| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

6 "uludağ" etiketi kullanan gönderi "uludağ" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

I. Üniversitelerarası Diyalog Kongresi

Okan Yüksel Uludağ Üniversitesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Topluluğu'unun organize ettiği I. Üniversitelerarası Diyalog Kongresi, Uludağ Büyük Otel'de gerçekleştirildi. Katılımın ve programın oldukça yoğun olduğu organizasyonda ben de "2008 Ekonomik Krizinin İşçi ve İşverene Etkileri" konulu bir konferans verdim. Malumunuz, bir yılı aşkın süredir ekonomik krizin gelceğini ve sanılandan daha da yıkıcı olabileceğini yazıyordum bu satırlarda. Bugün gelinen noktada krizin geldiğini ve en fazla da emek faktörünü vurduğunu görüyoruz. Bu noktada emeğin ve emekçinin hakkının verilmesi gerektiğini düşünüyorum, ki konferansta öncelikle anlatmaya çalıştığımız da buydu.

Uludağ da kar da, yemekler ve özellikle de sucuk-ekmek mükemmeldi. Bu noktada Uludağ Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Topluluğu'na ve ayrıca organizasyonun profesyonelliği için elinden geleni ardına koymayan Mustafa Gümüş dostuma teşekkürlerimi sunuyorum. II. Üniversitelerarası Diyalog Kongresi'nde tekrar birlikte olmak umuduyla..

ÇEKO 1ÇEKO8ÇEKO4ÇEKO7

ÇEKO2 ÇEKO3 ÇEKO5  ÇEKO6

Yarın Sabah Bursa..

Yollar Ankara-Bursa karayolunu size kilometre kilometre anlatacak duruma geldim Kaçıncı kilometrede ne var, hepsi ezberimde.. Ne de olsa sürücülüğümü bu yolda tescil ettim. Herhalde ayda en az bir kez git gel yaptım ama artık cidden sıktı! Bıktım yollardan, araba kullanmasını çok sevmeme rağmen.. Garip bir durum..

Yarın da yollarda olacağım, az önce arabanın bagajını agzına kadar doldurdum. Ne varsa Ankara'daki evde, Bursa'ya görtürüyorum; kitaplarım, cd'lerim, araştırmalarım ve aklınıza daha ne gelirse.. Artık ikametgahım bir orada bir burada olsun istemiyorum. Bursa'ya yerleşiyorum. Ciddi ciddi ikametgahımı da Adana'dan alıyorum, Bursa'ya kaydedeceğim.

Bursa'da bu yıl tek başıma, kendi evimde bolca kafa dinleyeceğim. Bu süreçte üretmemek için bir mazeretim de olmayacak. Okulla birlikte pek çok projeye imza atacağım. Bugüne kadar elde ettiğim tüm kazanımların çok çok ötelerine geçeceğim. Bu yeni dönemde hem akademik hem de kültürel gelişimimi son sürat sürdüreceğim. Ve kitap projem de kısa zamanda sizlerle buluşacak. Levent Özen'le birlikte tam bir hafta boyunca kitabın son rötuşlarını yapmaya yoğunlaşacağız. Sonrasında ise kitabı kitapmarketlerde bulabileceksiniz..

Yeni dönem bomba gibi geliyor, şimdiden söylemesi.. 16'sında Bursa, 19'unda tekrar Ankara ve 21'inde Adana'da olacağım. Arabayı babama teslim edip, Bursa'ya otobüsle döneceğim.. Ve işte o zaman yollar bitecek, durağan bir hayat başlayacak. Ve ben.. üretmeye başlayacağım.. Herşey çok daha güzel olacak, çok daha farklı..

16 Mart 2008, Gece 02:09..

3 Tüm gün, odamda tek başıma geçti, sıkıldım haliyle.. Çay demledim, sigaramı yaktım ve içimden birşeyler yazmak geldi.. Son günlere ve yaptıklarıma dair:

Üniversitede yeni bir topluluk kurmaya karar verdik. Adını daha önce de bahsettiğim Siyaset Bilimi hocam koydu "Politik ve Stratejik Araştırmalar Topluluğu". Kısa adı da POSAT olur diye düşündük. Tabii bende bir heyecan, bir heycan.. Sormayın, gitsin. Aklıma lise yıllarım geldi, Pozitif Düşünce Grubu geldi; seminerler, münazaralar, geziler..

