Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

15 tane "yalçın küçük" etiketli yazı bulundu (sayfa 2)"yalçın küçük" tagli diger ogeler resimler , videolar

Demokrasicilik Oynamak!

tbmm1 Demokrasiden beni soğutan ilk isim Montaigne, ardından da Adolf Hitler. Hitler, Kavgam adlı kitabında demokrasiyi çok güzel ve etkili tenkit ediyor. Alman demokrasisinden böylece soğumuşken bir de karşıma yurdum aydınları ve özellikle Yalçın Küçük çıkıyor. Ben bu aşamada karar veriyorum, demokrasinin en ideal yönetim şekli olmadığına. Şu an elimizde daha iyisinden yoksun olduğumuz için demokrasi diyoruz. Bu da demek değil ki, demokrasi eleştirisi yapmayacağız!

Daha bugün bir komediye daha şahit olduk. AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozbağ, hükümet ve sendikalar arasındaki uzlaşmadan ötürü, tasarının 35. maddesinin değiştirilmesi için önerge veriyor. Önergeyi muhalefet partileri CHP, MHP ve DSP de destekliyor. Sıra oylamaya geldiği vakit, salona giren AKP'lilerin hemen hepsi kendi önergelerinin oylandığından habersiz bir şekilde, sırf muhalefet partileri kabul oyu veriyor diye ret oyu veriyorlar. AKP'nin kendi önergesi AKP'lilerin oylarıyla reddediliyor böylece. Sendikalar haliyle şaşkın, AKP kendi önergesini reddediyor sonuçta. Ne günlere kaldık, değil mi? Halimize gülsek mi ağlasak mı?

Bundan yıllar öncesinde okumuştum Prof. Yalçın Küçük'ün İsyan adlı kitabını. Kitaptan paylaştığım şu satırlar yeteri kadar durumu özetliyor: "Şimdi yasalar hem tekellerin bürolarında hazırlanıyor ve hem de Brüksel'deki bürolardan gönderiliyor. Bunlara, artık "paket" diyoruz ve paket ithal edilmektedir. Artık bırakınız halkı, Meclis'lerde koltuklara oturulan ve bir büyük kendini bilmezlikle, kendilerini "milletvekili" sananlar ne çıkardıklarını bilmiyorlar. Bir günde 17 yasa çıkartmakla övünüyorlar, parça başına ücretlerini alan ameleler bile artık daha çok halkı temsil ediyorlar. Bitmiştir."

'AKP Kapanırsa Oyu Artar' Diyenler Ahmaktır!!

Yalcin_Kucuk1 İddia bana ait değil, hatta söz konusu "ahmak" ithamından nasiplenenlerden bile sayılabilirim. Sağolsun, Prof. Dr. Yalçın Küçük kapatma davası hakkında bir görüş bildirmiş ve aksi görüşü savunanları ahmak yerine koymuş. Kapatma Davası ve İki İsim adlı yazımda geçen "Açılan davanın sonucu ne olursa olsun AKP bundan yararlanmasını bilecek. AKP olası ekonomik krizi çok rahat bir şekilde dava üzerine atabilir ve seçimlerde aradığı malzemeyi de bu dava ile bulmuş olur." sözleri beni ne kadar ahmak kılar, orasını Sayın Küçük bilir..

Girizgah saglam oldu ama gelişme bölümünde Yalçın Küçük'ü harcayamayacağım. Yiğidi öldürüp hakkını vermek lazım, kendisi bilimsel veriler ortaya koymuş ve bu veriler ışığında AKP'nin ilerdeki olası bir seçimde oyunu arttıramayacağını iddia etmiş. Veriler ne derseniz; veriler yakın Türkiye tarihi. Küçük, daha önceki kapatma davalarının sonuçlarını ve bunun seçimler üzerindeki etkilerini koymuş: "Bizim tarihimizde böyle bir durum yoktur. Bunun bilimsellikle, gerçeklerle hiç bir alakası yoktur. 1960 yılıda Demokrat Parti kapatlımış, 1961'deki seçimlerde DP'nin devamı olan AP çok gerilerde kalmıştır. Bunun pek çok örnekleri vardır.."

