| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

2 "yönetim" etiketi kullanan gönderi "yönetim" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Büyüklere Masallar: Küçük Prens

Küçük Prens Ne yazık ki küçük bir çocukken dünya edebiyatından uzaktım, Ömer Seyfettin yeterli görülmekteydi ailem ve öğretmenlerim tarafından. Sadece Ömer Seyfettin ve malumunuz diğer yerli yazarların çocuk öyküleriyle yetiştim. Ömer Seyfettin'in de hakkını yemiş olmayayim, onlardan da çok şey öğrendim. Ama bugün diyorum ki keşke küçük bir çocukken okuyabilseymişim Antoine De Saint-Exupery kaleminden çıkma şu ünlü Küçük Prens'i.

Dün Ankara'da sahaf sahaf dolaşırken çok eski bir Küçük Prens buldum, merak edip komik bir ücret karşılığı satın aldım. Ne de olsa dost sohbetlerinde bir iki kez konuşulmuştu ve ben de konuya hakim olamayınca susmak durumunda kalmıştım. Okursam bu eksikliğimi gidereceğimi düşündüm.

Kitabı aldım, bir cafeye oturdum ve çay kahve eşliğinde okudum o güzel sayfaları.. Kitabın son sayfasını da okuyunca, dedim ki: İnsan Küçük Prens'i çocukken okumuş olsun ya da olmasın bir de erginken okumalı! Bu kitap, çocuklardan ziyade büyüklere sesleniyor kanımca. Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla misali..

Örneğin Küçük Prens'in kralla sohbet ettiği bölümü günümüz "kralları" dikkatle ve tekrar tekrar okumalılar: "Herkesten verebileceğini istemek gerekir, diye sürdürmüş kral. Erk herşeyden önce akla dayanır. Ulusuna kendisini denize atmasını buyurursan, kalkar devrim yapar. Sözümün tutulmasını istemeye hakkım var, tüm emirlerim akla yatkındır çünkü. (...) Bir generale deniz kuşuna dönüşmesini emredersem, o da bu emri yerine getirmezse.. Bu onun suçu olmaz tabi ki! Bu benim hatam olur."

Başta da dediğim gibi, büyüklere masallar.. Umarım büyükler bu masalları okumuş ya da okuyacaklardır, aksi halde kralın da dediği gibi zararlı olan kendileri olur. Okumak isterlerse, buaya tıklamaları yeterli olacaktır.

Demokrasi Hata Vermekten Başka Bir İşlev Göremiyor!!!

tbmm Daha ilkokul sıralarında mini mini birken sosyal bilgiler ders kitabımızda tanıştık "demokrasi"yle. Tanımını ezberledik, daha sonra sınav kağıdına doldurduk demokrasi hakkında bildiklerimizi. Ardından ortaokul ve lise hayatımız geldi ve biz hala dolduruyorduk sınav kağıtlarını "Demokrasi nedir?" sorusuna karşılık...

Bugün hala öğrenmeye çalışıyoruz "Demokrasi" kavramının anlamını; ezberliyoruz, ezberletiliyoruz belki de... Nedir bu demokrasi edebiyatı yapacak durumda görmüyorum kendimi, demokrasi bu kadar hata verirken "Demokrasi Nedir?"den daha önce sorulması gereken sorular olduğuna inanıyorum. Çünkü; demokrasi habire hata veriyor...

Neden hata veriyor noktasına gelirsek, ki ben bu noktaya gelmeye çalışıyorum iki paragraftan bu yana, bunun açıklaması çok basit: Topluca cahiliz! Bu kadar çarpık eğitim sistemi olan bir sistemde demokrasinin hata vermemesi ne mümkün? Kızmayın şimdi bana, sadece düşünün: 80 yıllık cumhuriyetin sonucu elimizdeki eğitim istatistlikleri Türkiye'nin eğitilmişlik ortalamasının ilkokul dördüncü sınıf olduğunu belirtiyor! Yani bu ülkede yapılan politikalar, sunulan politik hedefler ilkokul dördüncü sınıf seviyesine indirgenmek zorunda kalıyor! İlkokul dördüncü sınıf seviyesinde yapılan politikalar da doğal olarak hatalar veriyor, bizlere çok şey kaybettiriyor!

Bu noktada çözüm yolları pek kolay ve açık görünmüyor, ne yazık ki... Demokrasi olmasın da bu olsun demek o kadar kolay değil, en azından demokrasinin yerini doldurmak çok kolay değil. Peki yapılması gereken nedir? Yapılması gerken sistemli bir eğitim politikası hazırlamak ve Türkiye'yi ilkokul dördüncü sınıf ütopyalardından kurtarmak!!! Bunu yapmak zaruri, aksi halde bu devletin başında ilkokul dördüncü sınıf zekasında yöneticiler olacak veya öyle görünmek durumunda kalacak yöneticiler... Ya eğiteceğiz, ya da onların karanlığı bizleri de içine alacak... John F. Kennedy bu noktayı çok güzel ortya koyuyor: "Demokrasilerde bir seçmenin cehaleti bütün halkın güvenliği için tehlikelidir." Daha fazla söze lüzum yok sanıyorum...

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.