Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)

Okan Yüksel Yaziyor...

Okan Yüksel'in gündeme dair edebiyat, müzik, sinema, tiyatro ve politika yazıları...

2 tane "zeki demirkubuz" etiketli yazı bulundu "zeki demirkubuz" tagli diger ogeler resimler , videolar

Zeki Demirkubuz, Masumiyet ve Bir O Kadar Şey...

masumiyet Dün Zeki Demirkubuz ve Bekleme Odası filmi hakkında yazmıştım. Doğancan da "Masumiyet"i izlememi önerdi. Bugün DVD'sini aldım ve izledim. Film en azından Bekleme Odası'ndan çok daha iyi. Haluk Bilginer ve Güven Kıraç çok güzel bir ikili olmuşlar filmde. Hayata dair, varoşa dair bir film. İkinci üçüncü sınıf pavyonları, bu pavyonlardaki insanı anlatıyor. Bu yönüyle haberim/iz olmayan hayatlara ayna tutuyor. İzlenesi güzel bir film, hasta olmamın da verdiği sıkıntıyla arada bir bunaltılar gelse de film verdiğim paraya değdi.

Fakat, Zeki Demirkubuz noktasındaki görüşümde büyük bir değişim olmadı. Hoşuma giden şey filmin, Kader filmiyle kurduğu alakaydı. Bu eserler arası alakayı Dan Brown'ın Da Vinci Şifresi ile Melekler ve Şeytanlar arasında gördüm ilk kez. Güzel bir yöntem. Yönetmen olsaydım bol bol kullanırdım herhalde.

Velasıl Zeki Demirkubuz çok da fena bir yönetmen değil, özellikle çalıştığı insanlar çok kaliteli. Bu noktada geçmişini ve bugünkü "Bekleme Odası"nı göz önüne alınca hayranlarının neden şok olduğunu da kavrayabildim. Şok olmakta haklılar; çünkü "Masumiyet" iyi, "Bekleme Odası" ise vasat bir film. Bir Sinema Televizyon öğrencisinin dönem ödevi havası vardı filmde, üzgünüm..

Bekleme Odası ve Zeki Demirkubuz

zeki_demirkubuz Yeni bir yönetmenle tanıştım, adı Zeki Demirkubuz.. Tanışmama Bekleme Odası adlı filmi vesile oldu, kendisi açısından pek de iyi bir referans olmadı ama Bekleme Odası. Her nedense filmde bir tatsızlık, bir hayli yapmacıklık buldum. Sahnelerin uzaması, uzunca sıkıntılara vesile oldu..

Bu satırlarda ilk kez ne zaman "Bu filmi izlemeseniz de olur.." diyeceğimi merak ediyordum, bugün o gün işte. Zeki Demirkubuz'un "Bekleme Odası"nı izlemesiniz de olur. Düşünsel olarak hiçbirşey alamadım filmden. Hoşuma giden şeyler bir elin parmaklarını geçmez. Bunlar da öncelikle Nietzsche vurgusu ve araya sonradan sokulmuşcasına sırıtan şu replikler: Birincisi; "Bana soruyorsan hiçkimseden hiçbirşey beklememek en iyisi." ve ikincisi; "Ayrıca adalet duygusu en çok hak arayanların elinde zavallılaşır."

Ayrıca Ey Türk Sinema Ahalisi; artık tipik "Entelektüel Türk" karakterini geliştirin. Kendimi bildim bileli, bu senaristler yüzünden harcandı Türk entelektüeli. Öğrenin artık, entelektüelin hayattan kopuk, hayata dair hiçbirşeyi takmayan amaçsız bir ezik olmadığını! Kavrayın artık aydının, entelektüelin sadece viski içmekten ibaret olmadığını!

Aksi yazı içerisinde belirtimediği takdirde tüm yazınsal içerik Okan Yüksel'e aittir. Bu sebepten, siteden yapılacak yazınsal alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır. Görsel malzemeler muhtelif yayınlarda da geçtiği için ve asıl kaynağa ulaşmanın zorluğu sebebiyle kaynaksız yayınlanmaktadır. Bu noktada kaynak bildirimi yapıldığı vakit, görsel içeriğin kaynağı belirtilecektir. Yorumların hukuki sorumluluğu, yorum sahibine aittir. Her türlü soru ve sorun için okan_yuksel@yahoo.com iletişim adresi kullanılabilir. "Okan Yüksel Yazıyor.." Anayasaya sadık, hukukun üstünlüğüne bağlıdır.