Topluluk kurmak pek kolay değil-miş. Tüzük, amblem ve daha pek çok prosedür. İlk tüzüğümü Pozitif Düşünce Grubu için oturup kendim yazmıştım, geçen gece ikincisini de POSAT için kaleme aldım. Amblem ise, biraz daha fazla yordu beni. Üç dört saatimi aldı ve hala üzerinde çalışmayı düşünüyorum. Buna rağmen sağ üste ekliyorum ki yorumlarınızı alabileyim. Bu noktada lütfen eleştirilerinizi esirgemeyin.

Dersler ise hala bir kenarda beni bekliyor! Muhasebeyi anladık da ey Uludağ Üniversitesi; ne diye Türev, İntegral gösterirsin yurdum Uluslararası İlişkiler öğrencisine. Gördükçe midem kasılıyor, sinirlerim bozuluyor!

Karar aldım, üniversitede bazı hocalarımı boykot edeceğim. Bazı profesörler bile kitaptan birebir ders anlatıyor! Kendime olan saygım için o derslerde artık ben yokum..Eminim çok üzülecek hocalarım

Hayat felsefeme bir söz daha ekledim, daha doğrusu bir amaç daha: Hayatta insanların senden beklemediklerini yap! Evet, artık insanların beklediklerinin çok daha fazlasını yapacağım! Size de öneririm; mesela bir ilköğretim öğrencisiyseniz sizden beklemediğim birşey yapın, gidin Nietzsche okuyup anlayın! Bu dünyada farklı ve özel olmadıktan sonda sıkılıyor insan..

Uludağ Kaçamağı ve Türkiyede Kış Turizmi

Uludağ Bugün yurttan arkadaşlarla bir otobüs tutup Uludağ'ın yollarına düştük. Öncelikle Sarıalan denilen dinlenme alanında sucuk ekmeklerimizi hazıladık ve afiyetle yedik. (Bir Adana'lı olarak mangalı yakmak ve o kadar sucuğu pişirmek elbette benden başlasına düşemezdi..) Ardından da kayak merkezinin de bulunduğu, Oteller Bölgesi de denilen alana doğru tırmanışa devam ettik..

Uludağ'a en son on yıl önce ailecek gelmiştik. On yıl öncesinde kar beni ilk zamanlar oldukça eğlendirse de zamanla fazlasıyla yormuş ve bu sebepten kara olan sempatimi zamanla kaybetmiştim. Bugün ise doğayı ve karı özlediğimi gördüm. İçimde farklı duygular kıprışmaya başladı ve bir anda arkadaşımın elindeki kameraya ağzımdan şu sözler döküldü: "Tanrının yurdum insanına bahşettiği bir doğa harikası burası.."

Gerçekten de öyle, Uludağ yurdum insanına bahşedilmiş bir doğa harikası. Bu cennetin değerini çok iyi bilmemiz gerekiyor. Oysa biz yine hoyratça kullanıyoruz elimizdeki nimetleri. Uludağ'da mimariden o kadar uzak ve kötü oteller var ki, şaşırıyorsunuz. Bu kadar mı görgüden uzak insanlar inşaa ettiler bu yapıları, anlamak çok zor.. Sanırım Recep Tayyip Erdoğan'a katıldığım ender yazılardan birisi olacak bu; kendisine Uludağ'ın yapılaşamaması iddası noktasında sonuna kadar katılıyorum. Artık başbakan olarak, birşeyler yapar herhalde!?

Bursa Macerasından Notlar

iibf Bursa sonunda benim için bir belirsizlik olmaktan çıktı. Sokaklarında ve caddelerinde yürümüşlüğüm oldu en azından )) İnsanını ve özellikle Uludağ Üniversitesi'ni de tanıma fırsatı buldum. Üniversite kampusu oldukça büyük, fakat tüm yapılar bir merkezde toplanmış. Yaşam alanım olabilecek bölgeler pek yeşil değil, buna karşın üniversitenin çevresi koca bir çam ormanı. Şimdiden ısındım sayılır, zamanla da seveceğe benziyorum...

