| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

4 "tc" etiketi kullanan gönderi "tc" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Mustafa Kemal (Anadolu'da) Başarılı Oldu Mu?

Mustafa Kemal Atatürk Mustafa Kemal'in Anadolu'ya çıkması ve Anadolu halklarıyla, emperyalist güçlere karşı Türklük savaşı vermesi günümüzde bir tartışma konusu haline getirildi. Birileri Mustafa Kemal'in İstanbul'da padişah kulu olarak kalmasının daha doğru olacağı gibi çok yanlış ve mantıksal tutarsızlıklar içeren bir düşünceye kapılmış. Ayrı bir grup ise Mustafa Kemal'in eseri olan Türkiye Cumhuriyeti'nin başarısız olduğunu, daha doğmadan öldüğünü iddia ediyor. Onlara göre Cumhuriyet'in kazanımları bir incir kabuğunu doldurmaktan bile aciz!

Peki, haklılar mı? Cumhuriyetin Anadolu'ya sundukları, gerçekten de, bir incir kabuğunu bile dolduramıyor mu? Ben bu düşüncedekileri balık beyinli atfediyorum. Çünkü bu gürühun en önemli özelliği balık hafızaları: yani bir geçmişlerinin olmaması. Benim ve benim gibi düşünen insanların bir geçmişi var. Anadolu'nun dününü de bugününü de okuyor, biliyoruz. Onların eksik oldukları nokta bu; okumuyor ve bilmiyorlar. Ben ise siz okurlarıma ve o malum şahsiyetlere büyük şair Ahmet Haşim'in kaleminden çıkma, 1919 tarihli bir mektup sunuyorum. Sanıyorum bu mektup Cumhuriyet öncesini ve sonrasını en net şekilde ortaya koymaya yeterli olacaktır. Umarım birileri böylelikle Cumhuriyet'in sunduğu nimetlere, en azından, şükrederler! İşte Ahmet Haşim'in Manisa Mebusu Refik Şevket İnce'ye yazdığı mektup:

"Ankara'da, Almanya İmparatorluğunun Anadolu hastalıklarını tetkik etmek üzere gönderdiği bir heyet-i tıbbiyenin bazı büyük rütbeli erkanıyla görüştüm... anlamışlar ki Anadolu Türklerinin karınları kurtlarla yüklü ve karınları bu kurtların salgıladığı parazitler ile dolu bulunuyor. Cinsi, yakın bir yok olma ile tehdit eden bu halin sebebi nedir, bilir misin? Gıda, beslenme eksikliği... Her ne kadar garip görünse de Anadolu Türkleri bugün ekmek imalinden bile habersizlerdir. Yedikleri mayasız bir yufkadır ki, aslen ne olduğunu yiyenlerin midesine bir sormalı!.. Nakil vasıtaları olan kağnı hiç şüphe yok ki taş devri keşfi ve aletidir. Kağını bir araba değil, fakat hayvana yapışıp onun kanını ve canını emen bir canavardır! Evlerine gelince, onlar da öyle: Duvarlar, yontulmamış alelade taşların, çalı çırpının, leylek yuvasında olduğu gibi gelişigüzel dizilmesinden hasıl olmuştur... Anadolu, külliyen temizlikten mahrumdur. Anadolu baştan başa frengilidir. Anadoluluların güzelliği de bozulmuştur. Bir köy, bir kasaba veya bir şehrin kalabalığına bakılırsa, heyet-i umumiyede o kadal topal ve topalların o kadar çeşidi, o kadar cüce, o kadar kambur, kör ve çolak görülür ki insan kendini dışbükey bir camla dışarı bakıyorum zanneder."

Anadolu'nın dünü budur, en azında okuduklarımız bunu söylüyor. İşte bugün üstünde yaşadığımız, en güzel vatan atfettiğimiz Anadolu'nun hali 1919'da böyleydi. Dünle bugünü farklı kılan tek şey ise Mustafa Kemal'in eseri olan Cumhuriyet. Bizi o günlerden bugüne Cumhuriyet taşıdı ve hala bunu göremeyenler ya çok saflar ya da salak!

Bu Araplardan Adam Olmaz, Mı Acaba?

WEF - Erdoğan Türkiye'de genellikle böyle bakılıyor Araplara, bu Araplardan adam olmaz deniliyor. Bunda tarihte yaşananların ve resmi tarihe göre "Arapların bizi sırtımızdan vurması"nın etkisi elbette çok büyük. İş sadece bununla da kalmıyor tabii, bunca petrole rağmen Arapların hala kalkınamamaları da "Bu Araplardan adam olmaz"cıları, kimilerine göre, haklı çıkartıyor.