Bu noktada bana bir özeleştiri yapmak düşüyor, insan yazıyorsa yazdığı şeyin tüm boyutlarını araştırıp yazmalı. Örneğin bir partinin kapatılması hakkında kalem oynatıyorsa insan, daha önce yaşanan emsal vakaları da göz önüne almalı. Ben bunu yapmadım, iddilarım doğru çıkacak olsa bile siz okurlara bir özür borcum var. Özür dilerim..

Türkiye'yi Bölmek..

önasya Artık bir ABD klasiği oldu, öyle ki gazete editörleri benzeri haberleri çok daha önceden gördükleri için haberin puntolarını gün geçtikçe küçülttüler. Bugün ise kıyıda köşede yer bulabiliyor ancak ABD'nin önde gelen dergilerinden Atlantic'in yeni ve özellikle bölünmüş Türkiye haritası. Sanırım onların istedikleri de bu: Diyarbakır'ın artık bizim olmadığı savını kendimize inandırmamızı istiyorlar. Ama hayır, bu o kadar kolay değil! Unutmuyoruz Diyarbakır'ı, unutmuyoruz kardeşlerimizi!

Yalçın Küçük bundan yıllar öncesinde yazmıştı "Musul'u almazsan Diyarbakır'ı verirsin!" diye. Anlamamıştım o gün, ne demek istendiğini. Bugün anlıyorum ve görüyorum: Bu topraklarda iki yol mevcut, ya büyürsün ya da küçülür.. Biz bu iki yoldan birisini seçmek zorundayız artık, ben büyüme taraftarıyım..

Türkiye Cumhuriyeti, Osmanlı'nın bir devamı; bunu inkar etmek olası değil. Dün Osmanlı'ydık ve bugün de Osmanlı'nın hakimiyet kurduğu topraklarda söz söyleme hakkımız en az ABD kadar olmalı. Mustafa Kemal Atatürk "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" politikalarıyla belki günü kurtarmak telaşındaydı ve o günümüzü kurtardı. Bugün ise Enver Paşa'nın politikalarıyla, maksimalist politikalarla, günümüzü kurtarmalı ve en önemlisi güzel bir gelecek inşa etmeliyiz. Zor elbette, çok zor ama zaman var ve insan mükemmel bir varlık!

Kalemler ve Kılıçlar Yayından Kaldırıldı

Yalcin_Kucuk1 Pazar günleri bir vazgeçilmezim vardı: Prof. Dr. Yalçın Küçük'ün daimi olarak konuk olduğu Kalemler ve Kılıçlar! Bugün öğrendim ki SKY Türk kanalının yöneticileri sırf ekononomik sebeplerden ötürü (?) programı yayından kaldırmışlar. Nedense bana pek inandırıcı gelmedi, çünkü SKY Türk belki de tarihinin en dikkat çeken programını yapmıştı ve bunun meyvesini de bolca yedi. Kanal yöneticilerinin maddi sorunlar bahanesi o kadar havada kalıyor ki, insanın gülesi geliyor..

Yalçın Küçük cephesinde ise bir tepki, henüz, yok. Prof. Yalçın Küçük eskiden çalştığım mecralar hakkında yorum yapmam diyerek konuyu kestirip atmış. Bu noktada olan Kalemler ve Kılıçlar programının müdavimlerine oldu. Üzüldüm Türk televizyonları adına..

Program tekrar yayına ne zaman girer, ya da girer mi bilmiyorum. Bu süreçte sabretmek noktasında yardımcı olacağına inandığım programın forumunu önererebilirim: www.kalemlervekiliclar.com Saygı ve sevgi ile..

Hülya Avşar Güzelse Ben de Sharon Stone'um - Yalçın Küçük

yalcin_kucuk Profesör Yalçın Küçük; Türkiye'nin ezber bozan bilim insanlarından birisi. Hatta en önemlilerinden bir tanesi. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ndeki öğrencilik hayatı boyunca, Fikir Kulüpleri Federasyonu, ardından Sosyalist Fikir Kulüpleri Federasyonu, Dev-Genç  ve Türkiye Halk Kurtuluş Partisi olan Fikir Kulübü Başkanlığı'nı yaptı. Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni 1960 yılında birincilikle bitirdi. Yalçın Küçük, 27 Mayıs ihtilalinde, büyük öğrenci eylemlerinin başında yer aldı.  60 iltilalinden sonra Devlet Planlama Teşkilatı'na girdi. Burada bir süre çalıştıktan sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne giderek Yale'de lisans eğitimi aldı. Lisans eğitimi sonrası yurda döndü ve 1966 yılında Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde çalışmaya başladı. Yürüyüş, Sosyalist İktidar, Toplumsal Kurtuluş, Hepileri, Yeni İnsan, Ekin Belleten ve Dünya Solu dergilerini çıkarttı.

