Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

18 tane "tsk" etiketli yazı bulundu (sayfa 2)"tsk" tagli diger ogeler resimler , videolar

Darbeye Karşı 70 Milyon Adım

21 Haziran 2008 Cumartesi günü, yani yarın, bir takım sivil toplum örgütleri darbeye karşı yürüyüş organize etmişler. Davetlerinde "İşte o gün, 50 yıldır cesaret edemediğimiz, hep geç kaldığımız birşeyi yapmak için toplanacağız." yazmışlar. Kendilerini ve söz konusu organizasyonlarını fark edince şaşırdım, önce gidip birer birer haber sitelerini baştan sona taradım; birileri darbe yaptı da benim mi haberim olmadı diye :) Baktım ortada darbe ya da darbeci yok.. Hal böyleyken, peki bunlar ne halt etmek için yürüyorlar?

Utanmadan "50 yıldır cesaret edemediğimiz, hep geç kaldığımız birşeyi paymak için toplanacağız." diyorlar. Bilmem farkındalar mı, bu ülkenin aydınları gerici darbelere karşı hiç geç kalmadılar. 12 Eylül'ün keskin kılıcı aydınların boğazlarında hissedildiği günlerde cuntanın karşısına dikildi bu ülkenin aydınları! Yalçın Küçük, Emre Kongar ve çok daha fazlası karşı çıktı darbecilere, canları ve gelecekleri pahasına! Bunlar o zamanlar ne halt ediyorlardı bilmiyorum ama aydın olmaya cesaret edemediklerini kendileri itiraf ediyorlar..

Bu gün ise meydanı boş, kendilerini da garantide gördüklerinden olsa gerek hayali darbe paranoyaları üretip kendilerine entelektüel vizyon katma telaşındalar. Biz gerçek ve cesur aydınları 12 Eylül'de gördük, sizden olsa olsa maydın olur! Yarın kendinizi satacaksınız; alıcınız da olur, merak etmeyin. Taraf'ta manşet olursunuz, Zaman'da da söyleşileriniz yayınlanır..

Ya körler ya da kör gibi davranmak işlerine geliyor. Göremiyorlar mı TSK'nın bir müdahale yapacak olsaydı bugüne kadar çoktan yapabileceğini? Göremiyorlar mı TSK'nın darbe yapmayacak kadar GÜÇLÜ olduğunu? Göremiyorlar mı AKP miadını doldurmuşken kimsenin müdahale yapacak kadar aptal olmadığını? Görmüyorlar mı AKP'nin 12 Eylül'ün ABD'den olma çocuğu olduğunu? Hepsini görüyorlar, sadece görmemezlikten gelip rant sağlıyorlar.. Yarın beyazlar bürünüp yürüyecek olanlar 12 Eylül karanlığının ürünleri ve devamıdırlar!

İlker Başbuğ Birilerini Fena Korkutuyor..

İlker Başbuğ Kara Kuvvetleri Komutanı, Org. İlker Başbuğ önümüzdeki Yüksek Askeri Şura (YAŞ) sonrası Genel Kurmay Başkanlığı koltuğuna oturacak. Bu noktada Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) Başkomutanlığını üstlenecek. Nedense (?) bu gerçek birilerini fazlaca ürkütüyor. Bu malum birilerinin etekleri tutuşmuş olacak ki 32 kısım tekmili birden savaş açmışlar TSK'nın yeni Başkomutanına..

Malum camianın, malum şeriat ve manda yanlısı gazeteleri Başbuğ'a saldırmaya başladılar. Anayasa Mahkemesi'nin açtığı AKP'nin kapatılma davasını Orgeneral Başbuğ'a yıkmak istiyorlar. Bu oyunu daha önce de gördük. Şu an Genelkurmay Başkanımız olan Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a da yapmışlardı böylesine asılsız haberler, karalama kampanyaları.

