Hayatta sonunda bitecek olan şeylere oldum olası ısınamadım. Eğer birşeyin sınırı varsa o şey aslında benim için yoktur. Sofrada, tam karşımda fazladan bir litrelik kola beni beklemiyorsa, bardağımdaki kolanın da bir anlamı olmaz. Tatil de işte böyle, geziyorum tozuyorum ama sonunda Ankara'nın yolları görünüyor ve işin tüm cazibesi yok oluyor. Özellikle bu gece, Akdeniz sahillerinde hayat yeni yeni başlarken içimdeki burukluk da artıyor...
Turistle gezgin arasındaki fark şudur, diyor Sheltering Sky: Turist döneceği tarihi bilir. Ben bu sınıflamada turist olmak istemez, döneceğim tarihi meçhule ertelemek isterdim. Oysa hayat şu an için buna müsade etmiyor ve ben yarın Ankara yollarına düşeceğim. Tek tesellim yazılarımı Ankara'da daha rahat yazabilecek olmam. Şimdilik kendinize iyi bakın, ben yanıbaşımda fazlasıyla hızlı yaşanan bir gecenin içinde dalmak için satırlarıma şimdilik son veriyorum
)