Türk aydının kaderi olan koğuşlarla tanışması da pek geç olmadı. Üniversitedeki Sovyetoloji çalışmaları sebebiye sekiz yıl mahkumiyet aldı. Mahkumiyeti sona erince çalışmaalrına devam etti. Pek çok siyasal ve bilimsel çalışmada bulundu. "Demirel'in Cumhurbaşkanı, Çillerin Başbakan ve vergi rekortmeninin Manukyan olduğu bir ülkede yaşamak ağırıma gidiyor." diyerek 1993'te Paris'e gönüllü sürgüne gitti. Daha sonra hakkında kesinleşmiş hapis cezalarına rağmen 29 Ekim 1998'de Türkiye'ye dönmüştür. Yıllar sonra İzmir'de yaptığı bir konuşmasında, "Kaintın en güzel varlığını, insan bedenini satanın en çok parayı kazandığı ülkede, keleşi alıp dağa çıkmalıydım." demiştir.

Renkli kişiliği ve dikkatleri çeken üslubuyla son günlerimizde de gündemde Yalçın Küçük. Çalışkanlığı ve derin bilgi birikimi karşıtlarını dahi ona saygı duymaya zorluyor. Araştırıyor, okuyor ve bol bol da yazıyor. Kitapları arasında Aydın Üzerinde Tezler (5 Cilt), İsyan (2 Cilt), Tekelistan, Gizli Tarih, Tekeliyet, İsimlerin İbranileştirilmesi, Bilim ve Edebiyat, Küçülme Savaş, Türkiye Üzerine Tezler (5 Cilt), Putları Yıkıyorum, Planlama, Kalkınma, Türkiye, Seçme Teknik Çalışmaları sadece benim ulaşabildiklerim.

Yalçın Küçük katı bir profesör imajı çizmiyor, hayata dair gündemde olan her konuya bilimsel olarak yaklaşıyor ve çok güzel yorumlarda bulunuyor. Yazıya koyduğum başlık bunlardan sadece birisi. Örneğin Eurovision'da Türkiye'yi temsil eden Kenan Doğulu'nun "Türkçe şarkı ısrarı geri kafalılıktır" sözlerine Kalemler ve Kılıçlar programında "Kenan Doğulu sen ismini İngilizce söyle! 'Kenan Oryantal (Oriental) yap! Kenan Easterner yap!'" diyerek tepkisini ortaya koymuştur. Zülfü Livaneli hakkında "İyi bestecidir ama şarkı söylemeyi bilmez!" demiştir. Anlayacağınız bir deryadır Yalçın Küçük, içine girip derinlere dalınmalıdır. Edinilecek bilgiler, kırılacak tabular saklıdır onun satırlarında... Ama yine de siz siz olun kendinizi bu deryaya fazla kaptırmayın! Hocamın güzel bir sözü vardı; bol bol Yalçın Küçük okumak ama kendini de kaptırmamak lazım, diye.

Yalçın Küçük'e ulaşmak artık çok daha kolay. Her Pazar 11:10 ve 20:10'da SKY Türk ekranlarında Gürkan Hacır'la birlikte "Kalemler ve Kılıçlar" programını hazırlıyor kendisi.  Bir bakın derim...

Yazımıza son vermeden "Hülya Avşar Güzelse Ben de Sharon Stone'um" mevzusuna gelelim; sizce de sokaktaki kızların en azından üçte ikisi Hülya Avşar'dan güzel değil mi? Hülya Avşar'da güzellik yok, ses yok, birikim yok; peki hayatımızda niye bu kadar var?

Not: Yazıda http://www.kalemlervekiliclar.com/, http://www.biyografi.net/ adreslerinden yararlanılmıştır. 

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.