Orgeneral Başbuğ, böylesine basit karalama kampanyalarıyla harcanabilecek bir isim değil. Vizyonu ve TSK ile ortak misyonları çerçevesinde güçlü bir isim. Bundan tam altı ay öncesinde "Prestij Politikası, Osmanlı ve Putin" başlıklı yazımda onun hakkında, prestij politikası çerçevesinde şunları kaleme almıştım: "Bizde ise üçüncülüğe aday güncel hiçbir isim maalesef yok! Ne Cumhurbaşkanımız ne de Başbakanımız bu noktada aday olarak gösterilemez. Ama illa da gösterme gereği olacaksa, en köklü ve kültürel temele dayanan TSK'dan bir aday sunabilirim. Ki bu adayın gelcek Türkiye'sine yön verebilme gibi bir durumu da var. Kim bu şahsiyet? Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ.. " Yazımın sonunda da şu notu eklemeden edememişim: "Başbuğ noktasında belki haklı çıkabilirim, demişti dersiniz.." Org. Başbuğ'dan birilerinin böylesine korkması sanırım beni daha şimdiden haklı çıkartıyor..

Devlet Geleneği ve Ermenistan'da Bayrağımızın Çiğnemesi

Ermenistan Bayrak Dünya üzerinde kurulu yüzün üzerinde devlet ve her devletin kendince gelenekleri mevcut. Türkiye Cumhuriyeti Devleti de kendisine has geleneğini oluşturabilmiş devletlerden bir tanesi. İmparatorluktan gelen ve Cumhuriyet'le modernleşen pek çok geleneğimiz mevcut.

Bu noktada son günlerde Ermenistan'da yaşanan bayrak yakma ve çiğneme vakasını değerlendirmek istiyorum. Ermeniler yine bilindik soykırım iddialarıyla tüm dünyada etkinlikler düzenlediler ve bu etkinlikler sırasında ellerine geçirdikleri Türk bayraklarını yaktılar, parçaladılar ve hatta çiğneyip üzerilerinden geçtiler. Biz bu manzaraları Anadolu toprağında hiçbir zaman yaşamadık, biz dost olsun düşman olsun hiçbir devletin bayrağını ayağımızın altına almadık, çiğnemedik. Daha geçen aylarda, Genelkurmay Başkanımız başka bir devletin bayrağı işli bir kutlama pastasını kesmeyi nezaketle reddetti. Bayrağa saygı bizim geleneklerimizde olan birşey, bu noktada her yurttaşımız geldiği gelenekten dolayı kendisiyle gurur duymalı..

Bize milli eğitim sistemi içerisinde bunu öğrettiler; kimin olursa olsun bir bayrağa asla basılmaması gerektiğini, bayrağın kutsal olduğunu öğrendik. Keşke bayrağımızı çiğneyen o insanlar da böylesine yüce bir değeri kavrayabilmiş olsalardı?!

Mehmetçik Sınır Ötesinde..

sınırötesi TSK sonunda adam akıllı bir sınır ötesi operasyona başladı. Mehmetçik yurt sınırlarını aşarak Kuzey Irak'taki kamplara ayak bastı. Bu PKK terörüne indirilmiş büyük bir darbe olur umarım. Tüm bunları olumlu karşılıyorum çünkü terörün en ufak bir olumlu noktasını bu yaşıma kadar göremedim. Yalnız tüm bu yapılanların biraz havada kaldığına inanıyorum, nitekim daha dün de TSK büyük operasyonlar gerçekleştirmişti ve Pamukoğu Paşa büyük başarılara imza atmıştı. Bu süreçte politikacılar işi her zaman TSK'nın sırtına bıraktılar ve unutmayı tercih ettiler. Onlar unuttukça PKK yeniden hortladı, yendien can almaya başladı..