Geçen gün, onları haklı çıkartan birşeyin daha yaşandığını görür gibi olduk. Yetmiş milyon nüfusu içerisinde bir iki milyon olan Arap Kökenli vatandaşı olan Türkiye Cumhuriyeti, Davos'ta Filistin'deki Araplar için büyük bir kavga verdi. Bu kavganın Suudi Arabistan'daki yankıları nasıl oldu dersiniz? Ne yazık ki bu kavganın yankıları Suudi Arabistan halkına duyrulmadı. Suudi gazete ve televizyonları tüm yaşananları, Arap olmamasınra rağmen Türkiye Cumhuriyeti'nin Filistin'deki Arapları böylesine kollamasını görmezden geldi. Şimdi insanın ister istemez "bu Araplardan adam olmaz" diyesi gelmiyor mu? Ama demeyeceğiz: çünkü böyle dersek doğruları söylemiş olmayız. Araplardan da adam olur, hem de adamdan saydığımız o pek çok Batılıdan çok daha iyi adam olur. Bunun için ne mi yapılmalı? İşe adam olmayan yönetimlere bir son vermekle başlarsak yanlış olmaz sanıyorum! Biryerlere göbekten bağlı yönetimlerden kurtarırsak bu güzel insanları, eminim onlar da gerçek yüzlerini tüm dünyaya gösterme imkanı bulacaklardır.

Gündem Yaratan Makam Otosu: Büyükanıt'ın Audi A8'i

Audi A8 Gündem oluşturan, yeni bir makam otomuz var. Malumunuz Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'a birilerince emeklilik "kıyağı" yapılarak yeni bir makam otosu alındı. Makam otusunun markası Audi, modeli ise A8.. A8 Audi'nin en kaliteli ve lüks modeli.. Dünyada ve haliyle Türkiye'de çok az olduğu biliniyor. Bunun en büyük sebebi aracın astronomik fiyatı. Araç aşağı yukarı 1.000.000 YTL'ye mal oluyor.. Zırh ve vergilerle birlikte.. 1.000.000 YTL hiç de az bir para değil. Orta halli bir okul ya da beş on tane sağlık ocağı yaptırılabilir bu parayla. Ya da daha farklı şekilde kullanılabilir bu para.

Kimsenin makam otosunda gözüm yok, ama bana da bu meblağ çok astronomik göründü. Ayrıca devletin elinde bolca lüks ve zırhlı makam otosu mevcutken. Recep Tayyip Erdoğan, göreve geldiği süreçte 10 adet 2006 model S 350 Merces almıştı. Ayrıca bu araçlar Audi'nin dörtte biri fiyatla, yani 250.000'er YTL'ye mal oldu devlete. Bu araçlardan birisi Bülent Ecevit'in hizmetindeyi. Ecevit'i kaybettiğimiz gün de bu araç boşa çıktı. Acaba neden bu araç tahsis edilmedi Büyükanıt'a? Ya da bu araç gibi boşa çıkmış bir diğer araç?

Haydi hepsini geçelim, neden Audi A8. Yoksa Audi birilerinin özel zevki mi? Benim bildiğim TC devletinde Mercedes kullanılması adettir, bu sebeptendir ki 2006 yılında son model 10 adet Mercesed S 350 daha alındı. Mercedesler fiyat olarak Audi'den çok daha ucuzlar ve bence devlete çok daha yakışıyorlar.

Eleştirilecek çok nokta var. Ben, Yaşar Büyükanıt'ı sayan ve seven bir insanım. Fakat, bu noktada kendisinin bir hata yaptığını düşünüyorum. Böylesine özel bir muameleyi, her ne olursa olsun, kabul etmemeliydi. Tıpkı kendisinden önce emekli olan tüm Genelkurmay başkanları gibi..

AKP Artık Sistem Partisidir, CHP ve Diğerleri Marjinalleşmiştir..

erdogan-gül Türkiye'nin şu son bir ayda yaşadıkları bir gerçeği gözler önüne serdi. Günümüz itibariyle AKP artık bir ve şu andaki tek sistem partisidir. Bunu yaşanan süreçte görememek için kör olmak gerekiyor. AKP'ye yakınlığıyla bilinen cemaat lideri Fetullah Gülen'in yüksek mahkemece beraat ettirilmesi, Ergenekon soruşturması kapsamında ulusalcı üst düzey askerlerin teröristlerin sorgulandığı bir binada sorguya çekilmesi ve tutuklanması, AKP'nin kapatılacağına herkes kanaat getirmişken AKP'nin kapatılmamış olması, YAŞ kararlarında "her nedense" 12 yıl aradan sonra bir tek ihraç yaşanmaması bunun en belirgin göstergeleri..

Bugün itibariyle AKP bir sistem partisidir. Bu noktada AKP'nin sisteme uyguğunu sanmıyorum, göstergeler sistemin AKP'ye uyduğunu; daha açık bir tabirle sistemin merkezinde AKP lehine bir oynama olduğunu gösteriyor. Sistem, merkezini yeniden belirlemiştir. Ve bu merkez içerisinde eski sistemin ögelerine yer verilmemiştir. Atatürkçü Düşünce Derneği ve eski sistemin parçalarını oluşturan benzeri kuruluşlar yeni sistem içerisinde marjinal kılınmışlardır. Gelinen noktada en marjinal partilerden biri de, acı da olsa CHP olmuştur. Bunu bugün yaşanan TSK-CHP polemiğinde çok iyi görebiliyoruz.

Bu gerçeklerin artık görülmesi gerekmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleri geride kalan on yılda baştan aşağı farklı bir yola sokulmuştur. Bu yolun hayırlara mı vesile olacağını zaman gösterecektir..

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.