Tek önemli sorun barınacak yer noktasında çıktı. Devlet baba bu sefer de babamdan fazla babalık yapamadı ne yazık ki!? Yurtların haline şaşırdım, insanların neden yana yana kiralık ev arayışında olduğunu o pis tuvaletleri ve duşları görünce çok iyi anladım. "Babam sağolsun" edebiyatı yapmak pek hoşuma gitmez ama babam da sağ olmasaymış halim nice olurmuş diye bol bol düşündüm. Arif Keskiner'in güzel bir lafı vardı, o aklıma geldi yurtları gezerken: Allah kimseyi bu devletin eline düşürmesin, düşenlere de Allah yardım etsin...

Eskiden çocuk aklıyla, çocukken de akıllıymışım demek ki, ileride avukat olursam ilk davam devlete olan babalık davası olacak derdim. Devletin babalık yapamadığını, adının hakkını veremediğini düşünürdüm. Ki bugün gördüm ki o küçücük Okan, yaşına göre fazlasıyla doğru düşünmüş. Devlet baba pek de babalık yapamamış bu topraklar üzerinde yaşayan milyonlarca kızına ve oğluna...

Şükür ki ben bu devletin şanslı çocuklarından birisiyim ve babam devlet okulu olmasına rağmen okulun talepettiği 600 YTL'yi aile bütçemizi zorlamadan verebildi. Şimdi de ev kiralama veya iyi bir özel yurt bulma telaşımız başladı. Ünikent adında güzel bir yurt bulduk, www.unikentevleri.com,  şimdilik benim gönlüm bu yurttan yana. En azından öncelikle böyle bir yurda yerleşmemin daha doğru olacağını düşünüyorum, yalnız başıma koca bir evde olma düşüncesi pek sıcak gelmiyor. Hele bir de bu ev Bursa gibi soğuk bir şehirde olunca ))

Bursa nedir, ne değildir noktasına gelirsek; Bursa'nın yeşil ve güzel bir şehir olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. En azından şu iki üç gün içerisinde bende böyle bir intiba bıraktı Bursa. Bu noktada İskenderin o güzel tadı subjektif yorumlara sebebiyet vermiş olabilir tabii ))

Bu arada yarın Adana'ya yol alıyoruz. Daha önce de bahsettiğim Bürücek yaylasında kısa da olsa bir tatil yapmaya karar verdik. Dağın başından olacak olsa da oradaki izlenimlerimi de bildirmeye çalışacağım, şimdilik bu kadar.

Not: Blog dünyasındaki ikinci ayımı da hiç farkında olmadan doldurmuşum. Yazdığım o ilk satırları sanki dün kaleme almış gibiyim. Blog dünyasının bu kadar hızlı olduğunu bilmiyordum...

Sonunda Beklenen An Geldi...

bursa1 Sonunda beklenen an geldi, yarın hayatımın dört yılının geçeceği topraklara doğru ilk adımımı atıyorum.Bursa bekle beni geliyorum...

İçimde bilindik duygulardan başka birşey yok, aşağı yukarı yurdum insanını ve yurdum üniversitelerini biliyorum. Bu sebepten beklentilerimi çok yüksek tutmadım, karşıma ne çıkarsa kabulüm. Uludağsözlük ve Ekşi Sözlük'ten gerekli arama tarama çalışamalarını yaptım zaten, uyum problemi yaşamayacağımı düşünüyorum. Tek sorun Bursa'nın benim için koca bir meçhul olması. Artık Ankara'ya her türlü olumsuzluğuna rağmen alıştığım gibi Bursa'ya da alışamaya çalışacağım.

Anlayacağınız üzere artık sizlere Ankara'dan değil, Bursa'dan bildireceğim. Bursa'da sizlere anlatacak çok şey bulmayı umuyorum, en azından kestane şekeri nedir, Uludağ'da kayak yaparken nasıl bacak kırılır, Bursa'da nerede iskender yenir gibisinden başlıkları kafamda şimdiden kurdum...

Yarın günümün büyük bir bölümü yolda geçecek, ardından da Bursa'da arama ve tarama faaliyetlerim başlayacak. Haftasonuna kadar da bana rahat yok, bu süreçte yazmaya da fırsat bulamayabilirim. Bu noktada anlayışlı davranacağınıza ve bloguma göz kulak olacağınıza inanıyorum. Bir dahaki seferde Bursa'dan bildirmek umuduyla, şimdilik hoşçakalın...

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.