Yapılan operasyon belki başarılı olabilir ama süreç noktasında pek de bir önemi olduğunu sanmıyorum. PKK politik olarak da bitirilmeli ve politikacılarımız artık PKK terörüne son verecek politikalara imza atabilmeliler. Aksi halde tarih onları yitirilen canlar için yargılayacaktır. Sadece bugün 7 canımızı yitirdik, artık gitmesin canlarımız..

TSK'da Yaşanan İstifalar

aşa Son bir hafta içerisinde iki general TSK'ya emekli olmak üzere başvurdu ve şimdi her ikisi de emekli. Belki rütebeleri bu kadar yüksek olmasaydı gündemde bu kadar yer bulamazlardı ama her iki isim de general olunca işler elbette biraz değişiyor. Bu istifaların her ikisi de bence fazla soyut sebeplere dayanıyor, en azından ben bu yaşıma kadar böyle gerekçelerle görevinden ayrılan bir tek üst düzey asker hatırlamıyorum. Asker üyeleri oldukça fazla bir aileden de gelmemden ötürü, general iken bunun nasıl olup da bırakılabileceğini aklım almıyor!?

Bence tüm bu olup bitenin ardında su üstüne çıkmamış sebepler var. İleride tüm bunları öğrenebileceğimizi sanıyorum, zamanla göreceğiz..

Sonunda Bir Piyade Tüfeğimiz Olabildi!

mehmetçik-1 Güzel bir haber aldım, artık bizim de tamamen yerli yapım bir piyade tüfeğimiz var: Mehmetçik-1. MKE güzel bir çalışma yapmış, ben fazlasıyla takdir ettim ve olayı önemsedim. Tüfeğin özelliklerine değinmektense bu adımın önemine dikkat çekmek istiyorum. Mehmetçik-1 Türkiye adına çok ama çok büyük bir adım.

Olayın önemi şuradan geliyor, acı ama Türkiye silahlı kuvvetleri de dahil olmak üzere ithal teknoloji üzerinde yükseliyor. Bu özel sektörde bir sorun olmayabilir ama silahlı kuvvetler noktasında büyük bir olmsuzluk demektir. Hayatın ne getireceğinin belli olmadığı uluslararası politikada silahlarınız onun ya da bunun elinden çıktıysa onun ya da bunun karşısında edilgensiniz demektir. Askeri havaalanlarında duran F-16'larımızın üzerinde her ne kadar Türk bayrağı işli olsa da, o uçaklar bizden çok batılı güçlerin! Bunun acısını Kıbrıs'ta TSK ve dolayısıyla TC büyük ölçüde çekti..

Mehmetçik-1 bu noktada önem kazanıyor işte! Yerli silahlanma, sonuçta büyük bir ordunun da habercisi.. Umarım yakında bize ait olan sadece Mehmetçik-1 olmaz da kendi tanklarımız, kendi helikopterlerimiz ve hatta kendi jetlerimiz olur. Umarım o günler fazla uzakta değildir.

İşte bu düşünce ikliminde diyorum ki, Mehmetçik-1 belki de 2008'in en önemli adımlarından birisi olmaya aday..

Kuzey Irak'a Sınır Ötesi Operasyon ve Değerlendirmeler - 2

hava Gündemde Sınırötesi Operasyon hala tüm tazeliğiyle dururken ben de değerlendirmelerime devam edeyim dedim. Bilmem siz de bu noktalara dikkat ettiniz mi?

Dikkatimi çeken ilk nokta Genelkurmay - M.Ali Birand yakınlaşması oldu. Oysaki bu iki imge bundan yıllar öncesinde birbirine fazlasıyla zıtlardı. Hatta Genelkurmay hazırladığı bir andıç vesilesiyle Mehmet Ali Birand'ı işinden edecek, gündem oluşturan büyük gazetelerde M. Ali Birand'ın adı PKK'dan para alan gazeteciler arasına girecekti! Sonradan tüm bunların gerçek dışı olduğu ortaya çıksa da Genelkurmay ve M. Ali Birand soğukluğu bu günlerin hemen öncesine kadar devam etti. Oysaki bugünlerde birşeyler değişiyor, garip ama Genelkurmay başkanı M. Ali Birand'a açıklama yapmayı uygun buluyor. Bu noktada M. Ali Birand'ı çok mu büyütüyorum, yakınlaşma Genelkurmay - M. Ali Birand yakınlaşması değil de Genelkurmay - Doğan Medya yakınlaşması mıdır, açıkçası tam olarak göremiyorum?!

