seçmelidirler! Yaşananları anlamamak için ya işbirlikçi ya da salak olunmalıdır, üçüncü bir seçenek yoktur. Prof. Yalçın Küçük'ün söylediği gibi bugün Türkiye'de yaşananlar bir iç savaştır! Bu savaşın tarafı olmamak bu vatana, bu toprakların insanına ihanettir!

Bu savaşta ne yapılması gerektiği bellidir: Gerici eğitim kurumlarının karşılarına Atatürk'ın devrimlerinin ışığıyla aydınlanan eğitim kurumları, dersaneler dikmek gerekmektedir! Üniversitelerde yurtlar açmak ve yurdum insanını tarikat everinden kurtarak insanıma bilimin aydınlık ışığında bir yaşam sunulmalıdır! Yeşil sermayenin karşısına allı kırmızılı milli bir sermaye var etmek, doğru düzgün bir medya kurmak gerekmektedir. Evet, çok geç kalınmıştır ama biz düşman boğazımıza dayandığı vakit Kurtuluş Savaşı vermeyi akıl edebilen bir milletiz. Şimdi de geç idark ettik ama geçmişe bakınca sonumuz hayırlı olur diyebiliyorum..

Kalemler ve Kılıçlar Yayından Kaldırıldı

Yalcin_Kucuk1 Pazar günleri bir vazgeçilmezim vardı: Prof. Dr. Yalçın Küçük'ün daimi olarak konuk olduğu Kalemler ve Kılıçlar! Bugün öğrendim ki SKY Türk kanalının yöneticileri sırf ekononomik sebeplerden ötürü (?) programı yayından kaldırmışlar. Nedense bana pek inandırıcı gelmedi, çünkü SKY Türk belki de tarihinin en dikkat çeken programını yapmıştı ve bunun meyvesini de bolca yedi. Kanal yöneticilerinin maddi sorunlar bahanesi o kadar havada kalıyor ki, insanın gülesi geliyor..

Yalçın Küçük cephesinde ise bir tepki, henüz, yok. Prof. Yalçın Küçük eskiden çalştığım mecralar hakkında yorum yapmam diyerek konuyu kestirip atmış. Bu noktada olan Kalemler ve Kılıçlar programının müdavimlerine oldu. Üzüldüm Türk televizyonları adına..

Program tekrar yayına ne zaman girer, ya da girer mi bilmiyorum. Bu süreçte sabretmek noktasında yardımcı olacağına inandığım programın forumunu önererebilirim: www.kalemlervekiliclar.com Saygı ve sevgi ile..

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.