Ultra "Azgın Teke" Hüseyin Üzmez!
Yaşı ellileri aşmış bir erkeğin, kendisinden yirmi hadi olmadı otuz yaş genç insanlarla ilişki kurması kültürümüze açıkçası pek de yabancı değil. Selahattin Duman, bu tipteki erkeklere "azgın teke" yakıştırması yapmış ve bu yakıştırma oldukça tutmuştu. Benim şahsi olarak azgın tekelerle bir sorunum yok, sonuçta hukuksal olarak yaptıkları işlem bir suç unsuru içermiyor ve ilişki her iki "reşit" insanın rızasıyla oluyor. Etik olarak kabul etmeyebilirim ama bunu da "Ya şunların yaptıklarına bakın.." diyerek bu satırlara taşımaya gerek duymam.
Hüseyin Üzmez'in de kendisinden elli yaş küçük, genç bir kızla evlenmesi bu noktada olağan karşılanabilir. Sonuçta "azgın teke"lik toplumumuzca, maalesef, kabul görmüş bir kavram. Yalnız işin ölçüsünü kaçıran ve daha reşit bile olmayan bir kızla ilişki yaşan aynı ismi de tenkit etmeden edemiyorum. Hüseyin Üzmez'in "azgın teke"liğine belki tölerans gösterebilirim ama "ultra azgın teke"lik biraz fazla.. Böyle birşey ne insanlığa ne hukuka ne de kendisinin o çok çok sevdiği şeriata sığar! Kedisine de yazık etti, bağlı olduğu camiaya da..
Hüseyin Üzmez'le birlikte Emine Şenlikoğlu gibi isimler laik cumhuriyet sistemini "fahişe üretmek"le suçluyorlardı, bakalım şimdi kendi yedikleri haltı da laik cumhuriyete mi bağlayacaklar? Bağlamazlar demeyin, daha bugün Vakit yazarı Hasan Karakaya işi Ergenekon'a bağladı bile :) Artık kurtarılması gerken bir kurum daha var, İslam'ı da kirli ellerden kurtarmalı!