Benim şen şakrak, harbi profesörüm benim geçen seferde zorlansam da söyleyemediklerimi bir çırpıda açıklamış; Prof. Yalçın Küçük, odatv.com'a yaptığı açıklamada söz konusu sınırötesi mevzu için "Bu bir operasyon değil eğitim harekatıdır." demiş. Acı ama gerçek, üzgünüm.. Ne zamadan beri eğitim uçuşları manşet oluyor, sormak lazım M. Ali Birand'a, pardon Aydın Doğan'a..

Kuzey Irak'a Sınır Ötesi Operasyon ve Değerlendirmeler

bombardıman Uzun süredir bekleniyordu, sonunda Genelkurmay sınır ötesi operasyona başlama emrini verdi ve bildiğiniz operasyon gerçekleşti. İlk günlerde büyük bir heyecan duydum, her ne kadar silahlarla aram iyi olmasa da TSK'nın bu gücü gözümü kamaştırdı. Yalnız günler geçtikçe pek de güzel olmayan kokular gelmeye başladı burnuma!

Öncelikle Mehmet Ali Birand'ın ilk başlarda söylediği "Bu operasyonu dünyada yalnız 5 ülke gerçekleştirebiliyor." edebiyatının pek de sahici olmadığını öğrendim. Ne yazık ki dünyada bu operasyonu yapan 5. ülke olamadık, çünkü tüm gece görüş ve enformasyon ABD'li subaylar tarafından organize edilmişti. Üzüldüm, çok üzüldüm..

Ardından istihbarat fiyaskosu geldi! Birileri bağrını gere gere ABD'den istihabarat bilgileri edindiğimizi söylüyordu. Bana yine üzülmek, yine hüsran.. Nedense birilerinin ağrına gitmiyor yanıbaşımızda olup bitenler için okyansular ötesinden istihabarat almak! Bilmem farkında mısınız ama biz fazlaca ABD'ye bağlı olmaya başladık. Kuzey Irak için ABD'den istihbarat alacak duruma düştüysek vay halimize!

Tamam, buna da göz yumalım dedim ama sorunlar maalesef bitmek bilmedi! Ey Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu teröristler bu kadar aptallar sanma! Kaç aydır sınır ötesi konuşulurken o insanların hala Kandil'de ikamet ettiklerine ihtimal vermiyorum. Potansiyelinin çok altında bir zaiyat verildi PKK'ya, sadece taşınmaz sistemleri zarar gördüyse gördü. Gerisi ise sağ salim, maalesef..

Peki herşey kötü mü, hiç mi iyi birşey yapamadık? Elbette hayır! Pek çok güzel icraata da imza attık. Bilmem farkında mısınız, PKK ve Kuzey Irak çıkmazından çok güzel sıyrıldık! ABD-Barzani ilişkileri bozulurken, dış işlerimiz ABD ile düzgün bir ilişki sağladı. Şu sıralarda ipler, dün de olduğu gibi, bizim elimizde yavaş yavaş toplanmaya başladı. Sanırım, Türkiye ilerleyen zamanda daha fazla söz sahibi olabilecek. Bu noktada seviniyorum ama kaygılarım da yok değil. Sonuçta "Bayram değil seyran değil, bu ABD bizi neden öptü?" sorusu aklımdan çıkmıyor.. Umarım bizim çocuklar ABD'ye fazlaca şey vermemişlerdir?!

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.