| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

5 "trt" etiketi kullanan gönderi "trt" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

FOX'ta Yeni bir Program: Uyanık Bar!

FOX TV Finallerle içli dışlıyım, daha okumam gereken yüze yakın sayfa var. Yarın da önemli bir sınav.. Sıkıldım, televizynonu açtım. FOX'ta yeni bir program başlamış, adı Uyanık Bar. Konsept oldukça hoş ve ilgi çekici. İnsan takılınca diğer kanallara geçemiyor. FOX'un sitesine baktım, program her Salı ve Perşembe 23:15'te yayınlanıyormuş. Daha öncesinde Canım Ailem dizisine bir bakın demiştim, dizi aldı başını gitti. Bugün izlenme rekorları kırıyor. Sanıyorum FOX'un Uyanık Bar'ı da alır başını, gider ve zamanla izlenme rekorları kırmaya başlar.

Sunucu oldukça başarılı, daha öncesinde TRT'de görüyordum. Üstün Dökmen'in Küçük Şeyler programında oyun sahneleyen grubun bir üyesi kendisi. Adı Serhat Kılıç imiş.. Bu gidişle bu ismi de duymaya devam ederiz, daha uzun süre. Salı ve Perşembe geceleri çok önemli işleriniz yoksa bir bakın diyorum. Bir bakmaya değer..

Röportaj: Banu Avar ile Küreselleşme, Medya ve Türkiye

Banu Avar Politik Akademi, röportajlarıyla gündeme ışık tutuyor. Prof. Dr. Alaeddin Yalçınkaya'nın ardından şimdi de ünlü gazeteci Banu Avar ile bir röportaj gerçekleştirdik. "Küreselleşme, Medya ve Türkiye" başlıklı röportajın içeriği oldukça ilgi çekici. Banu Avar'la küreselleşme, medyanın bu süreçteki fonksiyonları, demokrasi, Doğulu olmak, Batı ve daha pek çok konu üzerinde konuştuk.

Avrupa noktasında Banu Avar'ın şu sözlerini çok önemsiyorum, daha öncesinde Prof. Yalçın Küçük'ten de benzer sözler duymuştum: "Batı bitmiştir! Son kırk yıldır bir tek yazar, bir tek müzisyen, bir tek ressam çıkartamamıştır Batı. Kültürel olarak can çekişiyor.. Bilimsel araştırma yapan insan yok Batı’da. Gelenlerin hepsi ya Hintli, ya Çinli.. Amerika’dakilere de baktığınızda bilim insanlarının çoğu Doğudan.. Batı’nın nefesin tükendiğini görüyoruz."

Dikkat çekmek istediğim bir nokta ise Ergenekona atfen söylenen şu sözler oldu; "Bugün Türkiye’de içeri alınan birçok insanın listeleri tıpkı 12 Mart’ta ve 12 Eylül’de de olduğu gibi ABD Büyükelçiliğinden geliyor. Beni işimden attıran da ABD Büyükelçiliğidir. Nasıl bir demokrasidir onların savunduğu, bilmiyorum? Bence yaşadığımızın adı faşizmdir."

Röportajı mutlaka okumalısınız, bence kaçırılmaması gereken bir röportaj! Röportajın tam metnini okumak için lütfen tıklayınız: Banu Avar ile Küreselleşme, Medya ve Türkiye

TRT Kürtçe Yayına Başlar: TRT Kürdi

TRT Logo TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, TRT'nin bir kanalının sadece Kürtçe ve Farsça yayınlara ayrılması ile ilgili çalışmaların başladığını açıklamış. Hal böyle olunca da yurdum insanı konu hakkında tartışmalar yapmaya, teoriler üretmeye başlamış. Ağırlık kazanan iki görüş var; birisi bunun AB'ye verilen tavizlerden birisi olduğunu, bir diğeri de bunun kardeşliğe yapılmış bir katkı olduğunu savunuyor..

TRT'nin Kürtçe yayın yapmasını ben biraz Diyanet İşleri Başkanlığı'na benzetiyorum. Diyanet İşleri Başkanlığı, halk dinini başkalarından öğrenip de rejim muhalifi olmasın amacıyla var. TRT'nin Kürtçe yayınları da bu amaç doğrultusunda yapılacak, Kürtler birşeyleri başkalarından öğrenmeyip de rejim muhalifi olmasınlar diye.. Bu oldukça yerinde bir karar, çünkü Kürtlerin ROJ ve benzeri ideolojik yayınların dışında pek de alternatifleri yok. Bu noktada yapılan çalışma bir alternatif olacaktır.

Konu hakkında göz önüne alınması gereken birşey de nasıl (Kürtçe) konuşulacağından ziyade nelerin konuşulacağı olmalı. ROJ TV ve benzerlerinin programlarıyla rekabet edecek programlar yapılmalı. Bu noktada resmi bir kanal, resmi söylemleri olan bir kanalın çerçevesi çok da geniş olamayacak. Diyorum ki Türkiye tarafında, özel bir kanal çok daha başarılı olabilir..

Banu Avar'lı Sınırlar Arasında'ya Son Verildi!

Sınırlar Arasında Türkiye'de ABD ve AKP muhalefeti yapan televizyon programları birer birer sonlandırılıyor. Daha önce haberlerini verdiğim Yalçın Küçük'lü Kalemler ve Kılıçlar programı ile Nihat Genç'li Ne Var Ne Yok'un ardından bir son haberi de TRT ekranlarında yayınlanan ve Banu Avar'ın hazırlayıp sunduğu Sınırlar Arasında adlı programdan geldi. Evet, artık Sınırlar Arasında da ekranlarda ol(a)mayacak?!

Sınırlar Arası adlı programda Banu Avar'ın imza attıklarını ve kendisine uygulanan sansürü hatırlatırsam, programın neden yayından kaldırıldığını çok daha iyi anlayacağımızı düşünüyorum. 2004 Mayıs'ında TRT ekranlarına gelmeye başlayan Sınırlar Arasında, bugüne kadar 82 programa imza attı. Programlarda büyük oranda Avrasya'da oynanan oyunlar ve ABD çıkarına işleyen politikaları konu edinen içeriğin büyük bölümü, Banu Avar'ın kendi söylemiyle: "bunların büyük bir çoğunluğu üç ile on dakika arasında sansürlendi."

Sansürün arkasında ise İsveç, Vatikan ve özellikle de İsrail Büyükelçileri vardı. Pek çok ABD yanlısı devlet elçisi, Banu Avar'ın programlarından rahatsız olarak Dış İşleri Bakanlığı aracılığıyla TRT üzerinde baskı kurdu. Bugün gelinen noktada kurulan baskılar sonucu TRT, Banu Avar'a programın sonlandırıldığını bildirildi. Oysa ki TRT ile yapılan anlaşma 2009 yılında sona eriyordu. Bu son ile Banu Avar'ın bu hafta yayınlanacak, "Büyük Ortadoğu ve Asya Projesi" konulu programı da rafa kaldırılmış oldu..

Tüm bunlara karşın Banu Avar kitaplarıyla yine de bizlere ulaşacaktır inancındayım. Satırlarımı Avar'ın üzerinde uzun uzun düşünülesi sözleriyle bitiriyorum: "Bizim bütün medya, tüm özel kanallar ya ABD'ye biat etmiştir, ya AB'ye biat etmiştir, ya da İsrail'e biat etmiştir. Yani bu tip söylemleri söyleyebileceğimiz bir yer de yok. Bugüne kadar TRT'de biz bu söylemleri yapabiliyorsak, bu objektiflikte programı idame ettirebiliyorsak bunun tek sebebi, tek dayanağı vardır; o da halktır.."

Vasatlıklar Ülkesi: Türkiye, TRT ve Tarkan

tarkan Bir ülkenin sanat ve kültür hayatını yılbaşı gecesi televizyonlarda hazırlanan programlarla saptamak aslında pek de mantıksız değil. Bu noktada ben de devletin ne yayını yaptığına, haliyle TRT'ye dikkat ediyorum. O gece TRT bir Tarkan konseri yayınlamış, "Megastar"ımızın görüntüsü ve sesi arasında 5. parçaya kadar uyumsuzluk varmış. Hani olur ya; bir filmde önce dudaklar oynar, çok sonra ses gelir: işte aynen öyle!

Elimizde iki isim ve bir vasat sonuç var: Birincisi köklü bir geçmişi ve bolca bütçesi olan devlet yayın organımız TRT, diğeri kendisine rakip bulamadığımız "XXX-Mega Star" Tarkan. Bir ülkenin "en"leri böyle bir seviyesizliğe imza atıyorlarsa, üzgünüm ama birşeyler bitmiş demektir. Bir ülkenin müzik alanında en iddialı insanı konserinde playback yapıyorsa, yani müziği adına sadece dudak oynatıyorsa o değil ama o ülke sanatsal olarak bitmiştir!

Tarkan megastar falan değil, en azından konserlerinde, dudak oynatan çocuktur ve bu haliyle ülkemin sıradan bir putu olmaktan ileriye geçememektedir. Yazıktır, komiktir ve bir o kadar da acıdır!

Yakın zamanda yiğtirdiğimiz, yüzyılımızın en renkli devlet başkanı sıfatını, bence, fazlasıyla hak eden Saparmurat Türkmenbaşı Türkmenistan'da sanat adına çok önemli bir adım attı. Televizyon kanalları, konserler ve hatta ülke sınırları içerisindeki düğünler dahil olmak üzere her türlü organizasyonda playback'i yasakladı! Neden olarak da playback'in müzik sanatının gelişimini sekteye uğrattığı iddiasıydı. Ki bence fazlasıyla da haklıydı..

Konserlerinde dudak oynatan bir megastar ülkeme ve insanıma yakışmıyor, ya da yoksa fazla mı yakışıyor?! Bilmiyorum, üzülüyorum. Acaba yurduma, yurdum insanına fazla mı yükleniyorum diyorum. Tam o sırada not defterimden Oscar Wilde imzalı şu sözler dökülüyor: Memnuniyetsizlik, bir adamın veya bir milletin, gelişme yolunda attığı ilk adımdır! Okuyorum, rahatlıyorum ve bu satırları kaleme alıyorum..

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.